WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Bu yönüyle uyuşmazlık İİK’nin 96 ve onu izliyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. Davacı, yokluğunda haczedilen araçlarla ilgili istihkak iddiasını icra müdürlüğüne verdiği 26.03.2010 tarihli dilekçe ile ileri sürmüştür. İcra Müdürlüğünce İİK’nin 96/2.maddesi uyarınca düzenlenen, 3.kişinin istihkak iddiasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirilmesine dair varaka) davalı alacaklı vekiline 14.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük yasa süre içinde itirazda bulunmadığından “istihkak" iddiasını kabul etmiş sayılır (İİK.Mad.96/2 ikinci cümle). İstihkak iddia edenin dava açması, 3 günlük hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur....

Bu durumda, mahkemece, alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine ve yargılama giderlerinden vekalet ücreti ve harcın da buna göre belirlenmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece; İİK'nin 99.madde uyarınca dava açmak için alacaklıya süre verilmesine ilişkin İcra Müdürlüğü işlemine ilişkin şikayet talebinin reddine, borçlu ve üçüncü kişinin baba oğul olması nedeniyle istihkak iddiasının reddine, karar verilmiş, hüküm davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi talebi ile şikayet başvurusuna ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, davacının ithal ettiği 51.000 kg lateks malzemenin, fason üretim için borçlu adresinde bulunduğu sırada, Kayseri 2.İcra Müdürlüğünün 2007/10300 Esas sayılı dosyasından haczedildiğini, haciz nedeniyle açılan istihkak davasının yargılaması sırasında, borçlu şirket iflas ettiği için takipler düştüğü ve açılan istihkak davasının da konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu aşamada dava konusu lateks iflas müdürlüğünce ihalede satılmak istenilince, davacı tarafından satın alındığını ve böylece dava bedele dönüştüğünden, ödenen bedel üzerinde yapılan istihkak iddiası, iflas masasınca red edildiğini belirterek, İİK”nun...

Mahkemece, davacı hakkında 3/11/2009 tarihinde ihtiyati haciz kararının uygulandığı, yine davacının açtığı istihkak davası hakkında da 08/10/2010 tarihinde kabul kararı verildiği, bu tarihte haksız fiili ve faili öğrendiği, davacının eldeki davayı 1 yıllık süre içerisinde açmadığı kabul edilerek davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre; davacı tarafça açılan istihkak davasında mahkemenin temyiz yolu açık olarak verdiği kabul kararı hakkında Yargıtay tarafından, 26/05/2011 tarihinde “miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle temyiz talebinin reddine” karar verildiği, istihkak davasının bu tarihte kesinleştiği, zararın varlığı istihkak davasının kesinleşme tarihi olan 26/05/2011 tarihinde anlaşılacağından, bu tarihe göre 1 yıllık dava açma süresi dolmadan 28/10/2011'de dava açılmakla, dava süresinde açılmıştır. Zaman aşımından ret kararı verilmesi doğru olmamış, işin esasına girilerek sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2007/8846 Takip sayılı dosyasından, 18.12.2009 tarihinde hava karardıktan sonra yapılan haczin geçersiz olduğunu belirterek öncelikle haczin iptalini, haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olması nedeniyle de istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir....

Davalı, davacı tarafından icra mahkemesine açılan istihkak davasının reddedilmiş olduğunu, o kararın bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini ayrıca borçlu şirket ile davacının adreslerinin aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, İ.İ.K m.97'de düzenlenen istihkak davası neticesinde verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğini, istihkak davası reddedilen davacının genel hükümler çerçevesinde dava açmasının mümkün olmadığı belirtilerek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından taraflar arasındaki ...Karar numarası ile görülen istihkak davasında, gider avansının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği ve davacının temyiz talebinin de hükmün miktar itibariyle temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddedilmesi üzerine hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır....

Davalı üçüncü kişi vekili, istihkak davasının yasal süresinde açılmadığını, müvekkili Bankaca hacizlere çok önceden itiraz edildiğini, istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığını, borçlunun Bankaya olan borcu nedeniyle kredi sözleşmelerinden ve Bankayı usulsüz işlemleriyle zarara uğratmış olması nedeniyle diğer alacakları üzerinde Bankanın rehin, takas ve mahsup etme hakkına sahip bulunması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ilişkin karar Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınmasi için bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca borçlunun bankaya olan borcunun dolayısıyla banka riskinin alacaklının alacak tutarından yüksek olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur....

Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi yerine, husumetten reddine karar verilmesi hatalı ise karar gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 8.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi yerine, husumetten reddine karar verilmesi hatalı ise karar gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 8.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu