WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Alacak borcu ödeyen malike geçer." hüküm gereğince rehinli taşınmaz malikinin borcu ödeyerek ipoteğin kaldırılmasını sağlaması halinde alacağın borcu ödeyen malike geçeceği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacının dosyada bulunan ve taraflarca itiraz edilmeyen ... bankasınca düzenlendiği anlaşılan belgeye göre, davacı tarafın babası tarafından kredi borcuna karşılık toplam 63.733,21-TL ödeme yaptığı, ipotekli taşınmaz maliki olan davacının ihtarname ve takip konusu borcu asıl borçluya ait koşullar içerisinde ödeme yaptığı, dosyaya sunulan ...' de davacı ipotek malikinin asıl borçlu sıfatını taşımadığı anlaşılmakla, anılan hüküm gereğince davacının ödemiş olduğu tutarı talep edebileceği, icra takibine konu borç takip tarihi olan 05/02/2019 tarihinde 52.000,00-TL asıl alacak olduğu, 262,00-TL çek masrafı ve ipotek fek harcının da talep edildiği ancak çek masrafı ve ipotek fek harcına ilişkin belge bulunmadığından, davanın kısmen kabulü ile ......

Alacak borcu ödeyen malike geçer." hüküm gereğince rehinli taşınmaz malikinin borcu ödeyerek ipoteğin kaldırılmasını sağlaması halinde alacağın borcu ödeyen malike geçeceği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacının dosyada bulunan ve taraflarca itiraz edilmeyen ... bankasınca düzenlendiği anlaşılan belgeye göre, davacı tarafın babası tarafından kredi borcuna karşılık toplam 63.733,21-TL ödeme yaptığı, ipotekli taşınmaz maliki olan davacının ihtarname ve takip konusu borcu asıl borçluya ait koşullar içerisinde ödeme yaptığı, dosyaya sunulan ...' de davacı ipotek malikinin asıl borçlu sıfatını taşımadığı anlaşılmakla, anılan hüküm gereğince davacının ödemiş olduğu tutarı talep edebileceği, icra takibine konu borç takip tarihi olan 05/02/2019 tarihinde 52.000,00-TL asıl alacak olduğu, 262,00-TL çek masrafı ve ipotek fek harcının da talep edildiği ancak çek masrafı ve ipotek fek harcına ilişkin belge bulunmadığından, davanın kısmen kabulü ile ......

Mahkemece, davaya konu taşınırların ipotek konulan taşınmazla birlikte tapuya eklenti olarak kaydedildiğinden taşınmazın bir parçası haline geldiği, taşınır haczine tabi tutulamayacağı, tapuda yapılan tasarrufun iptali için genel mahkemede dava açılabileceği icra mahkemesinde istihkak davası açılamayacağından ve danışıklılık iddiasının dar yetkili icra mahkemesinde incelenmeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir. 1.Eklenti, asıl şey malikinin isteğine ve yerel adetlere göre,işletilmesi korunması veya yarar sağlanması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Kural olarak, eklenti asıl şeyden ayrı olarak haczedilebilir....

'in taşınmaz maliki olduğu, davanın taşınmaz maliki tarafından açılması gerektiği, davacının ipotek alacaklısı sıfatı dışında başka bir sıfatının bulunmadığı, davalı banka lehine konulan 1. derece ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava hakkı bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı banka, davalı bankanın kredi müşterisine kredi açmış ve bu kredi teminatı olarak davalının kredi müşterisinin taşınmazı üzerine alt derecede ipotek tesis etmiştir. Davacı banka daha sonra davalının kredi müşterisine açtığı krediyi ödemiş ancak davalı banka kendisinin açtığı kredinin ödenmesi amacıyla teminat olarak aldığı iki ipotekten birini kaldırmış dava konusu ipoteği kaldırmamıştır....

Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Somut olaya gelince; az yukarıda vurgulandığı üzere 22.03.1965 tarihli ipotek yazısı 50.000 TL sınırlı üst sınır ipoteğidir....

Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30.01.2017 tarih, 2014/17930 Esas ve 2017/720 Karar sayılı ilamı ile; "davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu ve davada Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur....

GEREKÇE: Dava, TTK'nun 1472.madde hükmüne göre sigortalısı haklarına halef sıfatıyla özel nitelikli aracın genişletilmiş kasko sigortasından kaynaklı ödenen zararın rücuen tahsilini amaçlayan alacak davası niteliğindedir. ... plakalı hususi aracın davacı sigortacıya 11/10/2018- 11/10/2019 döneminde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı ... vekili, Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı ve hususi nitelikli araca davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarparak çift taraflı olarak gerçekleştirdiği kazada davalı yanın kusurlu olduğu savına dayalı davada davacının kaza nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, idarenin rücuen açtığı haksız eylemden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Başkanlar Kurulu Kararı ve Yargıtay Yasasının 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yüksek 4.Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı hakkında 750.000,00 TL asıl alacak için İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 995 Ada, 10 Parsel, 9 Nolu Bağımsız Bölüm için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu görülmüştür. Celbedilen ipotek resmi senetlerine göre; İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 995 Ada, 10 Parsel, 9 Nolu Bağımsız Bölüm üzerine ... ... İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarına karşılık 750.000,00 TL'lik dava dışı ...A.Ş. Lehine ipotek kurulduğu, daha sonra, 16.04.2021 tarihinde ... ...A.Ş tarafından ipotek hakkının davacıya devredildiği, ipotek veren taşınmaz malikinin davalı ... olduğu görülmüştür. ... ...A.Ş.'nin 19.02.2024 tarihli müzekkere cevabı incelendiğinde; ipoteğin ... ... İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarına karşılık alındığının tespit edildiği, firmanın ortağı ve kefil olan ... tarafından borcun kapatılması üzerine halefiyet gereği ipoteğin ...'...

Şayet iddia edildiği gibi TMK. m.194 anlamında açık rıza alınmamış ise bu ipotek işleminin geçersiz olduğu açıktır. Dolayısıyla, geçerli bir işlemin olmadığının kabul edildiği hallerde, malik olan eşin ölümünün bu işleme hukukilik kazandırması düşünülemez. Diğer bir anlatımla ölü olan bir işlem diriltilemez. Sağ kalan eşin mirasçı sıfatıyla hakları (TMK madde 240. ve 652) bulunmaktadır ve davacının bu davayı açtığı sırada var olan hukuki yararı yargılama sırasında davalı eşin ölümünden sonra da devam etmektedir. Bunun yanında halen ortada geçersizliği ileri sürülen bir ipotek bulunmaktadır. Bu nedenlerle, evlilik ölümle sona ermekle birlikte davanın konusuz kaldığını söylemek mümkün değildir. Aksi düşünce, davacının davasında haklı olup olmadığı hususunun araştırılmasına olanak sağlamadan, taşınmazın cebri icra ile satılması sonucunu doğuracak, bu durum ise büyük hak kayıplarına yol açacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2-2906 esas - 2017/1723 karar)....

UYAP Entegrasyonu