, ayrıca Müvekkilinin işbu dava ve takipten kaynaklı tüm zararı sebebiyle rücu hakkı olduğunu, davacının ise müvekkili bankaya rücu hakkı bulunmadığını, huzurdaki itirazın iptali davasının kötüniyetli olarak açıldığını, davanın reddi ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir....
Eldeki dosyada Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu'nca gerçekleştirilen soruşturma kapsamında elde edilen somut veri ve saptamalar, bu soruşturma kapsamında beyanına başvurulan apartman komşularının davalı ve boşandığı eşinin ./.....
Dosyanın incelenmesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Bandırma Sosyal Güvenlik Merkezi’nden gönderilen cevabi yazı ekinde bulunan müfredat kartında prim borçlarının 2007/12 ile 2012/9. döneme ait olduğu anlaşılmıştır. 16/01/2015 tarihinde 2012/9.döneme ait olarak 380.758,17 TL'lik işçilik bildiriminde bulunulmuş ve 135.169,16 TL prim tahakkuk ettirilmiştir....
Bu durumda; 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacağı ve ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatına göre bağlanan aylıkların da %25 artırılarak ödeneceği, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanlara ise Emekli Sandığınca aylık bağlanacağı, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının da dul ve yetimlerine intikal ettirileceği kuralı karşısında, şehit olan eşinin Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle kendisine ölüm aylığı bağlanan davacıya, Emekli Sandığı tarafından geriye dönük olarak 10 yıl içerisinde ödenmiş olan dul ve yetim aylıklarının 3480 sayılı Kanun uyarınca ödenmiş olan ek ödemeler dahil edilerek, bu tutara faiz işletilmek suretiyle borç çıkarılmasında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır....
Kurumca itirazın reddi hâlinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. ....” düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde ilk olarak prim ve asgari işçilik uygulaması kavramları üzerinde durmakta yarar vardır. Prim, sosyal sigortalarda sosyal riskleri ve Kurumun yönetim giderleri karşılığı olarak sigortalı ve/veya işverenden prime esas kazançlarının belirli bir oranında alınan miktardır (Arıcı, K.:Türk Sosyal Güvenlik Hukuku, Ankara 2015, s. 206). Diğer bir anlatımla sosyal sigortalar primi, Kanunun kendilerine karşı güvence sağladığı sosyal risklerden birinin gerçekleşmesi hâlinde yapılacak sigorta yardımları ile Kurum yönetim giderlerinin karşılığı olarak alınan parayı ifade eder (Güzel, A./Okur, A.R....
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözen özel mahkemeler olup, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu'nun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olma hakkının kazanılması ya da kaybedilmesi, gelir/aylık bağlanması, işçilik alacaklarının belirlenmesi gibi kendi içinde bütünlük ve uzmanlık gerektiren konular görev alanına girmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir....
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözen özel mahkemeler olup, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu'nun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olma hakkının kazanılması ya da kaybedilmesi, gelir/aylık bağlanması, işçilik alacaklarının belirlenmesi gibi kendi içinde bütünlük ve uzmanlık gerektiren konular görev alanına girmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir....
D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 1995/665 Karar No : 1997/801 Davacılar : 1-… 2-… 3-… Vekili : … Davalı : Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : … İstemin Özeti : 1.3.1993 tarih ve 13-92 sayılı davalı idare genelgesinin ekinde yer alan katılma payından muaf tutulan ilaçlar listesinden daha önce bu listede yer alan "..." ve "..." isimli büyüme hormonu hastalığı ilaçlarının çıkarılmasına ilişkin düzenleyici işlemle, bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir....
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1- b maddesinde, idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmişse de aynı Kanun'un geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işlerin, iş mahkemelerine devredilmeyeceği ve kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunacağı hükme bağlandığından; somut davanın genel mahkemeler tarafından sonuçlandırılması gerektiği de açıktır....
İcra Müdürlüğünün 2010/4001 sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ise de, borçlunun vekili marifetiyle borcun ferileri ile birlikte tamamına itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, oysa davalı işverenin gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan inceleme sırasında, gerekse Bornova Noterinden keşide ettiği 09.02.2010 gün ve 3746 numaralı ihtarnamede davacının takip konusu yapılan alacaklarının varlığını kabul ve ikrar ettiğini, bu nedenle itirazın tamamen haksız ve kötüniyetli ve sırf alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacına yönelik olduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak likit olduğundan davacı lehine % 40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, herhangi bir alacağının olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....


