WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davalı dava konusu ipoteğin lehtarı iken bu ipotekle teminat altına alınan borcun davacılardan kefil ... tarafından ödenmesi üzerine düzenlenen alacak temlik sözleşmesiyle alacak ve alacağın teminatı olan dava konusu ipotek hakkı davacı ...'ye devredilmiştir. Davacı dilerse bu ipoteği paraya çevirebilir, dilerse ipoteği fek ettirebilir. Bu itibarla TBK'nun 596. maddesi gereğince ipotek haklarını borcu ödeyen kefile devreden davalı bankanın artık devrettiği ipotek üzerinde tasarruf hakkının kalmadığı ve bundan dolayı da davalı bankaya iş bu dava nedeniyle husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesini doğru bulmadığından saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 27.04.2017...

den satın aldığını ipotek resmi senedinde açıkça '' ....... bu taşınmazın tamamını ...Turizm Seyh. Reh. Hiz. San. ve Tic. A.Ş ile yapmış olduğu ticari ilişkilerden dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının ... Turizm ve İşlt. A.Ş.'nin doğmuş ve doğacak borçlarına kefil sıfatıyla 55.00,00- TL bedelle birinci dereceden ipotek ettiği''ni, bu nedenle terkini talep edilen ipoteğin TMK. 881. maddesi hükmüne göre herhangi bir borç alacak ilişkisinin kalmadığını ispat etmesi gerektiğini, zaman aşımının söz konusu olmadığını, süre geçmesinden sonra doğmuş olan alacağın sadece faizleri ipotek güvencesinden yararlanamayacağını, bu nedenle asıl alacağın zamanaşımına uğramayacağını, TMK 883, 884 kapsamında, ipotek taşınmaz malikinin terkin talep edebilmesi için alacağın sona ermesi gerektiğini, ipotek bedelini depo etmeden, ipoteğin terkinini talep edemeyeceğini, davacının İİK. madde 153 ve TMK. 885. maddelerindeki hukuki yollara başvurmadığını, davanın reddini savunmuştur....

İpotek, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla birlikte doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak için kurulabilir (TMK.m.881). Mevcut alacakları teminat altına almak için kurulan ipotek, anapara ipoteğidir. İlerde doğacak veya doğması muhtemel alacaklar için kurulacak ipotek ise üst sınır (azami meblağ) ipoteğidir. Eğer mevcut bir alacak için ipotek kurulmuşsa, alacağın geçerli olması gerekir. Zira, ipotekle alacak arasında çok sıkı bir birliktelik vardır. Alacak varsa ipotek kabul edilir. Ancak alacak doğmamışsa, hukuki nedeni dolayısıyla batılsa (BK.m.19/2, 20/1), ipotek tescil edilse bile hüküm ifade etmez ve rehinli alacaklıya icra takibi yoluyla alacağını elde etme yetkisi vermez. Vurgulanması gereken diğer bir husus, ipoteğin tescilinin tarafları bağlayacağıdır. Fakat söylendiği üzere ipotek, rehnin temin ettiği alacağın varlığı yönünden bir karine ya da delil oluşturmaz....

SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2016 NUMARASI : 2015/678-2016/166 Taraflar arasındaki dava, bina malikinin sorumluluğundan kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın işbölümü yönünden bir karar verilmek üzere Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 19.07.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

MOTORLU ARAÇLAR A.Ş'nin maliki olduğu 16 JR 6249 plakalı araç ile malikinin ... OTO KİRALAMA VE SERVİS A.Ş olduğu 16 NJ ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen hasar sebebiyle davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini talep edilmektedir. Sigortalı araç maliki ile zarara neden olduğu iddia edilen araç malikleri arasındaki hukuki ilişki gerçekleşen haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacının da halefiyete dayalı olarak dava açtığı gözönüne alındığında eylem her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmayıp,eylem haksız fiilden kaynaklanmaktadır.Bu durum karşısında davanın ticari nitelikte olmadığı gözetilerek; Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir....

İpotek TMK 881/1 uyarınca halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla birlikte, doğması kesin ve olası bulunan herhangi bir alacak için kurulabilir. İpoteğin maddi yönden doğumu, varlığı, miktarı, sona ermesi, alacak hakkına bağlıdır; güvence altına alınan alacağın hukuki durumu ve bu durumdaki değişiklikler doğrudan doğruya rehin hakkını da etkiler. İpotek, alacağa bağlı bir hak olduğundan alacağın sona ermesi ipoteğin de sona erme sonucunu doğurur. Bu durumda ipoteğin alacaklı talebi ile terkin edilmesi mümkündür. (TMK m.883/1) (Sirmen Lale A.):Eşya Hukuku 7. s.643,644). 7181 sayılı Kanun ile TMK’nın 883. maddesine eklenen düzenlemeden önce, ipotek süresini doğrudan düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. TMK’nın 858. maddesinde taşınmaz rehninin terkin yahut taşınmazın yok olması ile son bulacağı belirtilmiş, TMK’nın 884. maddesi ile de alacak sona erince taşınmaz malikinin ipoteğin terkinin isteyebileceği düzenlenmiş olup süreli ipotek hakkında bir hüküm öngörülmemiştir....

İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasında anlaşmanın (rehin sözleşmesi) olması ve bunun Türk Medeni Kanununun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir. İpotek taşınmaz malikinin kendi borcu için konulabileceği gibi taşınmaz maliki ipotekle üçüncü bir kişinin borcunu da teminat altına alabilir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehinin kaldırılmasını dava yolu ile mahkemeden isteyebilir. Somut olayda; ipotek 3074 parsel üzerindeki yapının kat irtifakına göre 8/248 arsa paylı 15 numaralı mesken kaydına davalı yararına ve fakat taşınmazın önceki maliki Haluk Taşkıran’a ait 40.000.000.000 Lira borç nedeniyle bir yıl süreli ve faizsiz olarak konulmuştur. Davacı dava konusu taşınmazı ipotek tesisinden sonra 01.12.2004 tarihinde satış suretiyle ve fakat ipotek mükellefiyeti ile edinmiştir....

Mühendislik LTD ŞTİ'nden alt taşeron olarak elektrik ve mekanik tesisat işi aldığı, alt taşeron olarak yapmış olduğu iş bedelini tahsil edemeyince davalı arsa sahibi şirket aleyhine geçici ve kesin ipotek tescili için dava açtığı ve taraflar arasındaki ihtilafın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından alt taşeron olarak kendisine iş veren dava dışı ....... Mühendislik LTD ŞTİ aleyhine İstanbul Anadolu .... ATM ...... esas sayılı dosyasında alacak davası açtığı, yargılamanın halen devam ettiği, iş bu davanın davalısı olan ....... Mühendislik LTD ŞTİ'nin cevap dilekçesi ile alacağın varlığını kabul etmediği ve bu bağlamda davacı tarafın geçici ve kesin inşaat ipoteğine konu ettiği alacağa çekişmeli olduğu anlaşılmıştır....

A.Ş.’ ne kullandırılan kredilerin vadelerinde ödenerek tasfiye edildiği, TMK’ nun 883. maddesi gereği alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin alacaklıdan ipoteğin terkinini isteyebileceği, ipotek konusu borç ödenmiş olduğundan ipoteğin fekki için davalıya ihtirazi kayıtla ödenen 1.200.000.000 TL’ nin istirdatı için girişilen takibin haklı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçeleri ile itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı olan davalının maliki olduğu aracın, yeterli sürücü belgesi bulunmayan sürücü tarafından kullanılırken 3. şahsın aracına hasar verdiğini ve hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 3. şahsa ödenen 5.750 YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacıya sigortalı araç malikinin belediye aleyhine açtığı davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu