Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin imar kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz....
Davalı cevap dilekçesinde dava konusu yapının imar uygulamasından önce var olduğu, imar uygulaması sonucu davalıya ait yapının bir kısmının davacıya ait parsel üzerinde kaldığı beyan edilerek davanın reddi savunulmuştur. Mahkemece, elatmanın sonlandırıldığı ve yapının yıkıldığı gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplam 1.902,55 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7.454,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair karar davalı vekili ile davacı vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. 1. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/989 Esas KARAR NO : 2021/198 DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/12/2020 KARAR TARİHİ : 15/03/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait ........ ilçesi, ..... Mahallesi ....... Sokak No:....... pafta, ...... ada, ....... parselde bulunan binada gayrımenkulleri bulunduğunu, 26.09.2019 tarihinde meydana gelen depremde ağır hasar aldığını, deprem sonrası binanın durumunun tespiti amacıyla ........ Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 07.10.2019 tarihinde yapılan inceleme sonucunda; bina hakkında ağır hasar tespiti yapılmış olup tahliyesine karar verilerek mühürlenmiş ve ...........
yapılmış ise de, dava dilekçesinde dava konusunun yalnızca ödenen tapu bedeline yönelik olduğu, ayrıca cari hesap alacağının talep edilmediği ve 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde yalnızca bedel arttırımı yapıldığı yani kısmen davanın ıslah edildiği ve tam ıslah yapılarak dava konusu ve bedeli yönüyle bir değişiklik yapılmadığı görülmüş olduğundan yukarıda izah edilen sebeplerle davanın 31.910,00 TL fazla ödenen tapu bedeli yönüyle kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ( 2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
Davalılar, temliken tescil savunmasında bulunarak davacılar ile aralarındaki anlaşma uyarınca taşınmazın kullanıldığını ayrıca evlerin imar uygulamasından önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların elatmalarının önlenmesine, taşkın yapıların yıkılmasına, ağaçların yıkılmasına ilişkin talebin reddine dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nce "... taşkın yapı ile iki komşu taşınmaz fiilen birleşmekte, iktisadi bir bütün oluşturmaktadır. Olayın bu özelliği itibariyle taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa kabul edildiği üzere, taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir.Bu durumda, taşınmazların miras yoluyla veya temliken intikal etmesi halinde yeni maliklerde maddede belirtilen haklardan yararlanabildikleri gibi borçlardan da sorumlu tutulurlar....
Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz....
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parsellerin imar uygulamasından önce 319 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 09.10.2002 tarihinde enerji nakil hattından kaynaklanan kamulaştırma şerhinin tapu kaydına şerh edildiği, 26.04.2005 tarihinde şerhin yenilendiği ve imar uygulaması sonrasında ayrılan parsellere de aktarıldığı, 151 ada 1 parsel ve 220002 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan hali hazırda geçen hat bulunmadığından bu hatlara ilişkin iç yazışma yapılarak şerhin kaldırılmasının sağlanacağı, 121 ada 17 parselden geçen hat yönünden ise ihtiyaç devam ettiğinden kaldırılmaması yönünde görüş belirtildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2018/502 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararıyla; davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


