ın şirket ortağı ya da yetkilisi olmadığı, üçüncü kişi tarafından yetkiye dair herhangi bir vekaletname sunulmadığı, haciz tarihinden itibaren üçüncü kişi tarafından süresinde yapılmış geçerli bir istihkak iddiası da bulunmadığından alacaklının istihkak iddiasının reddini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, istihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biridir. Haczin mevcut olup olmadığının, Mahkemece, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. UYAP sisteminden yapılan kontrolde; alacaklı vekili tarafından temyiz yoluna başvurduktan sonra 08.09.2021 tarihli dilekçe ile, alacağın haricen tahsil edilmesi nedeniyle hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır....
Davalı-alacaklı vekili, davanın 7 günlük süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, istihkak eden davacının ikametinde yapılan haczin en geç 11.04.2022 tarihinde öğrenilmesine rağmen, dava tarihine kadar davacı-üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nın 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesi ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiği, kararın 10.10.2022 tarihinde kesinleştiği, davacı-3.kişi tarafından ... Bakanlığı’na yönelttiği dilekçe ile kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Yedi günlük süre hak düşürücü mahiyette olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir....
in 12.12.2009 tarihli hacizle ilgili 18.12.2009 tarihli dilekçe ile istihkak iddiasında bulunarak ilgili belgeleri sunduğu,İcra Müdürlüğünün 26.1.2010 tarihli yazısı ile 3.kişinin istihkak iddiasının davalı alacaklı vekiline istihkak davası açıldıktan sonra 26.1.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı alacaklı vekili tarafından davacı 3.kişinin istihkak iddiasına üç gün içinde itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıdaki yasal düzenleme gereğince davacı 3.kişinin istihkak iddiası davalı alacaklı tarafından kabul edildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki haklılık duurumuna göre yargılama giderlerine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....
Somut olayda, dava konusu 10.08.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ........’ın 3.kişinin yetkilisinin eşi olduğu kendisi tarafından bizzat belirtilmiştir. Anılan şahsın, 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili 3.kişi şirketin temsilcisi olmadığı sabittir. Davalı 3. kişinin yetkili temsilcisi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasıda bulunmamaktadır. Bu durumda, Mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Mahkemece, mahcuzların satışının 1 yıl içinde istenmemesi nedeniyle haczin düştüğü, 20.12.2008 tarihinde işlemden kaldırılan takip dosyasının yenilenmediği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemiye İİK.nun 99. maddesine göre açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mahcuzlar 8.8.2007 tarihinde haczedilmiş, davacı alacaklı istihkak davasını 15.8.2007 tarihinde yasal süresi içinde açmıştır. İİK.nun 97/8 maddesinde, İİK.nun 106. maddesindeki sürelerin istihkak davası sırasında işlemeyeceği açıkça belirtilmiştir....
Mahkemece, mahcuzların satışının 1 yıl içinde istenmemesi nedeniyle haczin düştüğü, 20.12.2008 tarihinde işlemden kaldırılan takip dosyasının yenilenmediği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemiye İİK.nun 99. maddesine göre açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mahcuzlar 8.8.2007 tarihinde haczedilmiş, davacı alacaklı istihkak davasını 15.8.2007 tarihinde yasal süresi içinde açmıştır. İİK.nun 97/8 maddesinde, İİK.nun 106. maddesindeki sürelerin istihkak davası sırasında işlemeyeceği açıkça belirtilmiştir....
A.Ş. vekilinin tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği, vekaletnamesinde bu konuda yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda değinilen feragat nedeniyle davacı .... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK'nin 103. maddesi uyarınca haciz işlemi borçluya 05.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu tarafından 07.05.2015 tarihinde 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmuştur. İİK'nin 96-97. maddeleri uyarınca istihkak prosedürü işletilmiş ve İcra Mahkemesince verilen takibe devam kararı 3. kişiye 20.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen. 3. kişinin 7 günlük hakdüşürücü süre dolduktan sonra 29.06.2015 tarihinde istihkak davası açtığı anlaşılmakla, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenip sonuca gidilmesi isabetsiz ise de, davanın reddedilmiş olması nedeniyle karar sonuç itibariyle doğrudur. Süre, istihkak davaları yönünden bir dava koşuludur....
Mahkemece davalı 3.kişi tarafından haczedilen mehkullere yönelik istihkak iddiasında bulunulmadığı, İİK.nun 99. maddesi uyarınca açılan istihkak davası için ön koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Şti.nin 14.9.2009 tarihinde haczedilen dava konusu menkullere yönelik istihkak iddiası bulunmaması nedeniyle mahcuzlar üzerindeki haczin halen devam ediyor olmasına ve alacaklının istihkak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İsimli şahsın 3.kişi şirketin temsilcisi olmadığı ve dolayısı ile istihkak iddiasında bulunma yetkisi bulunmadığından dava koşulu yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava alacaklının İ.İ.K.'nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunan şahsın davalı şirket yetkilisi olmadığının anlaşılmasına göre, davalı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ../... -2- 2009/4151 2009/7388 2....


