"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2010/1674 Esas sayılı dosyasından 12.02.2010 tarihinde haczedilen mahcuzlarla ilgili davalı 3.Kişi ... ve Turizm Hizm. Ltd. Şti. temsilcisinin istihkak iddiasında bulunduğunu, haciz adresindeki işyerinin borçtan sonra davacıya devredilmiş olması nedeniyle 3.kişinin istihkak iddiasının İİK 44 ve BK 179.madde gereğince kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir....
Dava alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3.kişi elinde haczedilmesi üzerine 3.kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunmasıdır. 3.kişi tüzel kişi ise, tüzel kişilik adına istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organca ileri sürülebilir.Tüzel kişiyi temsile yetkili olmayan kişinin, haczedilen malın şirkete ait olduğu yolundaki açıklamaları şirket adına yapılmış geçerli bir istihkak iddiası sayılamaz. Somut olayda, dava konusu 12.01.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında ve hacizden itibaren İİK’nun 96/3.maddesinde belirtilen 7 günlük sürede davalı 3.kişi adına istihkak iddiasında bulunmuştur. Bu durumda alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir....
Mahkemece, İcra Hukuk Mahkemesi kararlarında finansal kiralama sözleşmesinin de muvazaalı olduğu belitilmiş ise de; bu kararların davalı bankanın muvazaalı işlemi bilerek ve isteyerek yaptığının kabulünü sağlamıyacağı, ancak istihkak iddiasının çözümünü sağlayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dava konusu alacak nedeniyle davacılar tarafından yapılan icra takiplerinde haczedilen mallarla ilgili istihkak iddiasında bulunulması üzerine, davacılar tarafından İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak iddiasının geçersizliğine ve menkullerin borçlu Paboy şirketine aidiyetine karar verilmesi istemiyle davalar açılmış, yapılan yargılamalar sonucu ... 2....
İcra Müdürlüğünün 2009/9730 sayılı takip dosyasından 13.4.2010 tarihinde haczerilen menkullerin borçluya ait olduğunu ileri sürerek 3. kişinin istihkak iddasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3. kişi, davada taraf ehliyeti bulunmadığını, işyerinin ... ... .'ne ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece haciz sırasında .... . lehine istihkak iddiasında bulunulduğu, davalının şahsi istihkak iddiasının bulunmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, dairemizin 29.3.2011 gün ve 2010/9878-2011/2806 sayılı ilamıyle haciz sırasında işyerinin kime ait olduğunun belirtilmediği, ancak ... ... 'ne ait vergi levhası sunulduğu bu haliyle alacaklı da istihkak iddiasında bulunulan kişi konusunda yanılgı yaratıldığı, davalının ... Ltd....
Mahkemece haczin borçlunun yokluğunda yapıldığı, davacı 3.kişiye borçlunun davaya dahil edilmesi için süre verildiği ve borçlunun davaya dahil edilmediği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK’nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için 3. kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasını kabul etmemiş olması gerekir. Borçlu, haczedilen malın 3. kişiye ait olduğunu bildirmiş, veya 3. kişinin istihkak iddiasının kendisine bildirilmesine rağmen verilen 3 günlük sürede itiraz etmemiş ise istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından borçlunun açılacak istihkak davasında davalı olarak gösterilmesi gerekmez, dava sadece alacaklı hasım gösterilmek suretiyle açılır....
Şubesi olarak kayıtlı olduğu, işletme devri nedeniyle 3. kişi şirketin BK 202. maddesi uyarınca borçlu şirketin alacaklılarına karşı sorumluluğunun devam ettiği gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı 3. kişi vekili temyiz etmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz....
Öte yandan İİK’nun 99.maddesine göre açılan istihkak davalarında kural olarak davalı istihkak iddiasında bulunan 3.kişidir.Alacaklı tarafından açılacak istihkak davasında istihkak iddia eden 3.kişinin davalı gösterilmesi dava koşulu olup İcra hakimliğince kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir.Oysa davalı ... Callut Doğru hacizli mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı olduğunu ileri süren 3.kişi olmayıp iştirak haczinin uygulandığı Adana 12.İcra müdürlüğünün 2006/3257 sayılı takip dosyasının alacaklısıdır.Davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Anılan sebeplerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine kabulu usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ : Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya (3.Kişi) iadesine, 08.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, Mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ise de; hüküm redde ilişkin olup, sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, gerekçesi değiştirilen kararın ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
KARAR Davacı alacaklı vekili, 17.02.2015 tarihinde haczedilen mallarla ilgili olarak davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece; borçlu şirket ile 3. kişinin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, borçlu ile 3. kişi arasında yapılan devir işleminin borcun doğum tarihinden sonra yapılması nedeniyle muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı 3. kişi vekili temyiz etmiştir....
Somut olayda, dava konusu 06.07.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında, 3. kişi yararına.... istihkak iddiasında bulunmuştur. Anılan şahsın, 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili ya da borçlu temsilcisi olmadığı sabittir. Davalı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda, Mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....


