WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Köyü 546 ada 1 sayılı imar parselinin ne kadar miktarının 1812 sayılı 2/B madde parselinden, ne kadarının yol alanından ve ne kadar miktarının 1811 sayılı parselden geldiğinin hesaplattırılmak suretiyle düzenleyeceği krokili ek rapor alınması, bundan sonra 6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan taşınmazlar hakkında 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre imar uygulaması yapılamayacağı ve Hukuk Genel Kurulunun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655/1003 sayılı kararında kabul edildiği gibi, kamu malı niteliğindeki taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkisi bulunmadığı gözetilerek, 1812 sayılı 2/B madde parselinden gelen ve miktarı belirlenen bölüme yönelik Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir....

uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduklarının,dava konusu taşınmazda 1/1000 lik imar planına göre imar uygulaması yapılmışsa imar uygulamasına ilişkin şuyulandırma cetvelleri ve krokilerinin ve taşınmazın bulunduğu bölgede fiili imar uygulanmasına başlanmış ise DOP kesintisinin hangi oranda yapıldığının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulduktan, 3-Dava konusu taşınmaz ile somut emsalin şehir hali hazır haritasında konumları, birbirlerine olan uzaklıkları ve Kaymakamlık, Belediye Binası, Adliye, vb. ticari nitelikte olan yerlere olan mesafelerinin fen bilirkişisi tarafından işaretlettirildikten, Sonra, alınacak cevaplarla birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; her ne kadar ilk derece mahkemesince, dava konusu satış işleminin imar uygulamasından sonra olduğu ve imar uygulamasından sonra dava dışı ...'ün taşınmazda fiilen kullanılmakta olduğu bir yer olmadığı belirtilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava konusu yerde bağımsız ve müstakil kullanılan bölümler bulunduğu dinlenen tanık beyanları ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Bu bağımsız bölümler ayrı ayrı tapularla maliklerine aitken Isparta Belediyesinin 14/05/2013 tarih ve 608 nolu kararı ile yapılan imar uygulaması sonucu tevhit edilerek tek tapuda paylı mülkiyete konu olmuştur. İmar uygulaması sonucu oluşan 8551 ada 5 parselin evveliyatı, ...,... ve 39 parseldir. 492 ada 39 parsel imar uygulamasından önce müstakilen davacı ...'a ait olup üzerinde tek katlı ev bulunmaktadır. İmar uygulamasından sonra da ...'ın müstakil evde kullanımı devam etmiştir....

K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 75 ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın ilk iki katının davalı ve davacılarla birlikte, 3. ve çatı katının ise davacılar tarafından inşa edildiğini belirterek muhtesatın aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yapıların projeye aykırı yapıldığı, yapının ekonomik değeri olmadığı gibi kamu düzeni ile ilgili imar yasasına aykırı yapılan yapının aidiyetinin tespitinin kanunu dolanmak olacağından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

planları olduğu, alanla ilgili öncelikle imar planlarının yapılması, sonrasında bu plana uygun parselasyon yapılmak suretiyle gerekli sosyal ve teknik altyapı donatısının kamuya kazandırılması ve imar parsellerinin ortaya çıkarılması, akabinde de imar parseli haline gelen alanla ilgili yapı ruhsatı alınıp inşaat tamamlandıktan sonra yapının iskan izni ile kullanıma açılması gerektiği, dolayısıyla imar planları yapılmadan bölge yapılaşmaya açılamayacağı gibi yürürlükteki imar planına dayalı mevcut bir yapılaşmanın bulunduğu alanda yapılaşma bakımından meri planda öngörülmeyen farklı bir istek ve gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda da imar mevzuatına uygunluğun sağlanması ve altlık teşkil etmesi için öncelikle imar planının bu duruma göre düzenlenmesi gerektiğinin açık olduğu, nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 3. maddesinde hüküm altına alınan "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz...

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacının maliki olduğu taşınmazda 15.04.1993 tarihinde imar uygulaması yapılarak taşınmazın bir bölümünün Hurma Mahallesi 7471 ada 3 parsel sayılı taşınmaza gittiği, müvekkilin pay sahibi olduğu 3 parsel sayılı taşınmazın ise “okul alanı” olarak ayrıldığı, ancak imar planında okul alanı olarak tahsis edilen bu taşınmazda imar planına uygun olarak bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı ve bu şekilde davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin, idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacıların miras bırakanı adına kayıtlı 1330 parsel sayılı taşınmazda ilk imar uygulamasının iptal edildiği açıktır. Ancak İdare Mahkemesinin iptal kararından sonra yeni imar düzenlemeleri yapılmış olup en son imar uygulamasının hukuki geçerliliğini koruduğu başka bir ifadeyle dava tarihi itibariyle 1330 sayılı parselden oluşturulan imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanaksız olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca en son imar düzenlemesiyle oluşan sicil kayıtlarının sebebini teşkil eden idari işlem idari yargı yerinde dava açılarak iptal ettirilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağından söz edilemez....

Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacıların hissedar olduğu taşınmazda, davalı idarenin de paydaş olması ve ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olması nedeniyle, davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olduğu gibi; Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

beyan ettiği,dilekçe ekinde sunulan tutanak başlıklı bila tarihli belge içeriğine göre binanın davalılardan ... tarafından davacılar ... ve ...’a teslim edildiğinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "taşınmazın imar-ihya ile tarıma elverişli hale getirildiği iddia edildiğine göre dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulünün gerektiği açıklanarak dava konusu yerin davacılar tarafından hangi tarihte imar ve ihyaya başlanıldığı, imar ve ihyayı ne şekilde gerçekleştirdikleri imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarının mahallinde yeniden yapılacak keşif esnasında yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, uzman ziraat mühendisi bilirkişi tarafından toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerin imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı...

UYAP Entegrasyonu