WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.” 3....

Mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan Yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle biçilen değerin rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2....

Dava konusu 1032 parsel sayılı taşınmaz, kullanım kadastrosu sırasında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı ...'ın fiilî kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra şerh sahibine dava tarihinden önce, 12.07.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında satılmıştır. Davacı vekili, taşınmazın davacı tarafından 35 yıldır kullandığını, ecrimisil bedellerini yatırdığını ve taşınmazı satın alma hakkının müvekkiline ait olduğunu iddia ederek ...'ın kullanıcı olarak görülen şerh sonucu yapılan tapu devri ile oluşan kaydın iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı ... adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin dava açma hakkı sadece Hazineye aittir. Davacı gerçek kişinin dava açma yetkisi ve aktif dava ehliyeti yoktur....

Mahallesi çalışma alanında bulunan 312 ve 313 sayılı parsellerden, 312 sayılı parsel 20.900 m² yüzölçümüyle Aralık 1309 D. Tarih, 19 sıra numaralı tapu ve 240 numaralı vergi kaydına dayalı olarak kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla ... adına kaydedilmiştir. 313 sayılı parsel ise 104.550 m² yüzölçümüyle Aralık 1309 D. Tarih, 20 sıra numaralı tapuya dayalı olarak kişiler adına tespit ve tescil edilmiş olup, halen ... ve ... adlarına tapuda kayıtlıdır. Orman İdaresinin, bu taşınmazların yörede 2002 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası ile ... tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11/1 inci maddesi gereğince 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açmış olduğu orman kadastrosuna itiraz davaları birleştirilmiştir. ... mirasçıları ise 313 sayılı parselde paylarının olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümlerinin ise davalılar adına paylı olarak tesciline karar verilmiş ise de, Hazine tarafından açılan dava orman sınırları içinde iken 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu savıyla dava açıldığı, H.M.K. 26. maddesi uyarınca talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, orman olduğu iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı, davanın belirlenen niteliği gereğince 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren ve 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldıran ve 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapan 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının...

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılıp kesinleşen ... kadastrosu ile 1985 yılında 2896 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu yerin hükmen ... olduğu belirlendiğine göre davanın reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi dikkate alınarak red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması doğru değil ise de belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün dördüncü bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı ... Yönetimi, Hazine ve ... Başkanlığı kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden ...'...

O halde, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.04.1996 gün ve 1986/73-116 sayılı kararı, bu dosya arasındaki bilirkişi raporları nazara alındığında, davacı ... adına tapuya kayıtlı iken, mahkeme kararı ile ifraz edilerek, .... adına tescil edilen 118 ada 34 parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığının ve 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2'nci maddesi gereğince, .... adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet Ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile ....ye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla kabul edilen 6292 sayılı Kanunun 7/1-a ve 7/4 maddeleri kapsamında kaldığının tespiti yönünde hüküm kurulması için davacı ...'...

Genel Müdürlüğünde olmak üzere ... lehine, üzerine ağaç dikmemek ve bina ve sair sabit yapı yapmamak kaydı ile irtifak hakkı bulunduğunun ilgili sütuna şerh edilmesine, 105 ada 28 parselin beyanlar hanesine, “3303 sayılı Kanunun 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz” şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ve ... ile katılan ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre kesinleşen orman kadastrosu, 18/06/1997 tarihinde ilân edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ile 1960 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. 1) Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden: incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bakımından ise: Hazine vekilinin aşağıda belirtilen husus kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu