Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, icra takibinden haberdar olunmadığı için takibin kesinleştiği, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından usulsüz tebligata ilişkin yapılan şikayet başvurusunun reddedildiği, takibe dayanak faturadaki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler sebebi ile de davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, ancak davalı tarafça icra takibi yapılarak icra dosya borcunun tahsil edildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız şekilde başlatılan ve haciz baskısı altında ödenen 34.168,05 TL'nin istirdatı ve kötü niyetli icra takibi sebebi ile ödenen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli iş bu istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır....
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin yöntemince araştırılıp incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; adı geçen borçlunun isteminin gecikmiş itiraz olarak değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacılar, aynı dava dilekçesi ile hem usulsüz icra emri tebliğine ilişkin memur muamelesinin şikayet yoluyla iptalini, hem de bu takip nedeniyle 18.11.2009 tarihinde haczedilen menkullerin kendilerine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. Mahkemece davacıların istihkak iddiasına ilişkin talepleriyle ilgili dava tefrik edilerek mahcuzların değeri üzerinden dava harcı tamamlatılıp yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyla hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Kabule göre de; İstihkak davalarına İİK 97/11.madde hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usülüne göre bakılır. Mahkeme, yasada belirtilen durumlar ayrık olmak üzere tarafları çağırıp dinlemeden hükmünü veremez....
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Bu durumda, aksine bir belge bulunmadığı sürece, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Söz konusu icra takip dosyasında usulsüz tebliğe ilişkin, icra mahkemesine başvuru tarihinden daha önceden muttali olunduğuna ilişkin bir belge bulunmadığına göre, şikayetçinin en geç şikayet tarihi olan 22.01.2016 tarihi itibariyle usulsüz tebligata muttali olduğunun kabulü ile tebligat usulsüzlüğü şikayetinin bu nedenle kabulüne ve bu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerekmektedir....
Şti.ne çıkartılan tebligatın usulsüzlüğüne karar verilerek, ödeme emri tebliğinin 11.12.2012 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, tebligatın usulsüzlük nedeni ile tarihinin düzeltilmesinin, istihkak davasında karar verilmesine engel teşkil etmeyeceğini, usulsüz tebligata ilişkin kararın icra dosyasına sunulması üzerine, 19.02.2013 tarihli kararında İcra Müdürlüğü'nce hacizlerin kaldırılmadığını ve kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiğini, dolayısıyla usulsüz tebligata ilişkin kararın ve sonucunda hacizlerin kalktığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı savunmasının yerinde olmadığını, istihkak iddiasında bulunan davalı üçüncü kişi Şirketin işyerini devreden Şirketin borçlarını devir aldığı gerekçesiyle karşı çıkamayacağını, sorumluluğun 2 yıl süre ile devam ettiğini, bu açıdan da istihkak iddiasının yerinde olmadığını, yine işyerinin kısa sürelerle el değiştirdiğini bu durumun da devirlerin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, taraflar arasında organik bağ olduğundan...
nun 21/2. maddesine göre yapması kanuna aykırı olup tebligat usulsüz tebliğ edilmiştir. İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde mahkemece, ödeme emri tebligat parçasında “Mernis Adresi” şerhi ile birlikte “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı gerekçesiyle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü gerekirken, ilk tebligatın iade gelmesi üzerine doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile kabulü isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, şikayet kabul edildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede yapılmalıdır. HGK'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas ve 1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "....usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. HGK'nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere muhatabın beyan ettiği tarihin aksi tarih beyanıyla ispat edilemez. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira sözleşmesine dayanılarak ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için tahliye talepli ilamsız takip yapıldığı, örnek no:13 ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davanın 05.12.2018 tarihinde açıldığı, borçlu tarafından mahkememizin 2018/1122 Esas 2019/117 Karar sayılı dosyası ile usulsüz tebligata ilişkin dava açtığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ıttıla tarihinin 20.12.2018 tarihi olarak kabulüne karar verildiği, alacaklı tarafından söz konusu kararın istinaf edildiği, istinaf incelemesi neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 22....
olan adrese MERNİS şerhi ile çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulsüz tebligat nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği bu nedenle de denetim süresinin başlamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....


