İİK’nun 16/1. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas Dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır” hükmü yer almaktadır. Yukarıda anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, borçlunun, usulsüz tebligata ilişkin şikayetini, usulsüz tebligattan haberdar olduğunu bildirdiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yolu ile getirmesi zorunludur. Somut olayda, borçlu, usulsüz tebligattan 20.07.2015 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği halde, icra mahkemesine, bu tarihten itibaren yasal yedi günlük süreyi geçirdikten sonra 03.09.2015 tarihinde başvurmuştur....
Somut olayda, borçlu şirkete tebliğ edilen, şikayet konusu icra emrini içerir tebliğ mazbatasında tebliğin ne zaman yapıldığı belirtilmediğinden, anılan tebliğ yukarıda anılan düzenlemelere göre usulsüzdür. O halde, mahkemece, borçlu şirketin usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, tebliğ tarihinin, borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi olan 01.07.2014 tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet eden 3. kişi, kendisine gönderilen İİK.nun 89/1 haciz ihbarnamesine ilişkin tebligat ile diğer tebligatların usulsüz olduğunu bu nedenle, 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 13.05.2013 olarak tespiti ile hacizlerin fekkini talep etmiş, mahkemece, haciz ihbarnamelerinin tebliğ işlemi yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar vermiştir. 7201 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca...
ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; İİK'nın 103. maddesi gereğince gönderilen davetiye ile kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının borçluya usulsüz tebliğ edildiğini, diğer ilgililere yapılan tebligatların da usulsüz olduğunu, icra müdürlüğünce alınan kıymet takdir raporunun, şikayet konusu taşınmazlar görülmeden düzenlenmesi nedeniyle usulsüz olduğunu, satış ilanının adliye ilan tahtasına ihaleden makul bir süre önce asılmadığını, belediye ilanının da satıştan bir ay önce yapılmadığını, satış ilanında elektronik satış tarihlerinin ve taşınmazların önemli özelliklerinin yazılmadığını, mükellefiyetler listesinin hazırlanmadığını ileri sürerek tapunun 7 parselinde kayıtlı 5 ve 7 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshini talep etmiştir. II....
mernis adresine yönelik usulsüz tebligata ilişkin açılmış şikayet davası ve gecikmiş itiraz bulunmadığından borçlunun takipten haberdar olduğu kanaatiyle meskeniyet şikayetinin yasal süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle şikayetin usulden reddine karar verildiği görülmektedir....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, aynı Yasanın 18/3. maddesi gereğince, şikayetin incelenmesi konusunda duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı hususu icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, başvurunun yukarıda açıklanan niteliği göz önüne alındığında, icra mahkemesi takdirini duruşma açılması yönünde kullanmalı, tarafların iddia ve delilleri toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında duruşma açılarak, borçlunun ikinci kez gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin iddiası nazara alınmak suretiyle, söz konusu tebliğ işlemi hakkında tarafların varsa iddia ve delilleri toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlar şekilde ve şikayet konusu tebligata ilişkin değerlendirme yapılmadan, dosya üzerinden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir....
Davalı vekili, itirazın iptali davasının kanunun belirttiği zamanda açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, usulsüz tebligata ilişkin şikayet davasının açımına müteakip 02/03/2011 tarihinde Bakırköy 2....
Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, icra takibinden haberdar olunmadığı için takibin kesinleştiği, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından usulsüz tebligata ilişkin yapılan şikayet başvurusunun reddedildiği, takibe dayanak faturadaki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler sebebi ile de davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, ancak davalı tarafça icra takibi yapılarak icra dosya borcunun tahsil edildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız şekilde başlatılan ve haciz baskısı altında ödenen 34.168,05 TL'nin istirdatı ve kötü niyetli icra takibi sebebi ile ödenen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli iş bu istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır....
Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, icra takibinden haberdar olunmadığı için takibin kesinleştiği, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından usulsüz tebligata ilişkin yapılan şikayet başvurusunun reddedildiği, takibe dayanak faturadaki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler sebebi ile de davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, ancak davalı tarafça icra takibi yapılarak icra dosya borcunun tahsil edildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız şekilde başlatılan ve haciz baskısı altında ödenen 34.168,05 TL'nin istirdatı ve kötü niyetli icra takibi sebebi ile ödenen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli iş bu istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır....
Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, icra takibinden haberdar olunmadığı için takibin kesinleştiği, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından usulsüz tebligata ilişkin yapılan şikayet başvurusunun reddedildiği, takibe dayanak faturadaki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler sebebi ile de davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, ancak davalı tarafça icra takibi yapılarak icra dosya borcunun tahsil edildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız şekilde başlatılan ve haciz baskısı altında ödenen 34.168,05 TL'nin istirdatı ve kötü niyetli icra takibi sebebi ile ödenen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli iş bu istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır....


