Şikâyet olunan banka vekili, şikayetçinin haczinin ihtiyati haciz olup, kesinleşme tarihinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan konulan kesin haciz tarihinden sonraya rastladığını ve şikayetçinin takibinin İcra ve İflâs Kanunu' nun 100 üncü maddede gösterilen şartları taşımadığını savunarak, şikâyetin reddini istemiştir. Diğer şikayet olunan vekili, müvekkilinin sırasına itiraz bulunmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. İcra mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet olunanların alacaklı olduğu dosyalardaki ihtiyati hacizlerin kesinleşmesinin, şikayetçinin haczinin kesinleşmesinden önce olduğu, şikayetçinin İcra ve İflas Kanunu’ nun 100’ ncü maddesi şartlarını da haiz olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
Borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları taşınır niteliğinde olduğundan, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, İİK.nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince üçüncü kişiye yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, üçüncü kişiye İİK.nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi suretiyle de haczini talep edebilir. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İİK.'nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür. Her iki hal İİK'nun farklı maddelerinde düzenlenmiş olup, sebep ve sonuçları değişiklik arz eder. İİK.'nun 78. maddesi gereği üçüncü kişiye doğrudan haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle, borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, üçüncü kişi tarafından yapılması gereken, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapmak, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmektir. İİK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Alacaklılar vekili, alacaklılardan Günay Aslan’ın manevi tazminat alacağı üzerine; ...’nden ve Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/1553 esas sayılı dosyasından gönderilen haciz yazılarına istinaden konulan hacizlerin İİK/82 son maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğini belirterek hacizlerin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin memur işleminin iptalini istemiştir....
Ü.. imzasına tebliğ edildiği, 2.haciz ihbarnamesinin 12.06.2012 tarihinde, 3.haciz ihbarnamesinin ise 25.6.2013 tarihinde davacının bizzat kendi imzasına tebliğ edildiği, davacı tarafından bu ihbarnamelere itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Yasası'nın 4. maddesinde "İcra ve İflâs Dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı, icra takip dosyasında çıkarılan tebliğatların usulsüzlüğüne ilişkin şikayet yoluna başvurmamıştır. Mahkemece her ne kadar İİK 89/2-3 maddeleri uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların geçersiz olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, anılan düzenleme gereği İİK 89. maddesine dayalı ihbarnamelerin geçersizliğine karar vermek görevi İcra Mahkemesi'ne aittir....
Öte yandan, İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz ve dolayısıyla satış isteme yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi, 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Buna göre mahkemenin şikayet olunanın dosyalarında ihtiyati hacizlerin kesinleşme tarihini 5 günlük sürenin geçmesi ile belirlemesi, öte yandan temlik tarihi 20.04.2012 olduğu halde, gerekçede 24.04.2012 olarak belirtilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlıkların sonuca etkisi olmamıştır....
Şikayet edilen vekili, müvekkilinin ihtiyati haciz tarihinin 15.07.2005 olduğunu, dosya borçlusunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının kabul edilmesi sonucunda haczin kendiliğinden 15.07.2005 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü böylelikle ilk kesin haczin müvekkili tarafından yapıldığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birden fazla uygulanan ihtiyati hacizler arasında ilk önce kesin hacze dönüşen haczin ilk haciz niteliğini alacağı, bu hacze iştirak edebilecek olanların ise İİK 100 ve 268. maddelerine göre belirleneceği, ... 10. İcra Müdürlüğünün 2008/5893 Esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz ve takip tarihi 13.07.2005, kesinleşme tarihi 18.07.2005 iken, davalının ......
Zira, ... takibinin kambiyo senetlerine özgü ... takibi olmasına, İİK'nun 168. maddesi uyarınca bu takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresinin ... gün, ödeme süresinin ... gün olmasına, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/...) konulamayacağına, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin ... günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca ... günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğuracağına göre, bu sonuca varılmalıdır. Şikayetçinin alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2012/2490 E. sayılı dosyasında borçlu... Koltuk Mobilya Nakliye Teks. İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... .... ......
Şikayet olunan vekili, asıl ve birleşen davalarda şikayetin reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince, borçlu ve 3. kişi arasındaki hukuki ilişkinin başlangıcından sonra doğacak alacaklara haciz konulabileceğinin mümkün olup, asıl davada şikayetçi vekilinin ilk gönderdiği haciz ihbarnamesinin geçerli olduğu gerekçesiyle asıl davada şikayetin kabulüne, birleşen davada şikayetçilerin alacaklarının ilamsız takipten kaynaklandığından bahisle birleşen davada şikayetin reddine karar verilmiştir. Birleşen davada şikayetçiler ve asıl ve birleşen davalarda şikayet olunan vekillerince istinafa başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17....
İtiraz, alacağın esas ve miktarına ise dava yoluyla mahkemede (İİK madde 142/1), yalnız sıraya ilişkinse şikayet yoluyla İcra Tetkik Merciinde ( İİK madde ../... -2- 2012/9760 2012/11680 142/son ) ileri sürülmelidir. Davacı alacaklı dava dilekçesinde davalı şirkette işçi olarak çalıştığını ve ücretini alamadığı için takip yaptığını ve alacağın işçi alacağı olduğu için ilk sırada olması gerektiğini belirterek açıkça İİK. 142/son maddesi uyarınca cetveldeki sıraya itiraz ettiğini belirttiğine göre uyuşmazlığın İcra Mahkemesince görülüp karara bağlanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince (1086 sayılı HUMK'nun 25. ve 26. maddeleri) Şabanözü İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçinin, kendisine İİK.'nun 89.maddesine göre gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek tebligatların iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçiye gönderilen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların iptaline, 89/1 haciz ihbarnamesinin 13/07/2015 tarihinde tebliğ edildiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır....


