WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Ana dava; davalıların davacı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti men'i ile tazminat talebine yönelik, karşı dava ise; davacı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. Mahkememizce öncelikle çözülmesi gereken husus hükümsüzlük iddialarıdır. Davalı/karşı davacı taraf bu iddiasını öncelikli hak sahibi olma iddiasına ve kötüniyetli tescile dayandırmıştır. Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nun 7/1 ve 6/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tescil ile marka korumasının başlayacağı yönündeki ilkenin istisnasının kullanım yolu ile marka hakkının elde edilmesi olduğu, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan piyasada maruf hale getiren ve marka üzerinde hak elde eden kimsenin tescil sahibine karşı bu hakkını hükümsüzlük davası yolu ile ileri sürebileceği kabul edilmektedir....

a ait ... sayılı ve ... sayılı marka tescillerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yargılama esnasında yapılacak olan hesaplamaya göre değiştirilmek üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, marka tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başlandığı tarihten itibaren, merkez bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

a ait ... sayılı ve ... sayılı marka tescillerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yargılama esnasında yapılacak olan hesaplamaya göre değiştirilmek üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, marka tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başlandığı tarihten itibaren, merkez bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

ile olan sözleşmesini haklı olarak fesih etmek zorunda kaldığını, davacı, fesih sonrasında; Mal bedeli borcu bulunmadığını, Ariyetlerini iade aldığını, Kendisi ve davalıca tespiti mümkün bir alacağı olmadığını (dava dilekçesinden de belli ne için ne kadar olduğu dahi belirlememiş ve 8.699,00 TL ödesin demiştir) “Bayilik ilişkisinin kurulduğu 2004 yılında verilen ve sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar hiçbir risk doğmadığı için aynen muhafaza edilen” btm nakte çevrilmiştir....

ile olan sözleşmesini haklı olarak fesih etmek zorunda kaldığını, davacı, fesih sonrasında; Mal bedeli borcu bulunmadığını, Ariyetlerini iade aldığını, Kendisi ve davalıca tespiti mümkün bir alacağı olmadığını (dava dilekçesinden de belli ne için ne kadar olduğu dahi belirlememiş ve 8.699,00 TL ödesin demiştir) “Bayilik ilişkisinin kurulduğu 2004 yılında verilen ve sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar hiçbir risk doğmadığı için aynen muhafaza edilen” btm nakte çevrilmiştir....

sayılı kararı ile 496 ada 72 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile mera vasfı ile tesciline dair verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 09/02/2010 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine davacının tazminat istemli bu davayı 07/02/2011 tarihinde açtığı dosya kapsamı ile sabittir. İddianın içeriğine ve ileriye sürülüş biçimine göre dava; mülkiyet hakkının yitirilmesi nedeniyle ... aleyhine TMK’nın 1007. maddesine dayalı, taşınmazı satan ... Belediyesine karşı ise zapta karşı tekeffül hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkindir....

Şti.) istasyonun kurulu olduğu taşınmazın maliki olduğu durumu ile birlikte dikkate alınıp değerlendirildiğinde; Rekabet Kurulunun işbu kararı uyarırca, taraflar (Malik/Bayi - Dağıtıcı ) arasındaki hukuki ve iktisadi ilişki bütünlüğü, diğer bir ifade ile dikey anlaşmalardan dolayı 4054 sayılı kanunun 56. maddesi gereğince söz konusu 19.06.2007 tarihli intifa hakkının 5 yılsonunda fiilen ve hukuken sona ereceği, geçersiz hale geleceği, dolayısıyla 03,12.2010 tarihli eski bayilik sözleşmesinin de sona ereceği ve bu durum karşısında, her iki tarafın (davacı ve davalı yanın) rızası ile Rekabet Kurulu'nun kararına uygun olarak dava konusu olan 20.08.2912 tarihli 5 yıl süreli yeni bayilik sözleşmesinin taraflarca akdedilip ticari ilişkinin devam ettirildiğinin kabul edilmesi gerekir görüş ve sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda; taraflar arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden dava konusu protokol ve bayilik sözleşmesi ile Davacı (......

Ceza Dairesi oy çokluğu ile verdiği kararında hükme esas alınan delilleri değerlendirirken ByLock kullanıcı olduğuna dair delilin 'atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması' şeklinde bir gerekçe ile dosyaya temyiz aşamasında gelen ByLock Tespit ve Değerlendirme Raporunun duruşmada okunmadan hüküm kurulduğundan CMK’ nın 217. maddesine aykırılık tespiti yapmıştır....

Anonim Şirketi hakkında haksız rekabet ve marka hakkının kötüye kullanılması nedeni ile maddi tazminat ve fazlaya ilişkin tüm diğer hakları saklı kalmak kaydı ile; usul ekonomisi ilkesi ve bağlantılı davalar olduğu dikkate alınarak İstanbul 2. FSH Hukuk Mahkemesi nezdindeki 2017/486 E. sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine, davalı ...’ne ait 2016/21028 no’lu tescilli markaya ilişkin başvurunun kötü niyetle yapılmış olması, müvekkiline ait tescilli marka ile benzer ve aynı mal ve hizmet sınıfında yer alması ve müvekkiline ait tescilli markanın tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar sağlaması nedeni ile 2016/21028 no’lu marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar vermesi ile marka tescilinin sicilden terkin edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

e bıraktığını ifade ettiği, el yazılı vasiyetnamede hangi taşınmazların bırakıldığı açıkça gösterilmediği, vasiyetnamenin murisin eli ürünü olup olmadığının belirlenemediği ve yerel bilirkişi ile taraf tanıklarının da vasiyetname hakkında bilgileri olmadığını beyan ettikleri, ayrıca, bu vasiyetnamenin düzenlenmesinden 4 ay sonra murisin bu sefer aynı taşınmazlara yönelik ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlediği,bu halde murisin sonraki tasarrufları ile dava konusu taşınmazlar hakkında vasiyetle bağdaşmayan tasarruflarda bulunmasından dolayı vasiyetnamenin hükümsüz hale geldiğinin açık olduğu, kök muris ... ...'...

UYAP Entegrasyonu