WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Dosya içerisindeki tapu kayıtları ve resmi satış senetlerinden davacının dava konusu taşınmazda davalıdan önce 15.11.2007 tarihinde imar uygulaması ile 19/174 pay sahibi olduğu, daha sonra 25.11.2012 tarihinde de ...'tan 5/58 (15/174) pay satın aldığı, davacının son tapu kaydında tevhit şerhi düşülmeden satış sonucu 34/174 pay sahibi olduğu belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının 15.11.2007 tarihinde imar uygulaması ile elde ettiği 19/174 pay ile 25.11.2012 tarihinde ...'tan devraldığı 5/58 (15/174) payın tevhidi sonucu tapuda 34/174 pay sahibi olup olmadığı, başka bir deyişle davacının davalıya pay satımından önce dava konusu taşınmazda paydaş olup olmadığı hususu araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....

İmar Planı kapsamında, kısmen de 1/5000 ölçekli ... İmar Planında Çöp tasfiye alanında yer almakta olduğu belirtilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazda yapılacak inceleme sonucunda kamulaştırılan yerin 1/1000’lik planda kalan kısmının belirlenerek arsa olarak; 1/5000 ölçekli ... İmar Planı kapsamında kalan kısmının ise tarım arazisi niteliğinde kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması gerekirken, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına da aykırı olarak arazi değerlendirmesini esas alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi, 2-Kabule göre de; Aynı kamulaştırma nedeniyle aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda (Bursa 6....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosya kapsamında bulunan Bilirkişi Raporu’na göre taşınmazda yapılan tadilatın sundurma niteliğinde olduğunun belirtildiği ve sanığın etrafı açık sundurma yapma şeklindeki eyleminin, imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla; tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek; yapılan incelemede; Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Jeoloji mühendisi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki evin sert zemin üzerinde olduğu, taşınmazda yüzeye çıkmış kaya birimlerinin olduğu, bu kayaların volkanik malzemelerden olduğu, dışarıda toprak çekerek bahçenin oluşturulduğu, bu niteliği itibariyle nizalı taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilmesi için imar-ihya edilmiş olması gerektiği, İmar-ihyaya muhtaç taşınmazın üzerine sadece bina yapmanın, toprak getirerek ağaç dikmenin taşınmazın imar-ihya edildiği anlamına gelmeyeceği gibi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın imar-ihyasına keşif tarihi itibariyle 29-30 yıl önce ağaç dikilerek, toprak işlemesi ve teraslama yapılarak, kuru taş duvarla etrafının çevrilmesiyle başlandığının belirtildiği, imar-ihyanın tamamlanma tarihinin açıkça belirtilmediği, yine uzman bilirkişi tarafından incelenen 1957, 1971 ve 1987 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda kullanım olmadığı belirtildiğinden, her ne kadar bilirkişi raporunda imar-ihyaya...

Yargıtay 8.Hukuk Dairesince: “…Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa nitelikli 942 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu, taşınmazın beyanlar hanesinde muhtelif sayıda yapıların dava dışı kişilere ait olduğuna dair şerhin bulunduğu, davalılar murisi Mehmet Uzun adına 219 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda 17.7.1986 tarihli tapu tahsis belgesinin bulunduğu, taşınmazın İstanbul Belediyesi adına kayıtlı olduğu, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalılara ait yapının 2.17m² davacıların taşınmazına tecavüzlü olduğu, taşınmazların bulunduğu mahalde 23.03.1998 tarihinde imar uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır. 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 kapı numaralı ve davalılar mirasbırakanı tarafından inşa edildiği anlaşılan yapının davacı taşınmazına tecavüzlü olduğu açıktır…taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluşup oluşmadığı araştırılmadığı gibi çekişme konusu 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davalıların mirasbırakanı Vasfiye Uzun'a ait olduğu belirtilen...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın dava konusu taşınmazda pay sahibi olduğu ve “binanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhit tarafından yapıldığı” yönündeki savunması ve 02/10/2014 tarihli encümen kararında dava konusu binada ruhsat ve eklerine aykırılıktan yapı sahibi... ve sanık ... ile yapı müteahhidi BLN Yapı İnş. Ltd....

Diğer taraftan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Ek-1 Gösterimler başlığı altında yer alan Ek-1ç nazım imar planı gösterimleri ve Ek-1d uygulama imar planı gösterimleri içerisinde "sosyal tesis alanı", "kültürel tesis alanı" ve "ibadet alanı" şeklinde ayrı ayrı gösterimlere yer verildiği ve anılan Yönetmelik ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde söz konusu işlevlerin ayrı ayrı tanımlandığı görülmektedir. Bu durumda, sosyal tesis, kültürel tesis ve ibadet alanı işlevlerinin her birinin nazım ve uygulama imar planı ölçeğinde kendine ait lejantının bulunması ve farklı sosyal donatı ihtiyacını gidermeye yönelik işlevler olması karşısında, tek bir taşınmazda karma kullanıma yönelik planlamanın imar mevzuatına ve planlama tekniklerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır....

Stadyumunun yer aldığı ... ada ... parsel sayılı taşınmazda öngörülen spor alanı kullanımının, ......

ın da 21.07.1988'de 210/18666 pay satın alma suretiyle taşınmazda paydaş olduğu; 1993 yılında yapılan imar uygulamasında ...'ın payına karşılık kendisine 8 sayılı imar parselinin tahsisen tescil edildiği, ...'ın 1990 yılında inşa ettiği evinin büyük kısmının da 8 sayılı imar parselinde, küçük bir kısmının ise dava dışı kişiye ait komşu 9 sayılı imar parselinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı-karşı davacı ... ana kadastral parselde paydaş iken evini inşa ettiğine göre, söz konusu evin payla bağlantılı olarak inşa edildiği, sonradan payını kayden satıp taşınmazla mülkiyet ilişkisini kesmesiyle, ev yönünden de artık bir hakkının kalmadığı, böylece 3194 Sayılı İmar Yasa'sının 18. maddesinin uygulama yeri de bulunmadığı kabul edilmelidir. Diğer taraftan, temliken tescil isteği kişisel bir hak olup, ancak yapının inşa edildiği andaki taşınmaz malikine karşı ileri sürülebileceği tartışmasızdır. Öte yandan, bilirkişilerce keşfen belirlenen değerler karşısında, TMK.'...

in ise hissesi karşılığında üzeri boş olarak elde edilen 30354 ada 14 parselde hisseli dağıtım gördüğü, 2885 ada 76 parsel sayılı taşınmazda ... tarafından yapıldığı iddia edilen yapının 13 parselde kaldığı, bilahare davacı ölen ... tarafından ... 1. İdare Mahkemesinin 2008/2079 Esas sayılı açılan davada ... Belediye Encümeninin 26.05.1987 tarih ve 3287 sayılı Kararının davacının evinin bulunduğu 30352 ada 13 ve dağıtım gördüğü 30354 ada 14 parsele ilişkin kısmının iptaline karar verildiği ve derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, imar parsellerinin dayanağını teşkil eden idari işlemin iptal edilmesiyle imar parsel sicil kayıtlarının illetten mücerret hale geleceği ve yolsuz tescil durumuna düşmesi sebebiyle iptali gerekli sicil oluşturacağı tartışmasızdır....

UYAP Entegrasyonu