artırımı için davacıya süre verildiği, davacının da bu süreye uyarak harcını yatırıp rapor doğrultusunda bedel arttırımı yoluna gittiği, daha sonra da HMK anlamında ıslah hakkını kullandığı, İlk Derece Mahkemesi’nce ıslah doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, ilk karar uyarınca yapılan arttırımın ıslah iradesine dayalı olmadığı, mahkemenin ara kararına göre usuli kazanılmış hak çerçevesinde bedel arttırımı yoluna gidildiği, ikinci harç yatırılma olayının ise hukuk usulünün kabul ettiği anlamda taraf iradesine bağlı ıslah olduğu, İlk Derece Mahkemesi’nin davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendirmesi yönündeki kanaati hakkında Bölge Adliye Mahkemesi’nde aksi yönde kanaatin çoğunlukla oluşmaması yani, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı durumu da nazara alınarak mahkeme kararına üstünlük tanındığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir....
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, aktedilen 27.12.2004 tarihli sözleşmenin 04.11.2004 tarihli sözleşmeyi yürürlükten kaldırıp sözleşme süresini 3 aya düşürdüğünü, sözleşmelerin geçerliliğinin revize imar planlarının gerçekleşmesi şartına bağlı olduğunu, bu sağlanmadığı takdirde ifa imkansızlığının doğacağını, taraflar arasındaki sözleşmedeki rakamların düşüklüğünün revize imar planlarının tamamlanmamasından ve davacının bunu bilmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir....
hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
ve davacının taşınmazına iskan alınması için diğer yollara başvurulacağını, bu durumda davacının adına harcanan bütün bedel için ise kendisine rücu edileceğini, bu bedelin imar barışı için yapmış olduğu masraflardan fazla olması halinde davacının kendi aleyhine işbu davayı ikame ettiğinin anlaşılacağını, eşitlik ilkesine aykırılığın olağan genel kurulda alınan kararda kesinlikle bulunmadığını, aslında bu konuda davacı tarafın yakarışlarının 7143 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa geçici 16. madde eklenmesi hakkında kanuna ilişkin olduğunu, bu kanuna karşı yapılacak yakarışların ise kesinlikle olağan genel kurulunu ve işbu davayı ilgilendirmediğini, karşı tarafın iskanının, lehine daha uygun bir bedel karşılığı alınmasının sağlandığını, bu sebeple de kendisine yansıtılacak bedelin azaldığını, hal böyle iken eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf...
Bakılmakta olan davada uyuşmazlık, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesine dayanılarak verilmiş yapı kayıt belgesinden kaynaklı bir satış talebi üzerine idare tarafından tesis edilen işlemden kaynaklanmaktadır....
Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulüne ilişkin yeniden hüküm oluşturulmasına, davanın kabulü ile İmar Bankası'ndan alınan hazine bonosundan kaynaklı 13.086,01 TL, araçtan kaynaklı 9.000 TL ve taşınmazdan kaynaklı 235.000 TL olmak üzere toplam 257.086,01 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2....
Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun( 2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin İmar Kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Gebze ilçesi, … ve … Mahalleleri sınırları dahilinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilan edilen ‘’proje alanı (2/B)’’, proje alanı içerisinde yine anılan Bakanlıkça belirlenen ‘’rezerv alanı’’ ve bir kısım alanı kapsayan bölgede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun ve bu planlara ait plan açıklama raporlarının, Kocaeli ili, Gebze ilçesi, …mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir....


