- K A R A R - Davacı vekili, davalı şirketin takip alacaklısı, müvekkilinin eşi dava dışı ...’in takip borçlusu olduğu icra takip dosyasından müvekkiline gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ nedeniyle itirazsız kesinleştiğini, 3. haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine süresinde iş bu davanın açıldığını, takip borçlusu dava dışı...’in müvekkilinden doğmuş veya doğacak hak yada alacağının bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ikametgahının ...’da olup davanın yetkisiz yerde açıldığını, usulsüz tebligata ilişkin iddianın takip hukukunu ilgilendirdiğinden mahkemenin görevli olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08.4.2016 tarih ve 2016/414 E. sayılı ihtiyati tedbir kararında, şikayetçi şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacı şirketlere ait menkul ve gayrimenkul malların, banka hesaplarındaki paraların, 3. şahıslardaki hak ve alacakların üzerine ihtiyati haciz konulmasının ve e-haciz, ihtiyati haciz yoluyla muhafaza altına alınmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine hükmedilmiştir. İİK'nun 89. madde hükmünde öngörülen birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü şahsa tebliği doktrinde bir icra takip işlemi olarak nitelendirilmektedir. Mahkemece iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir yoluyla "...hiçbir takip işlemi yapılmamasına..." karar verildiği zaman, ayrıca tasrih edilmemiş olsa bile, bir icra takip işlemi olarak 89/1 ihbarnamesinin üçüncü kişiye gönderilmesi ve/veya tebliğ edilmesi yasaklanmış olmaktadır....
İ.İ.K.’nun 88.maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen muhafaza tedbiridir. Bu nedenle mevduatın haczi için haciz yazısı dışında bankaya ayrıca İ.İ.K.’nun 89.maddesi gereğince haciz ihbarnamesi tebliği şart değilse de, mevduatın 3.kişi nezdinde alacak niteliğini de arz etmesi sebebi ile sözü edilen madde doğrultusunda haciz ihbarnamesi gönderilmesi sureti ile haczedilmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu işlem yapıldığı taktirde İ.İ.K.’nun 89 ve bunu izleyen maddelerindeki hukuki sonuçlar doğar . İ.İ.K.’nun 89.maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılmaz. Somut olayda icra dairesinin borçlunun bankadaki mevduatının haczi için doğrudan haciz yazısı gönderdiği tespit edilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/19010 sayılı takip dosyasından 25.12.2013 tarihinde verilen karar üzerine ihtiyati haciz miktarı olan 500.000,00 TL alacağın haczi için gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin 26.12.2013 tarihinde 3. şahsa tebliğ edildiğini, sıra cetveli düzenlenirken haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihi dikkate alındığını, haciz ihbarnamesinin gönderilmesi talebinin tarihinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, paranın garameten paylaştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetçinin takibine itiraz edildiğinden, kesinleşmiş bir takibi olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Birleşen 2014/313 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili, icra müdürlüğünce haciz tarihlerinin yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2014/635 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili, ... 2....
nun 89-(3) maddesine göre menfi tespit davalarının üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde açılması gerektiği, hak düşürücü nitelikteki bu sürenin re’sen dikkate alınacağı, tebligatların da usulüne uygun yapıldığı, haciz ihbarnamesinin iptali, tebligat tarihinin düzeltilmesi veya iptali için yetkili İcra Hukuk Mahkemesinde açılmış bir şikayet davasının olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
nde şikayet yoluna başvurarak 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine karşı verdiği cevapta borca itiraz ettiğini bu nedenle kendisine 3. haciz ihbarnamesi gönderilmesinin hatalı oluduğunu belirterek iptalini isteyebilirdi. Ancak somut olayda bu yola başvurulmadığı ve 3. haciz ihbarnamesinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda davacının eldeki menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı vardır. İİK'nun 89. maddesinde düzenlenen 15 günlük süre, hak düşürücü süre olup, taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Dosya kapsamından davacıya 89/3 haciz ihbarnamesinin 14/09/2010 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 29/01/2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği görülmektedir....
Şti.’ne 16.09.2010 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamelerinin ise henüz takipler kesinleşmeden 21.09.2010 tarihinde üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takiplerinin birinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamelerine 27.09.2010 tarihinde verilen cevapların gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından, tazminat istemlerinin de reddi gerektiğinden, asıl ve birleşen dosyalarda yazılı şekilde tazminatın kabulüne dair hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir. IV....
nun alacağı olduğu iddiası ile 22/09/2022 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 17/10/2022 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, davacı şirkete gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının usulsüz olduğunu, bu nedenle şirketin Uets hesabına yapılan 3. haciz ihbarnamesi ile haberleri olduğunu, bunun üzerine Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile şikayet yoluna başvurulduğunu, davacının takip borçlusu ... İnşaat Turizm Ve Tic.Ltd.Ştiine ,...'e , ...'na söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, 2004 sayılı Kanun 89/3 maddesi gereğince belirtilen 15 günlük sürede açılan davanın Antalya Genel İcra Müdürlüğü ......
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından müvekkiline 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, gönderilen ihbarnamelerin muhtara usulsüz olarak tebliğ edilmesi nedeniyle müvekkilinin ihbarnamelerden haberi olmadığını ve dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini, usulsüz tebliğ işlemlerine karşı Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından şikayet yoluna başvurulmuş olduğunu, şikayet dosyasının halen derdest bulunduğunu, icra dosyasının esas borçlusunun ... müvekkilinin eşi olduğunu, müvekkili ile dosya borçlusu arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin dosya borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip borçlusu ... borçlu olmadığının tespiti ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Konya ....
Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin, 3. Haciz ihbarnamesinin tebliği ile birlikte 1. ve 2. Haciz ihbarnamelerinden haberdar olduğunu, icra dairesi tarafından gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri müvekkilinin eski yerleşim yeri adresi olan ".....Mah. ...... Sk. No:... D:..... Kocasinan Kayseri" adresine gönderildiğini, ancak müvekkilinin "...... Mah. .... Sk. No:... No:.... Kocasinan Kayseri" adresinde ikamet ettiğini, Müvekkilinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin mevcut yerleşim yeri adresine tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ihbarnamelerden haberdar olmadığını ve süresi içerisinde itiraz edemediğini, borçlu .....'...


