Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/03/2017 tarih ve 2013/252-2017/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davacıya ait taşınmazın şirkete satılmasında ve sermaye artırımında usulsüzlükler yapıldığını, Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü tarafından şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket yöneticilerinin daha fazla zarara yol açmaması için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili, şirketin tasfiyesine karar verildiğini, kayyım atanmasına gerek bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2023 tarihli ve 2022/78 Esas sayılı ara kararının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacılar/ihtiyati tedbir isteyenler vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu hastanenin gayri faal hale gelmiş olması halinde ivedilikle şirket yönetimine kayyım atanması talebinde bulunduğu, derdest olan davada 29.12.2022 tarihli ve 29.01.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olması sebebi ile icrasının durdurulmasına ilişkin açtıkları davada mahkememizce verilen 26.04.2023 tarihli ara karar ile yönetici kayyım atanması talebinin reddine karar verildiğini, ancak derdest davada bu taleplerini tekrar etmek durumunda kaldıklarını, şirket yönetim kurulu başkanı ... ile diğer yönetim kurulu üyelerinin şirketi idare...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/841 KARAR NO : 2022/1158 DAVA : Ticari Şirkete Kayyım Atanması DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 21/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.05.2021 tarihinden beri ... Ltd. Şti. adlı şirketin ortağı olarak bulunduğunu, davacının ortağı olarak yer aldığı sürenin başından itibaren şirket yönetiminde diğer müdür ... imza yetkilisi olarak, şirket yetkilisi ......
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca yöneticinin azli ile kayyım atanması ve tazminat istemine; istinaf, dava dışı şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 11.12.2023 tarihli ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 11.12.2023 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı ... Limited Şirketinin %25 paydaşı olup, azli istenen davalı da aynı miktarda paya sahiptir. Davalı 2017 Aralık ayından itibaren şirketi münferiden temsil ve ilzama etkili müdürüdür....
Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı kararıyla şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, davalı şirket hakkındaki davanın, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde kayyım atanması talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede ihtiyati tedbir istemi reddedildiği, davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmadığı, talep dışında kayyım tayini kararı verilmesinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuş, davalı ... vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. C....
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK NOKTALARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ: Asıl davada dava, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi veya şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirketin fesih ve tasfiyesine kadar şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Birleşen ---- dava dosyasında dava, davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Birleşen Kapatılan ---- dava dosyasında dava, davalı şirket müdürü olan diğer davalının ---görevinden azli ile yerine kayyım atanması istemine ilişkindir. Birleşen --- havale tarihli dilekçesi ile,--- tarihinde açmış bulundukları şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2024 (Ara Karar) NUMARASI: 2024/870 Esas TALEP: Kayyım Atanması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Şirkete yönetim kayyumu atanması talebinin reddine ilişkin 21/10/2024 tarihli ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA VE TALEP: Davacı vekili; davalı şirketin on altı ortağı olduğunu, beşi ... ailesine, ikisi ... ailesine mensup olup, üç tüzelkişi ortak ise yine ...-... ailesinin yönettiği şirket olduğunu, bu ailelerin fertlerinin şirkette temsil ettiği pay oranı %62,5' olduğunu, Genel kurul ve yönetimde sorumluluğu elinde bulunduran aile fertlerinin, yıllardır ...'...
DAVANIN KONUSU : Müdür Azil Davasında Tedbiren Kayyım Atanması İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ :... Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili, davalının müdürlük hak ve yetkisini kullanmasının şirketin ekonomik ve hukuki bakımdan mahvına sebep olacak sonuçlar doğurabileceğini, telafisi güç ve imkânsız zararlarla karşılaşılmaması bakımından işbu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren davalının müdürlük hak ve yetkisinin teminat aranmaksızın veya uygun görülecek teminat ile kaldırılmasına ve şirketin temsili ve yönetimi için kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur....
Davacı vekili dava dilekçesinde TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden azline, işbu davadaki talepleri karara bağlanana kadar davalının müdürlük görevinden tedbiren el çektirilmesine ve bu süreçte şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda kayyım atanması talebi, geçici olarak davanın devamı sırasında talep edilmiş olup hükümden sonra kayyım atanmasına ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin tedbiren kayyım atanmasına ilişkin talebi yanılgılı değerlendirilmek suretiyle kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için kayyım atanması doğru olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14....
ve şirket adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


