Şikayet üzerine ilk derece mahkemesince; İİK. m. 89’a göre çıkartılan haciz ihbarnamesinin hakkında iflasın ertelenmesi istenen şirket bakımından etkisinin İİK 179/b madde hükmünde yer alan takip sözcüğünün takip işlemi anlamında olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile şikayetçi 3. kişiye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin iptaline karar verildiği; söz konusu karara karşı alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir ara kararında İİK. m. 89/1 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. ... ... 3....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu takip dosyasına ilişkin borçlular tarafından 89/1 haciz ihbarnamelerinde teminatlara haciz konulmasına ilişkin kısımların iptalinin talep edildiği icra mahkemesince 28.02.2020 tarihli karar ile borçluların şikayetinin kabulü ile 89/1 haciz ihbarnamelerinde teminatlara haciz konulmasına ilişkin kısımların iptaline karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, ancak şikayete konu memur muamelesinde alacaklıya ödenen paranın iadesine yönelik olarak bahsi geçen mahkeme kararı dosyasının bekletici mesele yapılmasının takdir edilmediği, icra takip dosyasında ve kurumlara yazılan müzekkere cevaplarında İİK 89/1 haciz ihbarnamelerinin teminat dışına çıkılarak irad olarak kabul edildikten sonra irad olarak kabul edilen paraya çevrilen kısımdan hacizlerin yapıldığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ... 7....
Sayılı dosyadaki alacağımızın tahsili için davacıya birinci haciz (89/1) ihbarnamesi ... tarihinde tebliğ edildiğini, tebligatı eşi ... teslim aldığını. Davacı tarafından 89/1 haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz olmadığından dolayı davacıya yasal işlemin devamı noktasında ikinci haciz (89/2) haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve 89/2 haciz ihbarnamesi ... tarihinde iade gelmiş, T.K 21. Maddesi tebligat yeniden gönderilmiş ve davacıya ... tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından yine itiraz edilmediğini. Haciz ihbarnamelerinin devamı ile yasal işlemin yerine getirilmesi için davacıya üçüncü haciz (89/3) ihbarnamesi ... tarihinde gönderilmiş ve ... tarihinde tebliğ edildiğini. Davacı bunun üzerine işbu davayı açtığını, davanın açılmasına sebebiyet veren ve haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen davacı olduğunu. HMK 312/2 maddesi gereğince; davalı alacaklı müvekkili davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinden ve Yargıtay ... HD' nin ... tarih ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK'nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK'nın 89/4 maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanununun 338, 89/1, 89/4. maddesi. 3. Değerlendirme İİK'nın 89 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında dayalı olarak açılan tazminat davasında, tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK'nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur. 2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır ve haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihindeki gerçeğe aykırı beyana konu alacak miktarı tazminatın konusudur....
Şti. ile ... ... aleyhine 29.12.2021 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü Yolla 345.137,36 TL üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, takibin kesinleşmesi üzerine İİK'nın 89. maddesi uyarınca davacıya 89/1-2-3 ihbarnameleri gönderilmiş olduğunu, davacı tarafça 89/1-2 haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediğinden 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğinin akabinde mahkemenizde işbu davanın açıldığı, davacı taraf İİK 89/3:"Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur." denildiği üzere açılmış olan davayı ispat etmesi gerekmekteyse de taraflarınca açıklanan hususlar neticesinde huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, öncelikle davacı tarafın ileri sürdüğü haciz ihbarnamelerinin usule uygun tebliğ edilmediği iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, tebligatlar Tebligat Kanunu madde 21/1'e göre usulüne uygun olarak yapılmış olduğunu, davacı taraf Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2021/......
e karşı başlatılan iş bu takibin alacaklısı davalı yan tarafından 30.10.2020 tarihinde davacının mernis adresine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi talep edilmiş ve icra müdürlüğünce talebin kabulüne karar verilmiştir; 89/1 haciz ihbarnamesi 09.11.2020 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, 89/1 haciz ihbamamesinin tebliği, davacının köyde olmasından dolayı muhtara yapıldığını, bunun üzerine davalı tarafından davacının yine mernis adresine 89/2 gönderilmesini talep etmiş ve bu talep 21.11.2020 tarihli karar tensip tutanağı ile kabul edildiğini, 89/2 haciz ihbarnamesi 07.12.2020 tarihinde kızına tebliğ edildiğini, davalı tarafından yine davacının mernis adresine 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmesi talep edilmiş ve bu talep 17.12.2020 tarihli karar tensip tutanağı ile kabul edildiğini, 89/3 haciz ihbarnamesi muhatara tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacının 25.12.2020 tarihinde icra müdürlüğüne dilekçe vererek icra takip dosyasında davalı yan ile bir alışverişinin olmadığını, bu şahsı tanımadığını...
nun 89.maddesine göre gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan ''11.12.2014'' olarak düzeltilmesi isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “..usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir”. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez....
Esas sayılı icra dosyasına konu takip nedeniyle 3.kişi sıfatıyla kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine dayanarak, 1.haciz ihbarnamesinin öğrenilme tarihinin 17/12/2020 olduğu, bu nedenle haciz ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edildiğinin kabulü ile, 2. Ve 3.haciz ihbarnamelerinin iptali istemiyle dava açıldığı, söz konusu bu davanın eldeki davanın yargılaması sırasında sonuçlandığı anlaşılmakta olup, uyap sorgusuna göre istinaf incelemesi yapılmak üzere İstanbul BAM'a gönderildiği yani henüz kararın kesinleşmediği görülmüştür. Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davacıya İİK'nun 89.maddesi uyarınca tebliğ edilen ihbarnamelerin usulsüz olduğuna ilişkin İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 09/04/2021 gün ve 2020/1290 E,, 2021/463 sayılı kararının kesinleşmesi beklenilmeden ve daha da önemlisi böyle bir davanın ve bu dava sonucunda tespit edilen hususların kesinleşmesinin eldeki davaya etkisi konusu üzerinde hiç durulmadan (Bknz. Yargıtay 4....
Hukuk Dairesi'nin 06.10.2010 tarih ve 6412 E, 10854 K. sayılı ilamı ile, sıra cetveli düzenlenirken ilk kesin haczin ve buna iştirak edecek hacizlerin belirlenmesi, bu iştirak derecesine ödeme yapıldıktan sonra para artarsa; izleyen derecelerin de aynı usulle belirlenerek dağıtımın yapılması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda haciz tarihlerinin belirlenmesi için haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerine bakılması gerektiği isabetle belirtilmekle birlikte, ilk haczin hangi dosyadan konulduğunun denetime elverişli biçimde gösterilmediği, bu raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, gerek sıra cetvelinde ve gerek bilirkişi raporunda takip ve ödeme emri tebliği tarihleri ile hacizlerin ihtiyati ya da kesin haciz olup olmadıkları gösterilmediğinden, bunları denetleme olanağının bulunmadığı, bu eksiklikler giderildikten sonra ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi için, İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesi koşullarına bakılarak değerlendirme yapılması gerektiği, önceki tarihli...
Davada takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla itiraz edildiği iddiasına rağmen icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı borcu ödediği, İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca icra tehdidi altında ödenen paranın iadesine yönelik olarak menfi tespit talebinin de içinde barındıran eldeki istirdat davasını açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır....


