WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklının İİK'nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu 11.10.2019 tarihli haciz, (üçüncü kişi huzurunda yapılmıştır) bu adres borçluya ödeme emri tebliğ edilen veya dayanak kira sözleşmesinde yer alan adres değildir. Buna göre, mülkiyet karinesi 3. kişi lehine olup, karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır....

İş sayılı dosya ile İİK. 97. maddesindeki prosedürün uygulanarak kendilerine istihkak davası açmaları için süre verildiğini, kararın yasaya aykırı olduğunu, İİK 99. maddesine göre alacaklıya süre verilmesi gerektiğini iddia etmişse de; dava açma külfeti taraflardan herhangi birine yükletilmiş olsa dahi istihkak davalarında mülkiyet karinesi ve ispat yükü sadece tarafların dosyada davalı veya davacı olup olmamasına göre değil, haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan kişiler ve adresin borçluyla irtibatını kuracak bir takım bilgi ve belgelere rastlanması, takibin tarafı ve 3. kişi tüzel kişi ise adresleri ve ortaklık yapıları gibi bir çok veri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmaktadır. Bu sebeple icra müdürünün veya...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin hatalı işlemi veya kararı sonucu alacaklının ya da 3. kişinin dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, ... 3.İcra Müdürlüğü’nün 2003/1429 takip sayılı dosyasından 8.5.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3.Kişi ... Plastik San ve Tic.Ltd.Şti'nin istihkak iddiasında bulunduğunu, İİK 44 ve BK 'nın 179. maddesi gereğince davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile hacizli malların borçlu ... Plas. San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait olduğuna karar verilmesini dava ve talep etmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Adana 8.İcra Müdürlüğünün 2008/5185 sayılı takip dosyasından, 22.01.2009 tarihinde haczedilen kantar üzerinde 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Prosedür işletilmişse, İcra Mahkemesi'nce verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde üçüncü kişi istihkak davasını açabilir. (İİK.97/6) Ancak bu süre içerisinde istihkak davasının alacaklı tarafından açılmasını engelleyen yasal düzenleme bulunmadığından, alacaklı tarafından istihkak iddiasının reddine ilişkin olarak da dava açılabilir. Alacaklı tarafından açılan bu davanın esasına girilerek, somut olayın özelliğine göre ispat külfetinin hangi tarafa ait olduğu da Mahkemece değerlendirilerek ve tarafların bildirdikleri tüm delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, alacaklının bu davayı açmasına yasal imkan bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine ilişkin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir....

Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi ve devre konu menkul ve gayrımenkuller ve araçların haczedilebilirliğine karar verilmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davaya konu haciz işlemi sırasında davacı 3. kişi, borçlu şirketten bayiliği devraldığını ifade etmiş olup, dosya içinde dava dışı .......la davalı 3. kişi arasında yapılan haciz adresine ilişkin bayilik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu durumda, devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır....

Dava, alacaklının İİK'nun 99.vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. 1- Mahcuzlardan jeneratörle ilgili olarak; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişinin anılan mahcuza ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Dava konusu diğer mahcuzlarla ilgili olarak ise; Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. Borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran üçüncü kişinin diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunması mümkündür....

İİK. nun 89. maddesinden farklı olarak 3. kişinin doğrudan doğruya İİK. nun 78. maddesine göre istenen haciz nedeniyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap vermemesi halinde 3.kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur.Öte yandan İİK'nun 89/4. maddesine göre, üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir....

İnceleme konusu karar, alacaklının İİK 99 maddesine göre istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 27/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Düzenlemesi karşısında, icra memurunun haczi talep edilen malın bu madde uyarınca haczinin kabil olup olmadığını değerlendirerek, bu doğrultuda haciz talebini yerine getirip getirmeme konusunda taktir yetkisi vardır.Görüldüğü gibi burada tanınan taktir yetkisi, İİK. nun 82.maddesi kapsamında malın haczi kabil olup olmadığı ile sınırlı olup, icra müdürünün bunun dışında, haczi istenen menkul malların bulunduğu taşınmazın 3. kişiye ait olduğu, borçlunun buradan taşındığı, haciz mahallinde borçlu ile alakalı hiç bir evrakın bulunmadığı gibi gerekçelerle haciz talebini reddetme yetkisi yoktur. Böyle bir durumda yapılması gereken iş, 3.kişinin istihkak iddiasının tutanağa geçirip İ.İ.K. nun 97 ve 99. maddeleri uyarınca istihkak prosedürünü işletmektir. O halde mahkemece alacaklının şikayetinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu