"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda, kendilerine birinci haciz ihbarnamesi gönderilmediğini, gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz edilmesine rağmen üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini ileri sürerek, haciz ihbarnamelerinin iptalini talep etmiş, mahkemece; şikayetçinin, birinci haciz ihbarnamesine, ikinci haciz ihbarnamesi ile muttali olduğu halde 7 günlük sürede şikayet yoluna başvurmadığı, ikinci haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz edilmesi nedeni ile üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği gerekçesi...
Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere " .. usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü İcra Mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Muhatap, şikayet dilekçesinde öğrenme tarihi bildirilmemiş ise en geç şikayet tarihinde öğrendiğinin kabulü g Somut olayda borçlu şirket adına ödeme emrinin "....." adresine çıkarıldığı, 12.12.2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesine ve şikayet dilekçesine ekli imza sirkülerine göre ise borçlu şirketin ticari merkezinin ".... olduğu görülmektedir....
nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 04/11/2015 tarihinde icra müdürlüğüne yaptığı borca, faize ve ödeme emri tebliği usulsüzlüğüne ilişkin başvurusunun, müdürlükçe 06/11/2015 tarihinde süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği, yine borçlu vekilinin aynı gerekçelerle 20/11/2015 tarihinde icra müdürlüğüne itirazda bulunduğu ve icra mahkemesine de şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır....
K. ve Y.H.G.K.nun 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı karan gereğince her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanacağı, yine 6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde "Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alındığını, şikayete konu uyuşmazlıkla ilgili yargılama devam ederken takip dosyasından mahkemeye gönderilen 10.04.2020 ve 24.07.2020 tarihli cevabi müzekkerelerde davacı şirket adma gönderilmiş haciz ihbarnamesinin bulunmadığının bildirildiği, yine 16.02.2021 tarihli cevabi müzekkere ekinde yer alan tebliğ evraklarının davacı şirkete gönderilen kira haczi müzekkeresine ilişkin olduğu, buna göre şikayete konu takip dosyasından davacı şirkete gönderilmiş 89/2 haciz ihbarnamesinin bulunmadığı ve bu haliyle mevcut şikayetin konusuz kaldığı anlaşıldığından anılan usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek şikayet hakkında karar verilmesine...
İş Ortaklığı'nin alacağı üzerine haciz konulduğunun belirtildiği, şikayet dilekçesinde ise adi ortaklığın mallarının haczedildiği ve haczin kaldırılması talebinde bulunulduğu görülmektedir. Adi ortaklığın kendisini oluşturan şirketlerden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması ve yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca adi ortaklığın 3. şahıslardaki alacak ve hakları üzerine haciz konulmasının mümkün bulunmaması nedeniyle mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile adi ortaklığın alacaklı olduğu 3. şahıslara gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinin iptaline ve konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir....
Davalı vekili Mahkememize verdiği 18/05/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma adına borçlular ... ve ... adına Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/80802 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takipte takibin kesinleşmesi üzerine takip borçlusunun davacı nezdinde alacağı olduğunun bildirilerek davacı/borçlu 3.kişi adına 2004 sayılı İİK nın 89/1 maddesi uyarınca 1 ve 2. Haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiğini, davacı/borçlu 3. Kişi tarafından süresinde haciz ihbarnamelerine bir itirazın yapılmadığı ve bu nedenle 2004 sayılı İİK 89/3 maddesi uyarınca 3. Haciz ihbarnamesinin 27/09/2016 tarihide TK 21. Madde hükmüne göre muhtara tebliğ edildiği, birici ve ikinci haciz ihbarnamelerine yedi gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle yasal kural gereği borç zimmetinde sayılmış olan davacı/borçlu 3....
E. sayılı dosyası ile 89/1 haciz ihbarnamesi tebliği şirketin adresten ayrılmış olması sebep gösterilerek kapıya asılmak suretiyle tebligat yapıldığını, ancak müvekkili şirketin adresinde faaliyetlerine devam etmekte olup kapalı olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin tebligattan haberdar olmadığından haciz ihbarnamesine geç cevap erdiğini, ancak icra müdürlüğü dosyasına yaptıkları inceleme neticesinde müvekkili şirkete yazılan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin de düzenlendiğini öğrendiklerini, şirkete ulaşan bir tebligat bulunmadığını, haciz ihbarnamelerinin tümünün usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirkete usulsüz bir şekilde tebliğ yapmak suretiyle haciz ihbarnamelerini kesinleştirdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin süresinde itiraz edemediği gibi haciz ihbarnamelerinin içeriğine de vakıf olamadığını, davalı ... ile aralarında asıl borç ilişkisi bulunan diğer davalı ... Yapı San. Ve Tic. Ltd....
Ceza Dairesi'nin 07/02/2018 tarih ve 2017/3101 Esas 2018/1040 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına dair karar verildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılamada; müşteki vekilince sunulan şikayet dilekçesinde, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanığın İİK'nun 338/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep edildiği halde, mahkemece yargılama konusu olmayan sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere;İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir....
O halde mahkemece Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliği öğrendiği tarihin tebliğ tarihi olduğuna karar verildikten sonra, bu durumda da şikayetin İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen (7) günlük yasal sürede olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, tebligat usulsüzlüğü şikayeti reddedilerek işin esasının incelenmemiş olması doğru değildir. Öte yandan borçlu malik meskeniyet şikayetinde bulunabilir. Taşınmazla ilgisi olmayan ...'ın şikayet hakkı bulunmadığına göre ... yönünden şikayetin bu sebeple reddedilmemiş olması da doğru görülmemiştir. O halde mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle istemin reddi yönünde hüküm tesisis isabetsizdir....
Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan 3. şahıs tarafından açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 89/3 maddesi gereğince açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİANIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı takip alacaklısının dava dışı takip borçlusu ...'dan olan 3.400,19 TL alacağı için müvekkiline İİK 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ancak müvekkilinin 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihlerde taşınma durumunda olduğu için haciz ihbarnamelerinin fark edilmediğini, 3. haciz ihbarnamesinin ise müvekkilinin "... Mah. ... Cad. No: ... Selçuklu/KONYA" olan yeni adresinde kapıya yapıştırıldığını ve bu durumdan müvekkilinin ancak o zaman haberi olduğunu, müvekkilinin takip borçlusu ...'a herhangi bir borcunun bulunmadığını, ...'...


