Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmünü içermektedir. TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir....
Ödevli kurumun Dairemize vermiş olduğu 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yılı Kurumlar vergisi beyannameleri, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yıllarına ait BA - BS fomları, toplam bazda tahakkuk bilgileri, sicil bilgileri ve borç bilgileri yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir. ----- Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden davalı----- Şirketi'nin prim borcunun olup olmadığı sorulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, haklı sebeple limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı şirketin üç ortağından ikisinin öldüğünü, davacının da görev süresinin dolduğunu, davalı şirketin gayri faal olduğunu, mirasçılar bir araya gelemediğinden genel kurulca şirketin fesih ve tasfiyesi gerçekleştirilemediğinden davalı şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı tarafça haklı sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talep olunmuş olup, keyfiyete ilişkin TTK'nun 636/3. madddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi getirilmiştir....
Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı gerçek kişilerin ise şirketin diğer ortakları ve müdürleri olduklarını, müvekkili ile davalı ortakların, diğer davalı şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda anlaşamadıklarını, davalı ortaklar ile müvekkili arasındaki anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiğini ve ciddi boyutlara ulaştığını, müvekkilinin çeşitli tarihlerde şirkete verdiği borcun tahsili için açtığı davanın da devam ettiğini, bu durumun şirketin feshi için haklı neden teşkil ettiğini, şirketin davalı ortaklar tarafından kötü idare edildiğini, şirketin gereğinden fazla borçlandırılarak borca batık hale getirildiğini ileri sürerek, haklı sebeplerle müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine veya şirketin feshine karar verilmesini talep ve...
Dava, davacının da hissedar olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ve ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirketten çıkmasına yönelik davasıdır. Yargılama devam ederken davacı vekili 06/07/2022 tarihli dilekçesi ile, tarafların anlaşma protokolü imzalayarak sulh olduklarını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle karara çıkartılmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise 06/07/2022 tarihli dilekçesi ile, anlaşma protokolü imzalanarak sulh olunduğunu, davacının feragati nedeniyle davanın karara çıkartılmasını talep ettiklerini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini, tüm tedbir kararlarının kararın kesinleşmesinin beklenmeden kaldırılmasını talep ettikleri görülmüştür. Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır....
Aynı maddede fesih şartlarının oluştuğunun belirlenmesi halinde şirketin devamlılığını sağlamak için davacı ortağın çıkma payı ödenerek şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir. Davacı ...'nın şirketteki hissesi %40 nispetindedir. Haklı sebeple fesih davası açma hakkına sahiptir. Şirket 10.000.TL sermaye ile kurulmuş, davacı bu sermaye payını ödemiştir. Ancak daha sonra şirket sermayesi 40.000.TL'ye yükseltilmiş, davacı artırım sırasında taahhüt ettiği sermayenin 2.000.TL'lik kısmını ödemiş, bakiye 14.000.TL'yi bu güne kadar ödememiştir. Şirketin feshi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını belirlemek açısından bilirkişi incelemesi yapılması uygun görülmüştür. 10/07/2015 havale tarihli heyet raporunda şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmiştir. Buna göre şirket halen ticari faaliyetini sürdüren, kârlılığı olan aktif bir şirkettir. Bu haliyle şirketin fesih ve tasfiyesi ekonomik anlamda yersiz ve gereksizdir....
HMK 114/1-d madde hükümlerinde tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacılar vekili tarafından açılan iş bu dava da ------ feshi, bu mümkün olmaması halinde davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş olup, ancak davalı olarak feshi istenilen şirket gösterilmemiş, davalı olarak şirket yetkilisi- göstermiştir. Davalı olarak ------ gösterilmek suretiyle feshi bu mümkün olmaması halinde ----- ortaklıktan çıkarılması talep edilmesi gerekirken, davacılar vekili tarafından ---- hasım gösterilmek suretiyle dava açılmış olduğu, davalı --------- şirketin fesih ve tasfiyesi isteminde pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/03/2023 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2023 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili ile dava dışı ...'ın 21/10/2013 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, ortakların %50 oranında eşit paya sahip olduğunu, şirketin kurulmasının ardından, bir Kuyumcu dükkânı açılıp, işletilmeye başlanıldığını, şirket kurulduktan kısa süre sonra ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladığını, 2014 yılında artan anlaşmazlıklar neticesinde, dava dışı ortak ...'ın kuyumcu dükkanındaki altın ve mücevherleri toplayarak dükkânı boşalttığını, ortaklar arasında gerek kesinleşmiş, gerekse devam eden birden fazla dava ve icra takibi dosyası olduğunu, müvekkil tarafından yapılan suç duyurusu ile dava dışı ortak ... hakkında kuyumcu dükkanında bulunan altın ve mücevherleri alarak dükkânı boşaltması üzerine ......
DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/03/2023 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2023 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili ile dava dışı ...'ın 21/10/2013 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, ortakların %50 oranında eşit paya sahip olduğunu, şirketin kurulmasının ardından, bir Kuyumcu dükkânı açılıp, işletilmeye başlanıldığını, şirket kurulduktan kısa süre sonra ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladığını, 2014 yılında artan anlaşmazlıklar neticesinde, dava dışı ortak ...'ın kuyumcu dükkanındaki altın ve mücevherleri toplayarak dükkânı boşalttığını, ortaklar arasında gerek kesinleşmiş, gerekse devam eden birden fazla dava ve icra takibi dosyası olduğunu, müvekkil tarafından yapılan suç duyurusu ile dava dışı ortak ... hakkında kuyumcu dükkanında bulunan altın ve mücevherleri alarak dükkânı boşaltması üzerine ......
DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 21/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/03/2023 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2023 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili ile dava dışı ...'ın 21/10/2013 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, ortakların %50 oranında eşit paya sahip olduğunu, şirketin kurulmasının ardından, bir Kuyumcu dükkânı açılıp, işletilmeye başlanıldığını, şirket kurulduktan kısa süre sonra ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladığını, 2014 yılında artan anlaşmazlıklar neticesinde, dava dışı ortak ...'ın kuyumcu dükkanındaki altın ve mücevherleri toplayarak dükkânı boşalttığını, ortaklar arasında gerek kesinleşmiş, gerekse devam eden birden fazla dava ve icra takibi dosyası olduğunu, müvekkil tarafından yapılan suç duyurusu ile dava dışı ortak ... hakkında kuyumcu dükkanında bulunan altın ve mücevherleri alarak dükkânı boşaltması üzerine ......


