SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı Gebze Belediye Başkanlığınca; Dava konusu parselasyonda, ikinci kez DOP kesintisi yapılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, parselden öncesinde yapılan ifraz, tevhit ve terk işlemleri dikkate alınarak DOP kesintisi yapıldığı, davacının kök parseli kısmen yolda kalan davacıya yolda kalmayan kısım tahsis edilerek yolda kalan hissesinin farklı bir parsele taşındığı, yolda kalmayan kısmın dayanağı imar planında yer alan minimum parsel büyüklüğüne dair plan hükmü gereği hisseli olarak tahsis edildiği, parselasyonun imar planına uygun yapıldığı, imar planında bir kısmı yolda kalan kadastral parselin tamamının yerinde korunmasının mümkün olmadığı, alandaki tüm parseller için yerindelik ilkesi gereğince yakın parselden tahsisin mümkün olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmuştur....
Dava acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve teminat senedi olarak verilen bonolar ve çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 14.06.2011 havale tarihli ilk bilirkişi raporunda davalı tarafça yapılan mahsubun neye dayalı olarak yapıldığının ispatlanmadığı belirtilmiş ve tutarı 116.517,22 TL olan davacı tarafça davalı tarafa gönderilen havalelere dair bir belirleme yapılmamıştır. İkinci olarak farklı bir heyetten alınan bilirkişi raporunda ise, bu kez davacının davalı hesabına gönderdiği 116.517,22 TL tutarındaki ödemenin neye karşılık gönderildiğinin yazılı delillerle açıklanmadığından bahsedilmiştir....
Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, 10/08/2018 tarihli 1. ıslah dilekçesi ile davacının, talebini 34.607,71 TL’ ye çıkardığı; uyuşmazlık hakem heyeti tarafından, 34.607,71 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, bu karara tarafların itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince alınan hesap raporu uyarınca davacı tarafından 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 42.308,23 TL’ye çıkarıldığı ve itiraz hakem heyetince, 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Islah dilekçesi, her davada bir kez verilir, ikinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Şu durumda, itiraz hakem heyetince, davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin, davanın hatalı şekilde belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir....
Hukuk Dairesi -K A R A R- Her ne kadar davalı yanca, olayın iş kazası niteliğinin de bulunduğu, bu sebeple davacıya SGK tarafından rücuya tabi tazminat ödenmiş olabileceği ve bu ödemenin tazminattan düşülmesi gerektiği, yargılama aşamasında ileri sürülmemiş olsa da; aynı zarar için birden fazla kez tazminat ödenmesi suretiyle davacının sebepsiz zenginleşmesinin önüne geçilebilmesi ve yapılan ödemenin rücusu nedeniyle de davalının aynı zarar için ikinci kez ödeme yapmak durumunda kalmamasını teminen, davalı vekilinin bu konudaki itirazlarının incelenmesi gerektiği gözetilerek, dosyanın ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; davacının muavin olarak bulunduğu yolcu otobüsünün yaptığı kazada yaralanıp malul kaldığının dosya kapsamından anlaşıldığı; davacının maluliyete uğraması nedeniyle, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya iş kazası nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığı görülmüştür....
Bu nedenle davacının 28/05/2021 tarihinde verdiği ve ıslah dilekçesi olarak adlandırdığı dilekçe bir miktar açıklama dilekçesi olmayıp ikinci ıslah dilekçesidir. 6100 sayılı HMK’nın 176. maddesinin (2). fıkrası “aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” hükmünü amirdir. Anılan yasal düzenleme karşısında mahkemece 28/05/2021 günlü ikinci ıslah dilekçesi ile arttırılan maddi tazminat miktarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle temyiz eden davalı ... lehine bozulması gerekmiştir. 2-Temyiz eden asıl dosya davalısı QNB Finans Finansal Kiralama AŞ vekili ile birleşen dosya davalısı ... Otomotiv AŞ vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun hükümlerine göre, trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamaleri üzerine tahakkuk eden vergiler ile kesilen vergi ziyaı cezalarının dava konusu edilebileceği, bu durum için hukuki bir kısıtlama bulunmadığı, indirime konu edilen faturaların sahte olduğu yönündeki iddianın yapılacak bir vergi incelemesi ile ortaya konularak inceleme sonucunda tarhiyat yapılması halinde tebliği ile iddiaların yargılamada ileri sürme imkanının tanınması gerektiği, böyle bir inceleme yapılmadan davalı idarenin baskısı ile ilk beyannamede yer alan indirime konu bazı faturalara ait katma değer vergilerinin indirimlerden çıkartıldığından ikinci kez verilen beyannamelerin özgür irade ile oluştuğundan söz edilemeyeceği, dava konusu tahakkuk ve kesilen cezanın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir....
nin TTK 1061.madde hükmü gereği yükleme, istif, taşıma, boşaltmada tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini gösterme yükümlülüğü bulunduğundan zarardan sorumlu olacağı, hatalı taşımaya dair masrafların 9733,28 TL olduğu, aynı müşteriye ikinci kez üretilen makine bedeli ve beyannamenin maddi tazminata dahil edilmesi olanağı bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davalı ...'nin acente sıfatıyla hareket etmesi nedeniyle bu davalıya doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, manevi tazminat talebinin reddine, 9.733,28 TL maddi tazminatın davalı ....'nden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir....
in elinde kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, ikinci ödemeye basiretli tacir gibi davranmayan davalı Banka'nın yol açtığını ve diğer davalının da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ikinci kez tedavüle çıkan çeke davalı banka tarafından karşılıksız şerhinin işlenmesi, müvekkilinin Merkez Bankası nezdinde tutulan kara listeye alınması ve bu çeke dayalı olarak icra takibi başlatılması karşısında müvekkilinin ticari itibarının da sarsıldığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden kaldırılmasına, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Banka vekili, davacının talimatı üzerine çek bedelinin diğer davalı ... adına havale edildiğini, bankanın Konya Karatay Sanayi Sitesi Şubesi tarafından havale tutarı olarak 75.000,00 TL'nin davalı ...'...
ın dava konusu 183 ve 325 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını dosya içerisindeki özel parselasyon krokisine göre, muhtelif tarihlerde 3. kişilere sattığı ve bu satışlar sırasında 325 parsel sayılı taşınmazın 801 m²'sini; 183 parsel sayılı taşınmazın ise 633 m²'sini rızasıyla yola terk etmesi nedeniyle, imar uygulaması sırasında bu bölümlerin bedelsiz olarak yola terk edildikleri anlaşılmakla, bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi, 2) Dava konusu 325 parsel sayılı taşınmazda bedelsiz yola terk yapıldıktan sonra ikinci kez DOP kesilemeyeceğinden, bu parselde davacılar murisine isabet eden 1309 m²'lik bölümden DOP olarak kesilen 144,44 m²'lik bölümün bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle fazla bedel tesbiti, Doğru olmadığı gibi, 3) 410 parsel sayılı taşınmazın bedele dönüştürülen 15,40 m²’lik bölümü ile, 325 parsel sayılı taşınmazın bedele dönüştürülen 289,60 m²'lik kısmına gelince; 2942 sayılı Kamulaştırma...
Dosya kapsamından; dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, ilk kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19/02/2019 tarih, 2016/15944 Esas ve 2019/788 sayılı bozma ilamı ile; davacı ... lehine aynı eyleme ilişkin iki kez ayrı ayrı hüküm kurulması nedeniyle bozma kararı verildiği, bozma sonrası mahkemece ilk kararda hükmedilen tazminat tutarlarını düşürmek suretiyle hüküm kurulduğu, ikinci kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08/10/2019 tarih, 2019/2509 Esas ve 2019/4435 sayılı ikinci bozma ilamı ile; davacı ...’e yönelik eylemler nedeniyle davacılar yararına daha üst seviyede manevi tazminat verilmesi gerekçesiyle bozma kararı verildiği, ikinci bozma kararı sonrası mahkemece ilk kararında hükmolunan manevi tazminat tutarlarını aşacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır....


