Mahkemece, doğrudan yada komşuluk hukukundan; kaynaklanan elatmanın gerçekleşmediği, imar yasasına aykırılığın ise idari mercilerin görev alanında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.55.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava konusu taşınmazın 25 No.lu plan ile imar uygulamasına alındığı, ilk senet yüzölçümü 9125 m² iken 2281 m²lik kısmının ada dağıtım cetvelinde yola terk olarak ayrılıp kalan 6844 m²lik kısmının imar adalarına tahsis edildiği, yola terk olarak ayrılan bölümün tapuda malikleri adına yaşamaya devam ettiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 06.02.1967 tarihinde 25 No.lu imar planına tabi olduğu şerhinin ve 23.02.1968 tarihinde yola gideceği şerhinin işlendiği, dava konusu 2281 m²lik kısmın fiilen yol olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. 3....
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 201 ada 11 parsel sayılı taşınmaz 1989 tarihinde imar uygulamasına tabi tutulmuş, Düzenleme Ortaklık Payı kesildikten sonra 2 pafta 3085 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacılara 214/460 pay karşılığı 187 m2 yer verilmiş, bu parsel 1999 yılında yeniden imar uygulamasına tabi tutularak 3535 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacılara 7/20 hisse karşılığı 146,39 m2 pay verilerek, eksik verilen 40,61 m2 bedele dönüşmüştür. Davacı taraf dava dilekçesinde, maddi vakıayı yukarıda belirtildiği gibi açıkladıktan sonra, fazlaya dair hakkını saklı tutarak kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası açtıklarını beyan etmiş ise de; hukuki nitelendirme hakime ait olup, dava; imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacılar payına Belediyece takdir edilen bedelin arttırılması istemine ilişkin olup, davalı Belediyeye karşı husumet yöneltilmesi doğrudur....
Her ne kadar Kamulaştırma Kanununun 35.maddesi uyarınca mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davacının hissedar olduğu 1107 (kök) parsel sayılı taşınmazda 1986 yılında yapılan imar uygulaması sırasında Düzenleme Ortaklık Payı kesildikten sonra geriye kalan kısım için davacılar murisine imar planında kısmen yol olarak ayrılan beyanlar hanesinde yol olduğu açıkca gösterilen ve tamamı fiilen yol olarak kullanılan dava konusu 2647 ada 1 (eski 5942) parsel sayılı taşınmazdan hisse verildiği anlaşılmıştır....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesi bulunduğunu, dava konusu taşınmazda 19.03.2005 tarihinde imar uygulaması yapıldığını ve tahsise konu yerin imar planına göre konut alanında kaldığı, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğunu, tescil isteğinin kabulü için gerekli yasal koşulların oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Hâl böyle olunca, çekişme konusu 297 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların imar öncesi olan 485 parsel sayılı taşınmazın 335424/614400 payının mirasbırakandan davalı ...’a devredildiği gözetilerek, gerekirse uzman bilirkişilerden rapor almak sureti ile mirasbırakandan satış yolu ile temlik edilen payların imar sonrası oluşan hangi parsele ne miktarda pay gittiği belirlendikten sonra ( hangi miktarın iptal edileceği belirlenerek) bu miktar üzerinden davacıların miras payı oranında iptal- tescil hükmü kurulması gerekirken davalı ...’a intikalen geçen 22188/614400 payın da kabul kapsamına alınması doğru değildir. Kabule göre de, mirasbırakandan sonra 27.07.2005 tarihinde eşi ...’nin de öldüğü anlaşılmakla, yeni veraset ilamı temin edilerek hüküm kurulması gerekirken, nüfus kayıtları esas alınarak belirlenen pay oranlarına göre hüküm kurulması da doğru değildir....
Bozma ilamı uyarınca yapılan keşif sonucu hazırlanan 09.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından taşınmazda yapılan imar ve ihya işlemleri için harcanılan bedelin 110.000 TL, taşınmaza dikilen fidanların bedelleri ile bakım, damlama sulama tesisi ve elektrik tesisatı giderlerinin ise dava tarihi itibariyle toplam 94.536 TL olduğu bildirilmiştir. Buna göre, mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafça ileri sürülen iddiaların ispatlanmış olduğu gözetilerek, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu olmayan (ve ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan) imar ve ihya giderleri esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Ne var ki; dava konusu taşınmazın 26.01.2011 tarihinde imar işlemi kapanarak yeni parsellerin oluştuğu anlaşılmaktadır. ... sicil kaydı oluşturulabilmesi için davanın imar parselleri üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken sayfası kapatılan eski kadastral parsel üzerinden karar verilmiş olması isabetli değil ise de, bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 1. bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına ve yerine ''Davanın kabulü ile ... ilçesi ... Mah. (eski 186) yeni 115 ada 2, 122 ada 2, 123 ada 1 ve 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki ... oğlu ...’ün, “...” olan soyadının nüfus kaydına uygun olarak “İçöz” olarak tashihen tesciline” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
sınırlarından çıkarılarak, 14.04.2008 ve 26.04.2012 tarihinde 394 ada 4 ve 6, 395 ada 1, 397 ada 3 ve 5 parsel numarasıyla imar uygulamasına tabi tutulmuştur. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 74 ada 30 parsel sayılı taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında davalı taşınmazın imar uygulaması sonucu 394 ada 6 ve 397 ada 3 parseller olduğunu belirterek talebini 394 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 44701/72389 hissesi ile 397 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 26141/31721 hissesinin adına tescili istemiyle ıslah etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 397 ada 3 parsel sayılı taşınmazda tescil harici bırakılan 261,41 metrekare ile 394 ada 6 parsel sayılı taşınmazda tescil harici bırakılan 447,01 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir....
kaldırılarak … ada, … parsel sayılı taşınmaza taşınan vergi dairesi kullanımı sonucu, … ada, … parsel sayılı taşınmazda küçültülen lise alanına eşdeğer alan oluşturulmasına yönelik davalı idare işlemlerinin imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve kamu yararına aykırı olduğunun yargı kararıyla ortaya konulması karşısında, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir....


