WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Kararı,davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak; dava, davalı şirket müdürünün azli ve davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkin olup, mahkemece, davalı müdürün azline karar verildikten sonra, davalı şirkete kayyım olarak atanması gerekirken, şirket müdürü olarak atanmasına karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2017 gün ve 2013/252 - 2017/138 sayılı kararı onayan Daire'nin 18.12.2018 gün ve 2017/2553 - 2018/8029 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davacıya ait taşınmazın şirkete satılmasında ve sermaye artırımında usulsüzlükler yapıldığını, Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü tarafından şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket yöneticilerinin daha fazla zarara yol açmaması için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....

Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, TTK'da bulunan tek madde TTK'nın 617.maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan yollama uyarınca 412.maddedir. Burada, genel kurula çağrının yapılması için kayyım atanabileceği düzenlenmiştir. TTK.nın 636/2 maddesi, limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Aynı maddenin 4.fıkrasında fesih davası açıldığında mahkemenin gerekli önlemleri alacağı belirtilmiştir. Bunlar arasında kayyım atanması olduğu da kuşkusuzdur. Diğer taraftan TTK'nın 1.maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu, Türk Medenî Kanunu'nun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık, temsil kayyumu (TMK, m.426), yönetim kayyumu (TMK'nın m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üç türü düzenlenmiştir. TMK'nın 427/4.maddesinde, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı belirtilmiştir....

in birtakım hileli, haksız ve kötü niyetli eylemleri neticesinde, var olan dava süreçlerinde şirketin bekası ve ticari hayatına devam edebilmesi için her şeyden önce ve ivedilikle halen şirket hissedarı olan müvekkillerin haklarının korunması adına, şirket tarafından yapılan ve/veya yapılacak iş ve işlemler için denetim ve yönetim kayyımı atanması gerektiğini, davalı müdürün yönetmeye çalıştığı ".... Denizcilik Hiz. San. Tic. Ltd. Şti." adlı şirket 2012 yılında müvekkillerden .... ve ... ile daha önce çalışma arkadaşları oldukları ve mevcut müdür olarak görünen ...'...

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/01/2024 tarih 2023/834 Esas sayılı kararında; "....Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketin 29 Eylül 2023 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. Nolu gündem maddelerinin iptalini talep ve dava ettiği, bununla birlikte davalı şirkete tedbiren yönetici veya denetçi kayyım atanmasını istediği, somut olayda kayyım atanması talebin bakımından davacı yanın haklılık durumunun yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamında bulunan mevcut delil durumu ile yaklaşık ispat koşulları sağlanmadığından kayyım atanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır..."gerekçesi ile, Davacı yanın davalı şirkete kayyım atanması taleplerinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....

Kayyım hangi iş sebebiyle atanmış ise görevinin ve yetkisinin sınırları da bu işe göre belirlenecektir. Çünkü genel temsil yetkisine sahip değildir. Kayyımın atandığı işlerin dışındaki işleri yapması mümkün değildir. TMK’ya göre kayyım türleri temsil kayyımı (TMK md. 426), yönetim kayyımı (TMK md. 427) ve isteğe bağlı (iradi) kayyım olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulmuştur. Davacı yanca, ortağı olduğu şirket hakkında diğer ortak olan şirket müdürü tarafından icra takibine girişilmesi sonucu şirkete ait malların haczedilmesi kıymet takdirlerinin yapılması suretiyle satılması nedeniyle, şirket müdürü ile şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan şirketin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla temsil kayyımı atanması için şirket ilgili gösterilerek istemde bulunulmuştur. Dosyanın tetkikinde; Davalı ......

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu limitet şirket müdürünün haklı sebeple azlini ve şirkete tedbiren kayyım tayin edilmesini talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesince, azil için haklı sebep oluşmakla birlikte, şirket müdürünün azli davasında şirketin de davalı gösterilmesi gerektiği halde gösterilmemesi nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, karar davacının temyizi üzerine, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda, müdürün azli davasında şirketin hasım gösterilmesinin zorunlu olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir....

ihlal ettiğini müvekkilinin sınır dışı edilme sürecinde şirketin tamamıyla davacı- karşı davalının kontrolüne geçtiğini, müvekkilinin şirkete ilişkin hiçbir belge, kayıt ve şirket hesaplarına ulaşamadığını, davacı/karşı davalının yönetim ve temsil hakkının sınırlandırılmasını ve dava sonuçlanıncaya kadar şirkete kayyım atanması taleplerinin tüm bu sebeplere rağmen reddedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davacının temsil yetkisi kaldırılarak şirkete ihtiyati tedbir yoluyla kayyımı atanmasına karar verilmesini istemiştir....

Sayılı dosyasıyla ikame ettiklerini davanın derdest olduğunu, davacının Şirket müdürü olduğu dönemde tek bir fatura kesilmediği ve Şirketin borca batık olduğunu, 2022 Ağustos ayında ...'ın müdürlüğe seçilmesiyle Şirketin kâra geçtiğini, Şirketin zarara uğratıldığı ve kötü yönetildiği iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, müdürlükten azil ve kayyım atanması talebinin reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ... Şirketinin 28/12/2023 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali ile şirket müdürü davalı ...'ın şirket müdürlüğünden azli ile şirkete yönetim/temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davaya konu genel kurul kararının Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescili talebi reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davaya konu kararın uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusuz kalmıştır....

Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2010 gün ve 2008/608-2010/463 sayılı kararı bozan Daire’nin ....2012 gün ve 2010/15040-2012/19028 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğu, davacıya ait taşınmazın şirkete satılmasında ve sermaye artırımında usulsüzlükler yapıldığını, Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü tarafından şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket yöneticilerinin daha fazla zarara yol açmaması için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu