İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 83 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklının şikayet konusu ettiği husus, borçlunun kesinleşen borçları hakkında adı geçenin maaşına konulan haciz uygulaması ile ilgilidir. Maaş ve ücret haczine iştirak İİK'nın 83. maddesinde düzenlenmiş olup, kanun koyucu, hacze iştiraki kabul etmemiştir (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa 461). Yukarıda belirlenen yasa hükmüne göre maaş ve ücret üzerinde birden fazla haciz varsa, bunlar sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sondaki haciz için kesintiye geçilemez. Anılan hükümde öngörülen haciz, kesin haciz olup, ödeme sırasının kesin haciz tarihlerine göre belirlenmesi gerekir....
(HGK. 12.11.2003 gün, 21-673 E -641 K) Belirlendiği üzere istihdam edenin sorumluluğu “bir sebep sorumluluğu” olup, sebebinin dayanağı İİK. 89.maddesine göre “üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların haczi” olduğu açıktır.Borçlu aleyhine yapılan icra takibi kesinleşince, alacaklının haczi talebi üzerine, borçlunun ve üçüncü kişilerdeki taşınır malları ve alacakları da haczedilebilir. (İİK. 85/1 md) Borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve alacaklarının haczinde alacaklı, borçlu ve üçüncü kişi arasındaki menfaat dengesinin sağlanması amacıyla İİK. 89 hükmü konulmuştur. Borçlunun üçüncü kişideki alacağını haczeden İcra Dairesi, üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderir. Buna birinci haciz ihbarnamesi denir. Birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi ile borcun bankanın zimmetinde sayılması sonucunu doğurur. İcra dairesi, birinci haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz etmemiş, üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderir. (İİK. 89/III. C.2.Y.43 md.)...
Ayrıca, İİK m. 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişideki doğması muhtemel alacak haczinin yapılabileceği halde, İİK 88. maddesi uyarınca yazılan haciz müzekkereleri ile doğacak hak ve alacakların haczi mümkün bulunmadığından hacizlerin hangi yolla yapıldığının belirlenerek, muhtemel alacakların İİK 88. maddesi uyarınca haczedilmiş olması halinde buna değer verilmeden sonuca ulaşılması gerekir. Somut olayda bu hususta yeterince araştırılmadan karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilmaında belirtilen gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetçi .... Gıda Nak. İnş. Tur. Ltd Şti, Şikayet olunanlar....A.Ş. vekili, ... Geliştirme Pol. Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekili, ...Tarım Ürünleri Gıda ve Nak. Ltd Şti vekili, ... vekili, ... Gıda San. Dış. Tic. A.Ş. vekili,... Gıda Tic. Ve San. Ltd Şti ile ......
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; borçlu şirketin fabrikasında haczedilen vanaların şirketin alkol üretimi için kullandığı tanklara ait vanalar olduğunu, bu vanalar olmadan şirketin alkol üretimi yapamayacağını, tankların mütemmim cüzü olan ve tek başına satılması anlam ifade etmeyecek olan vanaların haczedildiğini, haczedilen vanaların üretim yapılan tanklardan çıkarıldığında, şirketin atıl hale geleceğini ve üretim yapamayacağını, şirketin üretime devam edebilmesi zorunlu olduğundan bu vanaların haczedilmesinin İİK madde 82/4 hükmü gereğince usul ve yasaya aykırı olduğunu, haciz konulan malların bedelinin dosya borcundan fazla olduğunu, bilirkişi incelemesi yaptırılarak menkullerin mütemmim cüz durumunun araştırılması ve kıymet takdirinin yapılması gerektiğini ileri sürerek haciz işleminin iptaline ve taşınırlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
Şikayet İİK'nun 16. ve 82/12. maddeleri gereğince haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Somut olayda borçlu haczedilen konutu ile ilgili kendisine 103 davetiyesi gönderilmediğini, hacizden 23.01.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek meskeniyet şikayetinde bulunmuş, mahkemece borçlu tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne verilen 12.09.2011 tarihli ve ilgili mahkemenin 2011/928 esasına kaydedilen şikayet dilekçesinde, takip dosyasının incelendiğinin belirtildiği,dolayısı ile hacizden ilgili dilekçe tarihi olan 12.09.2011 tarihi itibari ile haberdar olunduğu, meskeniyet şikayetinin ise İİK nun 16. maddesinde belirtilen yedi günlük süre içinde yapılmadığı belirtilerek talep süre yönünden reddedilmiştir....
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK' nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasada, koşulların oluşması halinde İİK' nun 79 ve 360. maddeleri bu husustaki yetkiyle ilgili istisnalardır. Somut olayda Gölcük İcra Dairesince taşınmaz üzerine konulmuş bir haciz bulunmayıp, Kocaeli 2.İcra Müdürlüğü'nce 2009/3928 esas sayılı icra takip dosyasından Gölcük Tapu Sicil Müdürlüğü'ne doğrudan yazılan 20.04.2009 tarihli yazı ile şikayet konusu taşınmazın tapu kaydına haciz uygulanmıştır....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Üçüncü kişi vekili, müvekkilinin adresinde haciz yapıldığını, borçlunun haciz mahallinde olmadığını,haciz mahallinde evrak bulunmadığını, İcra Müdürlüğü’nün İİK'nin 96-97. maddelerine göre karar verilmesi için dosyanın Mahkemeye gönderilmesine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 20.11.2017 tarihli kararın iptali ile İİK 99 maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı vekili, şikayet nedenlerinin yerinde olmadığını beyan ederek, şikayetin reddini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/3692 sayılı dosyasında borçlu ... aleyhine yapılan hacizlerin İİK.'nın 106. ve 110. maddeleri çerçevesinde taşınır hükmünda olduğunu, en son haciz tarihi olan 12.01.2010 tarihinden itibaren satış talebi de dahil hiçbir şekilde bu hacizden doğan alacağın temini yönünden işlem yapılmamış olduğunu, bu sebeple sıra cetvelinin düzenlenmesi sırasında haczin işlemden düştüğünü ileri sürerek, sıra cetveli derecelendirme kararında 1. sırada yer alan alacaklı şikayet olunan ....'nin sıra cetvelinden terkini suretiyle yeni sıra cetvelinin düzenlenmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan...vekili, 2010 yılında haczi gerçekleştirdiklerinde dosyada henüz para olmadığını, para alacaklarının haczinde satış isteme süresinin söz konusu olmadığı için sanki satışa müsait bir şeyin varlığı ve satışı söz konusuymuş gibi, İİK'nın 106. ve 110. maddelerinde geçen satış isteme süresinin işlemesinin söz konusu olamayacağını savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
HD kararı ile bozulduğunu, müvekkiline ait ayrı taşınmaza haciz konulduğunu, taşınmazlardan bir tanesinin teminat olarak kabul edildiğini, bunun dışındaki hacizlerin aşkın haciz olduğunu, ayrıca dayanak ilamın bozulması sebebi ile tüm taşınmazlar üzerindeki hacizlerin, İİK md. 36/5 ve İİK 40/2. maddeleri gereğince fekkine karar verilmesi gerekirken İcra Müdürlüğü'nce bu taleplerinin reddedildiğini belirterek, öncelikle ilamın bozulması sebebi ile tüm hacizlerin fekkini, mümkün olmadığı takdirde aşkın haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Alacaklı vekili, bozma ilamı ile takibin olduğu yerde durması gerektiğini belirterek, şikayetin reddini talep etmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, adi nitelikte sözleşmeye dayalı ilamsız takip başlatan şikayetçi takibinin 30.01.2009 tarihinde kesinleştiği, ilk haciz alacaklısı şikayet olunanın takibinin 09.02.2009 tarihinde başladığı, öncelik şartı gerçekleşmiş ise de, İİK 'nun 107. maddesinde belirlenen satış talebinden yararlanmak için bunun yeterli olmadığı, ilk haciz sahibinin satış talebinden yararlanması için şikayetçi alacağının ve dolayısıyla takibinin İİK'nun 100.maddesin de sayılan belgelere dayalı olması gerektiği, davacının adi nitelikte ilamsız belgeye dayandığı, kambiyo takibine dayalı takip başlatan şikayet olunan alacaklının takiplerinin aynı derece içinde bulunmadıkları, İİK'nun 107. maddesinin uygulama yeri olmadığı, sıra cetvelinin usulüne uygun tanzim edildiği gerekçesiyle şikayetinin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....


