WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbirin kaldırılmasına talep eden tarafından, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada araç üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi, istenmiştir. İlk derece mahkemesince, 14/12/2018 tarihli tensip zaptında verilen ara karar ile isteme konu ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu karar tensip zaptı ile birlikte davalı şirket vekiline dava dilekçesiyle birlikte tebliğ edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 394/2. Maddesine göre, ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Maddenin 4. fıkrasına göre ise, itiraz dilekçeyle yapılır....

b)Öte yandan asli müdahale talebinin konusu, TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca, haklı sebeplerle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Ayrıca asli müdahale dilekçesinin sunulduğu asıl davadaki feri talebin konusu yine limited şirketin haklı sebeplerle fesih ve tasfiye istemine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere HMK m.65 hükmü uyarınca, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Asıl davada asli müdahale talebinde bulunan ... vekili, asıl davada feri talep olarak feshi istenen şirketin, yine haklı nedenle fesih ve tasfiyesini talep etmiştir....

b)Öte yandan asli müdahale talebinin konusu, TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca, haklı sebeplerle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Ayrıca asli müdahale dilekçesinin sunulduğu asıl davadaki feri talebin konusu yine limited şirketin haklı sebeplerle fesih ve tasfiye istemine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere HMK m.65 hükmü uyarınca, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Asıl davada asli müdahale talebinde bulunan ... vekili, asıl davada feri talep olarak feshi istenen şirketin, yine haklı nedenle fesih ve tasfiyesini talep etmiştir....

Bu durumda davacının ortaklıktan çıkarılmasının daha uygun olacağı belirlenmekle; davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davanın alternatif çözüm yöntemi olarak davacının ortaklıktan çıkarılması suretiyle kabulü ile karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere ve davacının hissesine göre hesaplanan 394.688,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir....

Davacı, davalı gibi sadece şirketin ortağıdır. Geminin ticari biçimde işletilmesinden elde edilen gelirler doğrudan ortaklara verilmez. Gelir şirkete aittir, şirket de belli usuller çerçevesinde kâr payı dağıtır. Üstelik ortaklar birbirlerinden değil, şirketten kâr payı alırlar. Daha açık bir ifade ile davacının muhatabı şirketin diğer ortağı olan davalı değil, şirketin kendisidir. Davacının gemideki payını diğer ortaktan icra takibi aracılığıyla istemesi de mümkün değildir. Henüz ortaklığın giderilmesi, şirketin fesih ve tasfiyesi, oratklıktan çıkma gibi kararlar sebebiyle muaccel bir alacak da yoktur. Davacının taraf sıfatı bulunmadığı gibi, muaccel bir alacağın da mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı yönünden de benzer bir açıklamaya ihtiyaç vardır. Kaldırılan ihtiyati haciz kararında davalı da hasım gösterilmiş olmakla davanın tarafı olmaya ehil ise de, haciz kararı sadece borçlulardan ..... Marine Inc. aleyhine uygulanmıştır....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava TTK 636/3 gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, TTK 638/2 m. “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. “ şeklinde, aynı Yasanın 636/3 m “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir” şeklinde düzenlenmiştir....

Davalı vekili beyanlarında ; ön inceleme öncesinde ara karar çerçevesinde alınan raporu henüz tebliğ aldık, raporun haksız ve yanlı hazırlandığını düşünüyoruz, buna dair yazılı açıklamalarımızı sunacağız, davacının temel isteği kendisine verilmesi kararlaştırılan bir taşınmazın devrine ilişkindir, bu isteği karşılanmadığı için eldeki davayı açmıştır, şirketin süren kamu ihale taahhütleri olduğu gibi yeni taahhütlere ve ihalelere girme ihtimali yüksektir, kayyım atanması talepleri haksızdır, ihtiyati tedbir kararına da itiraz etmedik, çünkü şirketin herhangi bir malvarlığını kaçırma ve satma düşüncesi yoktur, şirketin kamu kurumlarına yahut özel kurumlara borcu da yoktur, dedi. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe ; Dava davalı şirketin fesih ve tasfiyesi o olmadığı takdirde davacının şirket ortaklarından ayrılma akçesi karşılığı çıkması istemlidir....

Karar, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve payların gerçek değerinin ödenmesine karar vermenin yerinde olacağı gerekçesi ile şirketin feshine yönelik talebin reddine, davacıların paylarına karşılık gelen değerin şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, davacı ...’in şirkete ait olan daireyi kendi adına devraldığını ve bu nedenle davacının devraldığı daire bedelinin çıkma payından mahsubu gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bu istem, dairenin satış sözleşmesi davalı şirket ile dava dışı ... Grup arasında yapılmış olmakla birlikte ... tarafından ortağa yapılan satışın defterlere yansıtılmamış olduğu, dairenin şirket kayıtlarında da yer almadığı gerekçesi ile reddedilmiştir....

nin haklı nedenlerle feshine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) gösterilen şekillerde tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının şirketin münferiden temsile yetkili ortaklarından ve mesul müdürlerinden biri olduğunu, davanın kendisine yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davanın muhatabının davalı şirket olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin fesih ve tasfiyesi için tüm borç ve alacaklarının tasfiye edilmesi gerektiğini, oysa davalı şirketin alacak ve borçlarının bulunduğunu, devam eden davalarının olduğunu, bunlar sonuçlanmadan tasfiye yapılmasının mümkün olmadığını, davacının hakkını kötüye kullandığını, şirketle hiç ilgilenmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirket ortaklığından çıkarılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/1685 E., 2017/4592 K. sayılı kararı ile; “…1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK’nin 616/1-h maddesi gereğince şirketin bu davayı açabilmesi için Genel Kurul Kararının gerekmesine göre davacılar/ karşı davalılar vekilinin tüm, davalı/karşı davacı vekilinin davacı/karşı davalı ...’a (Doğru: ...) yönelik aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Karşı dava; limited şirket ortağının şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu