Sayılı dava dosyasında Şirketin Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrı için izin ve Şirket müdürünün azli talebi ile açtıkları davanın derdest olduğunu beyanla davanın reddini tale3p etmiştir. DELİLLER : - Ticaret sicil kaydı - Ankara 14.ATM'nin 2022/225E. Sayılı dava dosyası örneği DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı limited Şirketin yönetim organının işlevsiz kaldığından bahisle TMK 427/4.m. gereğince Şirkete tedbiren yönetim kayyımı istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir....
Hukuk Dairesi'nin 25/06/2018 tarihli, *** Karar sayılı ilamı). 6102 sayılı TTK'nun 630. maddesi uyarınca limited şirket müdürlerinin idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumet, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2024 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı). Somut uyuşmazlık incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere, limited şirket müdürünün azli istemli davada husumetin, salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yargılama sonunda davalı ...'nin davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti.'...
ın da 75.732 TL şirketten alacaklı göründüklerini, bu alacakların muhasebe hareketleri ile oluşturulup gerçeği yansıtmadığını, davalı ... tarafından müvekkiline haber verilmeden yapılan 20.08.2013 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak da davalı ...’ın seçilmesine karar verildiğini, şirket müdürünün basiretsizliği, ağır ihmalleri ve kastıyla şirketin zarara uğratılıp tasfiyeye sokulduğunu ileri sürerek 20.08.2013 tarihli genel kurul kararlarının butlanını, yokluğunu veya iptalini, davalı ...’ın şirket müdürlüğünden ve tasfiye memurluğundan azlini, şirkete yönetim kayyımı atanmasını, şirketin davalı gerçek kişilere borçlu olmadığının tespitini, şirketin uğradığı zarar ve ziyanının tespit edilerek davalı ...'dan ticari faiziyle birlikte tahsili ile davalı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir....
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Limited Şirket Müdürünün TTK.'nin 630/2 maddesine dayalı olarak azli davasıdır. Davacı, ortağı olduğu şirketin, şirket müdürü ve ortağı olan davalı tarafından iyi yönetilmediği, şirket hesaplarının düzenli kaydedilmediği, davacı ortağa inceleme fırsatı tanınmadığı, sahte faturalarla şirketin zarara uğratıldığı, olağan genel kurulun zamanında yapılmadığı iddiası ile şirket müdürünün azlini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiş, davalı ise davacının iddiasını reddederek, davacıya şirket kayıtlarının sunulduğunu, bilgi edinme hakkını kullandığını, genel kurulun davacının istediği gündemle toplandığını, davacının şirket aleyhine işlemler yaptığı savunması ile davanın reddini istenilmiştir. Tarafların dayandığı tüm deliller getirtilmiş, şirket kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır....
Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Hükmünü taşımaktadır. Somut olayda gerek bu davada gerekse İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı olan ...'ın davalı şirketin feshi ve tasfiyesi şirket müdürünün müdüklükten azli için dava açtığı, şirketin feshi ve tasfiyesi davalarında uygun çözüm olarak şirket ortaklığından çıkarılmaya da karar verilebileceği, tarafların iddia ve savunmalarının, delillerinin her iki davada da aynı olduğu, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dava arasında HMK.nın 166.maddesi uyarınca bağlantı bulunduğu anlaşılmakla eldeki davanın İzmir ......
Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Hükmünü taşımaktadır. Somut olayda gerek bu davada gerekse İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı olan ...'ın davalı şirketin feshi ve tasfiyesi şirket müdürünün müdüklükten azli için dava açtığı, şirketin feshi ve tasfiyesi davalarında uygun çözüm olarak şirket ortaklığından çıkarılmaya da karar verilebileceği, tarafların iddia ve savunmalarının, delillerinin her iki davada da aynı olduğu, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dava arasında HMK.nın 166.maddesi uyarınca bağlantı bulunduğu anlaşılmakla eldeki davanın İzmir ......
şirket için yatırılan para 72.211,00-TL iken şirket hesaplarından çekilen para ise 3.000-TL olup incelenen tüm ticari defter kayıt ve belgeleri, takip dosyaları, banka kayıtları hep birlikte dikkate alındığında davacının iddialarını destekler ve şirketin .kötü yönetildiğini veya zarara uğratıldığını gösterir herhangi bir belge ve kayıt olmadığı, davacı tarafça iddiaları kanıtlamaya yeterli somut delil ibraz edilmediği, davalı şirket müdürünün Ltd.Şirketi kötü yönettiğine dair açılan dava ispatlanamamış olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Taraflar arasındaki aile hukukundan kaynaklanan bu uyuşmazlıktaki kusur durumları bir kenara davalı yöneticinin şirket tüzel kişiliğine karşı zararlandırıcı iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığı, azli gerektirecek haklı sebepleri bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır, zira boşanma davasının tarafları eşler olup, eldeki davadaki yöneticiliğin azli istendiğine göre davalının şirket tüzel kişiliğine karşı iş ve eylemleri tartışılacaktır....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... eass sayılı dosyası ile devam ettiği, her iki davanın hukuki nedeni ve talep sonucunun aynı olduğu, müdür azli ile kayyım tayinine ilişkin olduğu, bu durumun eldeki davanın görülmesine engel olduğu, kaldı ki, davacının kayyım tayin ettirmeden şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin dava ile şirkete karşı dava açmasının önünde engel bir durum bulunmadığı, bunun için davacını şirkete kayyım olarak atanmasının şart olmadığı, bu nedenle işbu davada davacını hukuki yararının da bulunmadığı anlaşılmış ve davanın usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin derdest 2017/......
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalılardan doğrudan kendisi için tazminat talep ettiği, bu davada şirket müdürünün şirket adına eylemleri ile kendisine doğrudan zarar verildiğini davacının iddia ve ispat etmesi gerektiği, davacı iddialarında bu nitelikte bir iddianın bulunmadığı, dava dışı şirketin aciz durumuna düşmesine şirket müdürünün kusurunun neden olduğunun mevcut delil durumuna göre ortaya konulmadığı, davalılardan ...'in şirket borçlarından doğrudan sorumlu olması hallerinin özel kanunlarda ve sermaye borcu bulunması halinde sermaye borcu ile sınırlı olarak tanımlanmış olduğu, ortak davalıların ödenmemiş sermaye borçlarının da görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....


