WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu müdürlüğüne yazılan müzekkerenin borçlular adına tescil aşamasında dikkate alınmak üzere şerh olunmasına dair karar verildiği ve müzekkere yazıldığı, başka bir ifadeyle şikayeti 3. kişiye dair bir haciz işlemi söz konusu olmayıp borçlular adına tescil aşamasında dikkate alınarak üzere bir karar olduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Üçüncü kişi istinaf başvurusunda; mahkemece eksik inceleme yapıldığı, dava açıldığında haksız haczin kaldırılmasında üçüncü şahıs davacının hak ve menfaatlerinin mevcut olduğunun sabit olduğunu, Anayasal hak ihlali oluşturan haciz işleminin iptal edilmesi gerektiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının talebi tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, bunun mümkün olmaması durumunda ise taşınmaz bedelinin tescil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 21. Tapu iptal ve tescil davasının konusu, tapu sicilinde usule ve hukuka aykırı yapılan ya da artık gerçek hak durumunu yansıtmayan kayıt ve tescil işlemlerinin gerçeğe uygun hâle getirilmesidir. Bu niteliği uyarınca tapu iptali ve tescil davası gayrimenkulün aynına, yani mülkiyet hakkına ilişkin bir dava türüdür. Kanunlarda hangi hâllerde tapu iptal ve tescil davası açılabileceği hususu tek tek sayılmamış ise de her somut olayın özelliğine göre farklı hukukî nedenlere dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılması mümkündür. 22. Somut olayda, dava konusu 1580 parsel sayılı taşınmaz ... Köyü Tüzel Kişiliğine aitken 03.11.2000 tarihinde satış suretiyle Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş, ......

Yukarıda sözü edilen 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca bir taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olabilmesi için ilk önce; ilgiler adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş bir tapunun olması ve bu oluşan tapunun hukuken geçerli ve usulüne uygun olarak oluşturulmuş olması gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun kabul ettiği sisteme göre tapuya tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Daha sonra ise usulüne uygun olarak tapusu düzenlenmiş olan taşınmazların, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapu kütüğüne 2/A veya 2/B belirtmesinin konulması gerekmektedir. Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır....

Davacı vekili, taşınmazların tapuda şirket adına kayıtlı olduğunu, 21.08.2007 tarihinde ...’tan satın alındığını, taşınmazların tamamı üzerine 2/B maddesine istinaden şerh konulduğunu, ancak; şerhin taşınmazların geldisi olan parsel üzerinde bulunmadığını bildirerek 2/B şerhinin kaldırılması talebi ile dava açmıştır. Mahkemece 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık süre geçtiğinden davanın kabulüyle ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine konan “2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına Maliye Hazinesi adına çıkarılan alanda kalmaktadır” şerhinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu kaydına konan şerhin kaldırılması talebine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 13.06.1990 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır....

Yukarıda sözü edilen 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca bir taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olabilmesi için ilk önce; ilgiler adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş bir tapunun olması ve bu oluşan tapunun hukuken geçerli ve usulüne uygun olarak oluşturulmuş olması gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun kabul ettiği sisteme göre tapuya tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Daha sonra ise usulüne uygun olarak tapusu düzenlenmiş olan taşınmazların, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapu kütüğüne 2/A veya 2/B belirtmesinin konulması gerekmektedir. Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır....

(Muhalif) KARŞI OY Davacı, dava konusu taşınmazla ilgili olarak, açtığı tapu iptali davasında taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi konulduğunu, kayıt maliki aleyhine açtığı dava sonunda tapu kaydının iptal edilerek adına tescil edildiğini, yargılama devam olunurken davalı kayıt malikinin borcu nedeniyle üçüncü kişi alacaklılar tarafından taşınmazın tapu kaydı üzerine hacizler konulduğunu belirterek, haciz lehdarları aleyhine haciz şerhlerinin kaldırılması için dava açmıştır. Davalı haciz lehdarları, mahkeme kararına bu yönüyle değil, yargılama giderleri yönüyle temyiz itirazında bulunmuşlardır. Haciz şerhi, “davalıdır” şerhinden önce konulmuş ve bu şerhin kaldırılması davacı tarafından talep edilmiş ise, kural olarak davalı haciz lehdarının iyi niyetli olduğu kabul edilir. Bu nedenle “davalıdır” şerhi konulmadan önce üçüncü kişi tarafından konulan haciz şerhi kaldırılamaz....

A.Ş. ve davalı SGK tarafından tapu kayıtlarına haciz konulduğunu ileri sürerek, söz konusu bağımsız bölümlerin davalı Ha. A.adına olan tapularının iptali ile davalılar A. ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hacizleri kaldırılarak hacizlerden arınmış şekilde müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar A. A.Ş. ile SGK vekilleri davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı H. A.yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece tapu iptal tescil yönünden davanın kabulüne, haciz şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15....

Davacılar vekili, taşınmaz orman olmadığı halde tapu kaydı üzerine 08.03.1995 tarih 1371 yevmiye ile "6331 Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine yararına orman sınırları dışına çıkartılmıştır." şerhi konulmasının yasaya aykırı olması nedeniyle, şerhin kaldırılması isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapuya dayalı 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptaliyle birlikte tapu kaydı üzerine konulan 2/B madde şerhinin kaldırılmasına ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10/07/1985 tarihinde çalışması yapılıp 22/02/1989 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 1980 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır. Çekişmeli parsel yönünden Arazi ve Orman Kadastrosu 08/08/1989 tarihinde kesinleşmiş, temyize konu dava 23/05/2003 tarihinde açılmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 15.12.2003 tarihli dilekçesiyle, ......

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/370 Esas, 2014/2 Karar sayılı sayılı dosyalarında görülen tapu iptali ve tescil davaları sonucunda bu kararların 25.04.2013 ve 26.12.2014 tarihlerinde kesinleşmesiyle hükmen tescil yoluyla edindiği görülmüştür. 4. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 148.792,91 m² yüzölçümünde olup,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/887 Esas, 1999/292 Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisinde kalan, 143.340,00 m²lik kısmının tapusunun iptaline karar verildiği, bu karının temyiz ve karar düzeltme talepleri neticesinde, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/14817 Esas, 2017/6110 Karar sayılı kararı sonucu 24.04.2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 5. Buna göre Devlet tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hâli ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirmiştir. 5. 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin: "Tapu sicili herkese açıktır....

UYAP Entegrasyonu