Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/201 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan alacak davasında verilen ihtiyati haciz kararına dayalı olarak satışa konu menkul malların haczedildiği, ihtiyati haciz kararının İİK 257,258 ve 259 maddeleri uyarınca verildiği, şikayetçinin haczinin devam ettiği anlaşılmakla şikayetin kabulü ile İstanbul Anadolu 15 İcra Müdürlüğünün 2013/14198 E. sayılı dosyasında verilen 20.11.2015 tarihli kararın kaldırılması ve sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir. Kararı şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Heyetçe incelenmesine gerek görülen; 1-Uyuşmazlığa konu sıra cetveli ile sıra cevelinin şikayetçiye tebliğini gösterir tebligat parçası, takip talebi, haciz evrakı ve İİK 100 madde malumat bilgilerini içerir .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/4157 E. sayılı dosyası aslının veya dizi pusulasına bağlanmış onaylı fotokopisinin, 2-Şikayet olunan ...'in alacaklı olduğu takip dosyalarının aslı ya da okunaklı, düzenli, dizi listesine bağlanmış onaylı örneklerinin, 3-Şikayet eden şirketin alacaklı olduğu takip dosyakarını aslı ya da okunaklı, düzenli, dizi listesine bağlanmış onaylı örneklerinin ilgili İcra Müdürlüğü'nden istenerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nednlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İcra müdürünün bir işleminden zarar gördüğünü bildiren her ilgili, o işlem hakkında şikayet yoluna başvurabilir. Bir işlem hakkında şikayet yoluna başvurmakta hukuki menfaati olanların başında takip konusu alacağın alacaklısı ve borçlusu ile bu kişilerin halefleri gelir. Bazen 3. kişilerin de şikayet hakları vardır (İstihkak iddiasında bulunanlar, rehin sahibi üçüncü kişiler, açık artırmaya katılıp pey sürmüş üçüncü kişiler gibi) (Oskay-Koçak İİK. Şerhi Cilt:1 sf:138 - Prof. Dr. Baki Kuru İİK El Kitabı sf:98)....
Maddesine istinaden kesinleşmiş olan parayı yatırdığını, davacı tarafın --------- icra Hukuk Mahkemesinde şikayet davası açmış ve açtığı davada davası reddedilmiş daha sonra istinat kanun yoluna ve ardından Temyiz kanun yoluna gitmiş olup sonuç alamadığını, yine davacı tarafın ayrı bir şikayet davasını------ İcra Hukuk mahkemesinde açmış olup şikayeti reddedildiği ardından İstinaf kanun yoluna gidilmiş ancak yine sonuç alamayarak istinaf talepleri reddedildiği, davacının açtığı dava her ne kadar İstirdat davası olsada aynı zamanda men'i Tespit talebi içermekte olup İİK. 89/3 maddesine istinaden Menfi Tespit isteme hakları zamanaşımına uğradığını, (İİK.89/3 maddesinde Menfi Tespit davası için 15 günlük süre öngörülmüştür.), İİK.89/5 maddesinde düzenlenen istirdat davası İİK.89/3 maddesindeki Menfi Tespit davası ile bağlantılı olup bu davadada aynı zamanda menfi tespit istendiği, Bu davada davacı taraf borçlu olmadığının Tespiti ile istirdat talep ettiği, İİK m. 72 ve 89/3’te menfi tespit...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/320 Esas ve 2011/48 Karar sayılı dosyası üzerinden iflasın ertelenmesi davası açılması sebebiyle 05.06.2009 ila ....02.2011 tarihleri arasında borçlu hakkındaki takiplerin durmasına karar verildiği, durdurma kararı süresince hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği, bu sebeple şikayetçi vekilinin 03.03.2009 tarihinde haciz talep etmesine rağmen bu haczin düştüğü zannıyla ....05.2011 tarihinde yeniden haciz talep etmesinin ilk haczi ortadan kaldırmayacağı, şikayet olunanın haciz tarihinin 06.03.2009 tarihi olması sebebiyle şikayetçinin haczinden sonra olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin ... ... Müdürlüğü'nün 2009/1043 Esas sayılı dosyasının birinci sıraya alınarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. ......
CMK 223/2-a. hükmü gereğince atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine” ibaresi eklenmek suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanığın üzerine atılı İİK 338. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede; İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir.Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında, birinci haciz ihbarnamesine sanık vekili tarafından itiraz edilmiş olup, vekilinin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacak olması nedeniyle suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün...
-K A R A R- Şikayetçi, şikayet dışı borçluya ait gayrimenkulünün haczedilip satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunan ... Ltd. Şti nin haczinin daha sonra olmasına rağmen kendisinden önceki sıraya alındığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, satışı yapılan taşınmazla ilgili olarak ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde tasarrufun iptali davası açtıklarını ve müvekkilleri lehine tasarrufun iptaline karar verildiğini, tasarrufun iptali davası sırasında konulan ihtiyati haczin tarihi daha sonra olsa bile davayı kazanan alacaklının alacağı, sonraki malikin haciz koydurmuş alacaklılarından daha önce ödeneceğini savunarak şikayetin reddini istemiştir....
- K A R A R - Şikayetçi vekili, müvekkilinin dava dışı borçludan olan alacağını tahsil amacıyla taşınmazına haciz koydurduğunu, taşınmazın satılarak bedelinin paylaşıma konu edildiğini, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinde kendi icra dosyalarına 3.sırada yer verildiğini ancak ilk 2.sırada yer alan şikayet olunanun haczinin geçerli olmadığını zira borçlu ile şikayet olunan arasında ödeme taahhüdü anlaşması bulunduğunu ve bu süre boyunca takip işlemlerinin durması gerektiğini öne sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ödeme taahhüdünün haciz işlemlerinin devamına yönelik anlaşmayı da kapsadığı, şikayet olunanın haczinin sıhhatini koruduğu ve sıra cetvelinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
- K A R A R - Şikayetçi vekili, şikayet olunanın takip dosyasında geçerli bir haczi bulunmadığını, haczinin geçerli olduğu kabul edilse dahi, yasal süre içerisinde satış talep edilmediğinden düştüğünü, buna rağmen düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunana garameten pay ayrıldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. İcra mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczinde, üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi durumunda bu haciz ihbarnamesinin haciz müzekkerisinin sonuçlarını doğuracağı, tarafların takip dosyalarının kesinleşme tarihlerinin aynı olduğu, icra dosyasına gelen paranın garameten paylaştırılmasının daha adil bir sonuç meydana getireceği, bu itibarla sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet sıra cetvelinde sıraya ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.07.2010 tarih, 2009/416 Esas, 2011/401 Karar sayılı kamulaştırmasız elatma nedeniyle verilen tazminat ilâmına dayanılarak icra takibi başlatılmış, ilam borçlusu ... vekili, ilamın kesinleşmeden icraya konulmasının mümkün olmadığı ve 6111 sayılı Yasanın geciçi 2. maddesi gereği bu alacaklar için haciz yasağı bulunduğundan icra takibi yapılamayacağı nedeni ile icra mahkemesine şikayette bulunmuştur. İİK. 16/1. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı İcra Mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği, tarihten itibaren yedigün içinde yapılır 2. maddesinde ise “bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir” hükmü yer almaktadır....


