WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Hukuk Dairesinin 20/10/2011 gün ve 2011/11557-11889 sayılı kararı ile bozulmuştur....

Davacı 03/04/1978 tarih ve 3 nolu tapu kaydına dayanarak tazminat talep etmekte ise de, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/23-20 E.K. sayılı ilamından da anlaşıldığı üzere, davacının taşınmazdaki hissesini haricen satarak bedelini aldığı, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek, ..., ..., ... adına tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu hüküm tapu memurluğunca infaz edilmemiş olsa dahi, davacının mülkiyet hakkını sona erdirdiği, tapu maliki bulunmayan davacının 6292 sayılı Kanun gereği taşınmazın kendisine iadesi yahut TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemininde bulunamayacağından, aktif dava ehliyeti olmadığı için davasının reddi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değil ise de, hüküm netice itibariyle doğru görüldüğünden yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine 15/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi....

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/04/2018 tarih ve E:2014/1907, K:2018/2156 sayılı kararıyla; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; Kanun'un amacının; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğunun belirtilerek; bu Kanun'un, 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanacağının kurala bağlandığı; Aynı Kanun'un ''2/A veya 2/B belirtmelerinin...

nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), TURGUT VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, Devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının, orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnai şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış, KÖKTEPE-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak, gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının 1 No.'...

Hukuk Mahkemesinin 2016/207 E. - 2018/276 K. sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat, birleştirilen dava ise kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yörede 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılarak 03/05/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöye ki: 4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur....

Mülkiyet hakkı, Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), TURGUT VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, Devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının, orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnai şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış, KÖKTEPE-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak, gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının 1 No.'...

Kaza tespit tutanağından ve ----- sayılı dosyasından dava dışı davacının sigortalısının yolcu olduğu, davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kazada kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı----- Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Belgeli tedavi giderlerinden; ----, sorumludur. -----, sürücünün, işletenin bu giderden sorumluluğu yoktur. Bu kapsamda, davacı sigorta şirketinin sigortalısı------- ödediği tedavi giderlerini davalı sigorta şirketinden isteyemeyeceğinden, bu yöndeki davanın reddine karar verilmiştir. Davalı -------Yönünden; Davacı sigorta şirketinin sigortalısı --------- ödediği tedavi giderlerinin davalı kurumda rücuen tazmini istemine ilişkindir. 25.02.2011 tarihinde 6111 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiştir....

Mahkemece;hukuki ve fiili imkansızlık nedeni ile tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile, 73.928,55 TL’nin, 1000,00 TL’sine dava tarihi olan 29/08/2014 tarihinden kalan 72928,55 TL'sine ıslah tarihi olan 05/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava öncelikle 6292 sayılı Kanundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... köyü 115 parsel sayılı taşınmazın 1955 yılında yapılan kadastro sonucu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak... adına tarla vasfı ile tescil edildiği, bu parselin ifrazı sonucu dava konusu 736 parsel sayılı taşınmazın 230 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile 20.3.1973 yılından ... ve arkadaşları adına paylı olarak tescil edildiği, 07/10/1994 tarihinde “6831 sayılı...

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre kesinleşen orman kadastrosu, 1990 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması ile 1957 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal satış yöntemine göre ve dava tarihi itibarıyla hesaplanan değerler dikkate alınmak suretiyle karar verilmiştir. Oysa, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi gereğince tapu kaydının iptalinden kaynaklı tazminat davalarında, zararın, mülkiyetin kaybedildiği tarih olan, tapu iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği günde doğmuş olduğu, bu nedenle değer tespitinin bu tarih itibarıyla yapılacağı kabul edilmektedir....

UYAP Entegrasyonu