Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde davalı şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği, doğrudan zararını ispatlayamadığı, davacının talebi aşılarak kendisine ödenmesini talep ettiği zararın şirkete ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı şirketin feshi dışında başka uygun alternatif çözüm yolunun bulunmadığı göz önünde tutulduğunda asıl dava yönünden davalı şirketin feshine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl dava yönünden, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davasının kabulü halinde davalı şirketten maktu harç, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının kabul veya kısmen kabulü halinde ise kabul edilen miktar üzerinden davalı şirket müdüründen nispi harç alınması gerektiği, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi ayrımı yapmadan harcın davalılardan tahsiline karar verilmesi yerinde...
'in müdürlük görevinden azli isteminin reddine karar verildiğini ,kararın 28/06/2013 tarihinde kesinleştiğini, davacının beyanının aksine Mahkemenin bu kararların sahtecilik ile oluşturulduğuna dair tespiti olmadığını yokluk kararı verilmesinin nedeninin kesinlikle sahtecilik olmadığını, şirketin kurulduğu dönemde daha yeni reşit olan davacının şirkete maddi, manevi katkısı olmadığı gibi davacı tarafından diğer ortak şirket müdürü olan babasına şirkete temsili ve şirket idaresini sağlamak amacıyla çok geniş kapsamlı vekaletname verilmiş olduğundan davacının uzun yıllar şirket yönetimine dahil olma gereğini duymadığını, şirket müdürünün vekaletnameyi kullanarak şirket ile ilgili işlemleri diğer ortak adına yapma imkanı varken davacının imzasını sahte olarak attığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirketle fiili irtibatını kesmeden önceki dönemde de şirket müdürünün teşvik ve çabaları ile şirkete gelip gittiğini, bu dönemde sermaye borçlarını dahi ödemediğini şirketten...
Şti. müdürü olan davalının şirketteki temsil yetkisinin kaldırılmasını, müdürlükten azlini ve dava sonuna kadar imza yetkisinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/676 ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/298 Esas sayılı dosyalarında da davalının müdürlük görevinden azlinin talep edildiği, anılan dosyaların incelenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve görülmekte olmasının dava şartı olduğu, bu itibarla anılan dosyaların kesinleşip kesinleşmediği, davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş ise de, mevcut dosya kapsamına göre ... 4....
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket müdürü ...’in usulsüzlük yaparak davacının da ortağı olduğu şirkete ait parayı zimmetine ve ortağı olduğu diğer davalı şirket hesabına geçirdiği, bu durumun da şirketten çıkmaya izin için haklı sebep olduğu ileri sürülmüş olup,anılan sebeplerin, TTK’nın 543. maddesi delaletiyle limited şirketlerde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 161. ve 162. maddeleri uyarınca şirket müdürünün azli için haklı sebep teşkil edebilir ise de, davacının 4 ortaklı limited şirketten çıkması için haklı sebep oluşturmadığı, ayrıca davalı limited şirket hesabından usulsüz olarak başka hesaplara aktarılan parayı talep etme yetkisinin, söz konusu paranın maliki olan şirkete ait olup, davacı ortağın bu yönden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/324 Esas KARAR NO : 2022/544 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2018 Mahkememizin Birleşen ......
i TTK 640/3 maddesinde düzenlenmiş olan haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasının talebinde bulunduğu, ileri sürülen haklı sebeplerin Genel Kurul Toplantı Tutanağına ve dava dosyası içeriğine göre ortaklıktan çıkarılması istenen şirket ortağı ... tarafından, tedbir talepli olarak şirketin hayatının devam ettirmesinde sakınca doğuracak mahiyette haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması gerekçesi ile İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı davası ile şirket müdürünün görevden alınarak azli, kayyum atanması ve kar payı dağıtımı davası açıldığı ve davada delil tespit ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu ancak İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2019 tarih ... E-... Kararı ile şirket müdürünün görevden alınması, kayyım atanması ve kar payı dağıtımı talepli davanın oy birliğince reddine, istinaf incelemesi sonucunda da İzmir BAM ...Hukuk Dairesinin 29/03/2019 tarihli .... E.-... K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, şirket ortağı ...'...
, 2009/526 karar sayılı dosyasında ise davanın şirket müdürü ve aynı zamanda şirketin iki ortağından biri olduğunu, davalının yetkilerinin kötüye kullandığını, şirketin içini boşalttığını ileri sürerek davalı şirket müdürünün azlini ve şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesini, şimdilik ------ tazminatın davalı şahıslar ile davalı ----- alınarak zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek -------- faizi ile birlikte davalı-------- verilmesini, davalıların azli ile davalı şirketin yönetim ve temsil yetkilerinin yönetim kayyımına devredilmesini talep ve dava etmiştir....
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece, takdir edilecek vekalet ücretinin temyiz sınırının altında olduğu gerekçesiyle, davacı veklinin temyiz isteminin reddine karar verilmişse de, temyiz kesinlik sınırı davanın esasına göre belirlenmesi gerektiğinden ve eldeki davanın şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum tayini istemine ilişkin olması nedeniyle yazılı gerekçeyle, temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek, temyiz isteminin reddine ilişkin 30.09.2013 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verilip, işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 2- Konusu kalmadığı için davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar temyize ve bozmaya konu edilmediğinden kesinleşmiş olup, davacı vekilinin temyizi üzerine tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur....
de sahip olduğu yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını, gecikmesinde tehlike bulunduğu nazara alınarak ihtiyati tedbir istemimizin kabulü ile bu yetkinin davanın devamı süresince bir kayyıma verilmesini talep ve dava etmiştir. KABUL VE GEREKÇE : Dava, limited şirket ortaklığının/müdürünün şirketten azli istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 14/2.maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydı ile bir oratğına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacının ... Ltd....


