A.Ş, hakkında kur farkı faturası dolayısıyla alacaklı olunduğundan bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlatıldığı , davalının takibe itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptali için İzmir ......
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Mahkememizce bilirkişi kurulunca tanzim edilen ---- günlü bilirkişi raporunun taraflar arası sözleşme ve itiraz edildiği belgelendirilmeyen ---- kesinleşen itirazsız faturaların kapsamında verilen hizmetin bedelinin davacı tarafından icra takibine konu edildiği, borcun ifa, itfa veya ibra nedeniyle sona erdiği belgelendirilmediğinden, alınan bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne ilişkin, davalının ---icra takibine itirazının ---- asıl alacak üzerinden iptali ile, takip talebindeki koşullarla birlikte işbu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faize yönelik talebin, davacı vekilinin duruşmadaki rapor kabul beyanı ve icra takibinden önce temerrüdün oluştuğu belgelendirilmediğinden reddi gerektiği kanaatine varılmış ve faiz yönünden istemin reddine karar verilmesi kanaatine varılmıştır....
İcra Dairesinin 2011/3218 Esas sayılı icra dosyasında takibe konulduğu, alacaklı Kenan Altıparmak tarafından dosyaya 07.03.2014 tarihli “ibraname” başlıklı belge sunulduğu, bu belgede ...’ın, söz konusu senedin teminat senedi olarak verildiğini yeni öğrendiği, alacağını haricen ...’dan tahsil etmesi nedeniyle takipten feragat ettiğini belirttiği anlaşılmış, davalı ... tarafından bu senede dayalı takibin iptali için Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/886 Esas sayılı dava açılmış, davanın mahkemece ibranamenin borcun itfa edildiğini gösteren belge olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, söz konusu borcun ödenip ödenmediğine dair davalı ... tarafından dosyaya belge sunulmadığı gibi söz konusu icra takibinin akibetinin de araştırılmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca yine bilirkişi raporunda, davalı ... tarafından masraf olarak yapıldığı kabul edilen 800.000,00 TL’lik ödemeye dair Kayseri 2....
Esas sayılı dosyasında sehven 6.705,59-TL olarak takibe konu edildiğini, davalı tarafın haksız itirazı dolayısıyla duran icra dosyasında itirazın iptali için taraflarınca İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava açıldığını, taraflarınca sehven yanlış tutarda icra takibine konu edilen 13.01.2020 tarih ve 6.705,59-USD bedelli faturadan önceki takibe eklenen 6.705,59-TL'nin düşümüyle kalan 5.848,09-USD hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıdığını, ilgili takibe davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde taraflarınca İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan tarafları, konusu ve davamıza konu takibin dayanağı aynı olan itirazın iptali davasının hali hazırda derdest olduğunu beyanla davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle duran İstanbul ...İcra Müdürlüğü......
de pilot olan davacının itibarının zedelendiğini, iki davalının da kötüniyetli olduklarını, alacağın temliki tarihinde davacının bir borcunun bulunmadığını, TBK' nun 188. maddesine göre, borçlu devri öğrendiği sırada devreden alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları, devralan alacaklıya karşı da ileri sürebileceğini, alacağı devralan ... aleyhine açtığı itfa ve zamanaşımı nedeniyle takibin iptali ve icranın geri bırakılması davası sonunda, ... 30. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... tarih ve... sayılı ilamı ile “Davanın kabulü ile, ... 30....
Esas sayılı dosyası ile hakkında icra takibine geçilen ipotek 2. dereceden tesis edilen sonrasında 1. dereceye yükselmiş olan işbu 90.000,00 TL tutarındaki ipotek olduğunu, dolayısıyla davacıların ifa nedeniyle takibin iptali talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerekmekte olduğu, mevcut durumda banka tarafından davacı şirket lehine kullandırılan ve ödenemeyen güncel kredi borcu için ... 5. İcra Müdürlüğünün ......
Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın iptali için Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/155 esas sayılı dosyası ile kısmi dava olarak itirazın iptali davasını açtıklarını, bu davada belirsiz alacak davası açılamayacağından bahisle kısmi dava olarak davanın kabul edileceği ve 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için dava değerini de artıramayacaklarından dolayı davanın harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL kısmi alacak miktarı üzerinden kabulüne karar verildiğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma olmadığından geri kalan alacak miktarı için iş bu alacak davasını açtıklarını, Bakırköy 5....
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılması ile iflasına karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ,dava harç, masraf ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Dolayısıyla, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılacağı gibi bir zorunluluk söz konusu değildir. Doğal olarak, icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması veya itirazın usulüne uygun olmaması tek başına takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olmasını gerektirmez. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş veya itiraz usulüne uygun değil ise, yetkinin kamu düzenine ilişkin kesin yetki olduğu haller hariç, takip artık yetki itibariyle kesinleşir. Alacaklı, genel yetkili tüm mahkemelerden borçlunun itirazının iptalini talep edebilir.(Yargıtay 11. HD'nin 06.12.2010 tarih, 2009/6465 - 2010/12510 E/K). Zira itirazın iptali davasının dava konusu takibin yapıldığı yer mahkemesinde açılması gerektiği yönünde bir yetki kuralı bulunmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 27.01.2016 tarih, 2015/9221 - 2016/1008 E/K)....
Diğer yandan tasarrufun iptali davalarına konu edilen taşınmaz devirleri bakımından davacı yanın bu konuda, banka ile borç ödeme protokolü tanzim edip protokol kapsamında yapılan ödemeler sonucunda tasarrufun iptali istemli davadan vazgeçileceği yönünde taraflarca düzenleme yapılıp, diğer taraftan protokol kapsamında ödemelerin kararlaştırılan şekilde yapılmaması ve diğer yandan tasarrufun iptali davasının ayrıca uzayan yargılaması ile 2010 yılında kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında dosyanın sürüncemede bırakılarak, fahiş faiz işletilmesi sebebiyle doğan zarar iddiasının da, davacının yukarıda belirtilen protokole aykırı tutumu karşısında yerinde olmadığı açıktır. Davalı bankaca başlatılan icra takiplerine davacılar tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle talep edilen temerrüt faizi kesinleşmiş olup, davacı tarafın bu yöndeki talebi yerinde bulunmamaktadır....


