WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamayacaktır. Davacı tarafın halefiyet yolu ile dava hakkı bulunmamakta ise de davacı vekilinin 07/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, dava dışı sigortalısı ile arasında imzalanan ibraname başlıklı belgeden sigortalının hasardan dolayı her türlü rücu hakkını davacıya devir ve temlik ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının TBK’nun 163. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir....

Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının müvekkilinin dava konusu "........... Park" markasını, "..........." ismini koyduğu inşaat projesinde haksız ve hukuka aykırı tecavüz teşkil etmesi nedeniyle, davacı hakkında Mahkememizin ........... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının işbu davada haklı gerekçeleri olmaması nedeniyle müvekkiline karşı huzurdaki davayı açtığını, davacının söz konusu marka bakımından öncelik hakkının bulunduğunu ve bu markayı meşhur ve maruf hale getirdiğini iddia etmekte ise de, bu durumun somut olaylar zinciri ve hukuki anlamda herhangi bir haklılığının bulunmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Asıl davada uyuşmazlık konusu, markaya tecavüzün kaldırılması, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı taleplidir....

Bu nedenle bilirkişilerin, veraset ilamının aksini kanıtlamaya elverişli -hukuken geçerli sayılacak nitelikte- somut belge ve kanıtlara dayanmadan, bu ilamda soybağı açısından kopukluklar olduğu, davacının Sokullu Mehmet Paşa'nın soyundan geldiğinin şüpheli bulunduğu yolundaki görüşleri soyut iddiadan ileri gidememektedir. Öyle ise mahkemece, bilirkişilerin soyut-varsayıma dayalı görüşlerini içeren raporlarına itibarla -veraset ilamının aksine- davacının Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ile soy bağının kurulamadığı gerekçesi isabetli değildir. 2- Şimdi de bu davada, "evladiyetin tespiti konusunda daha önce verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş bulunan mahkeme kararlarına dayanılarak davacının vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilip verilemeyeceği, davacı ile vakfeden arasında soybağının kanıtlanıp kanıtlanmadığı" hususunda Yargıtay 18.Hukuk Dairesi ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlığa değinelim....

Doktrinde de, gerek …'nın, "gelirin, sahibi tarafından hukuken talep edilebilir hale geldiği anda, ekonomik tasarruf imkanının da karine olarak doğmuş sayılması" gerektiği ve gerekse (2006 haziran-vergidünyası. com.tr'de yayımlanan bir makalede); menkul sermaye iratlarında vergiyi doğuran olayın iradın elde edilmesi olduğu, iradın elde edilmesi konusunda ise genel kuralın hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğması ile gerçekleşeceği ve bu anlamda, menkul sermaye iratlarının elde edilmesi ile ilgili olarak ya genel kurul tarafından kâr dağıtım kararı alınması ya da kar dağıtım kararı alınmadığı durumlarda, kârın fiilen dağıtılması neticesi fiili ve ekonomik tasarruf meydana gelmiş sayılacağı belirtilerek, karın fiilen dağıtıldığı tarihte "elde etme" meydana gelmiş olacaktır, anlayışı benimsenmiştir....

Doktrinde de, gerek …'nın, "gelirin, sahibi tarafından hukuken talep edilebilir hale geldiği anda, ekonomik tasarruf imkanının da karine olarak doğmuş sayılması" gerektiği ve gerekse (2006 haziran-… com.tr'de yayımlanan bir makalede); menkul sermaye iratlarında vergiyi doğuran olayın iradın elde edilmesi olduğu, iradın elde edilmesi konusunda ise genel kuralın hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğması ile gerçekleşeceği ve bu anlamda, menkul sermaye iratlarının elde edilmesi ile ilgili olarak ya genel kurul tarafından kâr dağıtım kararı alınması ya da kar dağıtım kararı alınmadığı durumlarda, kârın fiilen dağıtılması neticesi fiili ve ekonomik tasarruf meydana gelmiş sayılacağı belirtilerek, karın fiilen dağıtıldığı tarihte "elde etme" meydana gelmiş olacaktır, anlayışı benimsenmiştir....

Belediyesinin 03/02/1960 tarih ve 82 nolu yazısı ile tapu kütüğünün iktisap sütununa “cebri tescil” yazılmak sureti ile bornova belediyesi adına tescil edildiği, 26/03/1972 tarihinde üç kısma ayrılarak 238 ada 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin oluştuğu, bunlardan 5 sayılı parselin 37543 m² yüzölçümü ile ......

Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu ...’ın, 1964 yılından beri "Marmaris Büfe" adı altında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin çabaları ile tanınır hale gelen “Marmaris Büfe” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil ettirildiğini, müvekkili şirketin “Marmaris Büfe” markasının tescilinin, davalı şirketin tescilinden önceye dayandığını, bu durumun İstanbul 2....

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz....

Buna göre; her ne kadar birleşen dava tarihi itibariyle, davaya konu faydalı modelin 2022 yılına ait yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz hale geldiği anlaşılmışsa da, davacı-birleşen davalının süresi içinde telafi ücreti ödeyerek söz konusu faydalı modeli SMK m.145/1 hükmü yollaması ile uygulanması gereken SMK m.101/4 hükmü uyarınca geçerli hale getirdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte; faydalı modelin geçersizliğine ilişkin ... ilanı birleşen dava tarihinden sonraki tarihli olup, birleşen dava tarihi itibariyle birleşen davacının, davaya konu patentin ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz hale geldiğini bilmesi veya bilebilmesi objektif olarak kendisinden beklenemez....

Nolu fatura ile, rehin borcu vekil eden tarafından ekte sunulan çekler ile tamamen ödendiğinin ve sözleşme kapsamında ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve/veya ... Tekstil İthalat ve İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin rehin alacaklısı davalı Bankaya ve ...'in de davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne herhangi bir borcu olmadığının tespitine, rehin sözleşmesi kapsamında herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile Banka'nın, olmayan bir borcu temlik etme hakkı ve yetkisi olmadığının tespiti ile Davalı Banka tarafından yapılan temlik sözleşmesinin, olmayan bir borç temlik edildiği için, temlik sözleşmesinin hükümsüz olduğunun tespitine ve iptaline, 10/01/2009 tarih ve 2009/149 Sayı ile ... Ticaret Sicil Memurluğu'ndaki İşletme Rehni Tescilin hükümsüzlüğüne ve/veya terkinine karar verilmesine ve huzurdaki davanın açıldığı an itibari ile derdest herhangi bir icra takibi bulunmadığı, ancak her eylemi ile kötü niyetli olduğu açık olan davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu