WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Esas sayılı dosyasında başlatılan müvekkiline usulsüz haciz ihbarnameleri gönderilerek müvekkilinin icra dosyasında borçlu sıfatının eklendiğini ve dosyanın borçlusu haline geldiğini, müvekkilinin yurt dışında umre görevinde olması nedeniyle takip sebebini ve dayanağını öğrenemediğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalarda haciz ihbarnamelerinin usulsüz bir şekilde yapıldığını öğrendiğini, icra dosyası asıl borçluları ile müvekkilinin hiçbir hukuksal ilişkisi olmadığını, sadece davalılardan ... isimli şahsı tanıdığını, diğer iki davalıyı ise tanımadığını, taraflarınca haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin ....İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet davası ikame edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle öncelikle ıttıla tarihinin 31/03/2023 tarihi olduğunun tespitini ve icra dosyasına yapılan itirazın süresinde yapıldığının tespitini, icranın dava sonuna kadar durdurulmasını, müvekkilinin anılı icra dosya borçluları ve dosya alacaklısına bir borcunun olmadığının tespitini, haklı davanın...

Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayet, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 31.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, icra takip dosyasından düzenlenen 103.madde davetiyesinin ise 16.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu, sadece 31.08.2015 tarihli ödeme emri tebliğ işlemini şikayet konusu yapmış olup, 103 davetiyesi tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiada bulunmadığına göre, en geç anılan davetiyenin tebliğ edildiği 16.10.2015 tarihte takibi öğrendiğinin kabulü gerekir. Buna göre öğrenme tarihi olan 16.10.2015 tarihine göre borçlunun 07.12.2015 tarihinde icra mahkemesine taptığı şikayet İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süreden sonradır....

/1-2-3 Haczin 3.Şahıslara tebliği (Birinci- İkinci- Üçüncü Haciz İhbarnamelerinin) usulsüz biçimde tebliğ edilmiş olduğuna, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ------- borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere;  kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

nun 89.maddesine göre gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan ''09.04.2014'' olarak düzeltilmesi isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçiye çıkarılan 1.haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 09/04/2014 olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “..usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir”. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....

ye gönderildiği görülmekte ise de; adi ortaklığın kendisini oluşturan şirketlerden ayrı bir tüzelkişiliğinin bulunmaması ve yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca adi ortaklığın 3. şahıslardaki alacak ve hakları üzerine haciz konulmasının mümkün bulunmaması nedeniyle mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile adi ortaklığın alacaklı olduğu 3. şahıslara gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinin iptaline ve konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın 89/4 gereğince açılan menfi tespit davası olup 89/3 haciz ihbarnamesinden itibaren 15 günlük süre içerisinde açılması gerektiğini, 12.11.2015 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden en geç 27.11.2015 tarihinde menfi tespit davası açması gerekirken 19.06.2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde çalıştığı kuruma maaş haciz müzekkeresi gönderildiğinde davacının dosyadan haberdar olduğunu, ancak davaya esas Ankara......

İcra ve İflas Kanunu 89/5 maddesinin ikinci cümlesine göre; “..Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Şu durumda; icra takip alacaklısının, İİK 89/5’e göre kötü niyetli olma koşulu aranacaktır. Bu davada, ödemeyi yapan üçüncü kişinin (davacının) takip borçlusuna (borçlu davalılara) karşı haciz ihbarnamelerinin tebliği tarihinde doğmuş bir borcunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerekmektedir....

İİK. 89/1 maddesi gereği düzenlenen 1. Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, 1. Haciz ihbarnamesi 07.12.2023 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, 1....

ihbarnamelerin olmayışı ve tebliğ zarflarının üzerinde de İİK.nun 89.maddesi gereği olması gereken ihtaratların olmadığını, Müvekkili şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerinden 23/09/2023 tarihli Birinci Haciz İhbarnamesi içerikli tebligat usulsüz olduğunu, Müvekkili şirkete yapılan ilk tebliğden sonra 07/10/2023 tarihinde ikinci haciz ihbarnamesi içerikli tebligat gönderilmiş ise de söz konusu tebliğde usulsüz olduğunu, iki tebligatta usulsüz olduğunu, yok hükmünde olmasına rağmen müvekkili şirkete bu defa Üçüncü Haciz İhbarnamesi vardır ibareli tebligat gönderildiğini, Müvekkili şirkete gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin her ikisi de usulsüz tebliğ edildiğini, Hükmi şahıslara tebligat Tebligat Kanunun 12 ve 13 ve 35/4.maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21.maddesinde düzenlendiğini, Dosya da yapılan tebligatlar bir çok yönden usulsüz olduğunu bu nedenlerle öncelikle müvekkili şirket yönünden telafisi imkansız zararların önlenmesi için takibin...

Esas, 2018/1185 Karar sayılı dava dosyasında, davacının davalılara karşı kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edilmesi sebebiyle haciz ihbarnamelerinin iptali, öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılması ve süresinde itiraz edildiğinin kabul edilmesi yönelik şikayet davası ikame ettiği, mahkememizce bu davanın sonucunun beklenildiği, ancak davacının şikayet başvurusu hakkında ilk derece mahkemesi tarafından haciz ihbarnamelerine yönelik tebligatların usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23....

UYAP Entegrasyonu