Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin hukukî sonuç doğurabilmesi için İİK'nın 89 ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42. maddelerinde yazılı unsurları içermesi gereklidir. İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42. maddesine göre birinci haciz ihbarnamesi dosya numarasını, üçüncü kişinin adını, soyadını ve adresini, alacaklının, borçlunun, varsa vekillerinin adını, soyadını ve adreslerini, alacak tutarı ile faiz ve giderler, haczin neye ilişkin olduğu, haczin hangi miktar için yapıldığı hakkındaki bilgileri içerir. Borçlu üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamelerinin İİK’nın 89. maddesi ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini şikâyet yolu ile icra mahkemesinde talep edebilir. 20. Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacakları İİK’nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi suretiyle haczedilebileceği gibi, üçüncü kişilere haciz müzekkeresi gönderilmesi suretiyle de haczedilebilir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 14.10.2016 tarihli ve 2016/428 E., 2016/759 K. sayılı kararı ile; borçlunun kıymet takdirine ilişkin itirazlarının ihalenin feshi istemine konu olamayacağı, ayrıca kıymet takdiri işlemlerinin mahkeme kararına dayandığı, borçlunun iddialarının daha çok hileli ve muvazaalı, kötü niyetli işlemler ile borçlandırılmak sureti ile hakkında yine hileli usulsüz işlemlerle icra takibine geçildiği, hileli ve usulsüz işlemlerle takiplerin kesinleştirildiği, yine hileli usulsüz işlemlerle hacizler konularak satış işlemleri yapılıp muvazaalı olarak haciz konulan gayrimenkulün ihalesini gerçekleştirmek sureti ile yapılan satışa dair açık arttırma gününde ihaleye katılımı azaltılıp düşük fiyatla gayrimenkulün ele geçirilmesine yönelik olduğu, satışa hazırlık aşamasında yapılan tebliğ işlemlerinin, satış işlemlerinin yahut arttırmanın yapılmasındaki usulsüzlüklere ilişkin sebeplere, arttırma sırasında kanuna ve ahlaka aykırı olarak fesat karıştırılmak sureti ile ihalenin yapılmış...
Öte yandan sözleşmenin şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğinden bunun sonucunda, yukarıda açıklanan sebeplerle alıcının sözleşmeyi sona erdirmesi koşullarının oluşmadığı ve inşaatların % 100 oranında tamamlanmış olduğu, binaların komple oturumda olduğu, davaya konu iki dairenin içinin de tamamlanmış durumda olduğu, davaya konu dairelerin anahtarlarının davalı şirkette bulunmakta olduğu, dairelerin oturmaya müsait bir vaziyette boş durumda beklemekte oldukları tespitleri doğrultusunda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının iddia ettiği alacağının bulunmadığı, dolayısıyla İİK m. 155 vd. hükümlerine dayalı iflas yoluyla adi takipte itirazın kaldırılması suretiyle iflas koşullarının oluşmadığı açıktır. Tüm bu nedenlerle; iflas şartları oluşmadığı nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin Sona Erme, Tasfiye, Tasfiyeden Dönme ve Ek Tasfiye Uygulanacak hükümler başlıklı 104. maddesindeki; "Anonim şirketlerin sona ermelerine, tasfiyelerine, ek tasfiyelerine ve tasfiyeden dönmelerine ilişkin 86 ila 89 uncu madde hükümleri limited şirketlere de uygulanır." şeklindeki düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sermaye şirketlerinin İİK 44. maddesinde belirtilen mal beyanında bulunma zorunluluğunun olmadığı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesi anlamına gelmekte olup, kaydın silinmesinden önce tasfiye sürecinin başlaması gerekmekte, bu kapsamda şirketin aktif ve pasifleri belirlenmekte, varsa mal varlığının değeri saptanmakta, aktif mal varlığı satılarak borçları ödenmekte, kalan bir para olduğu takdirde hissesi oranında ortaklarına dağıtılmakta, buna ilişkin hazırlanan bilanço ile birlikte ticaret sicili müdürlüğüne başvurularak şirketin kayıtlardan...
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin Sona Erme, Tasfiye, Tasfiyeden Dönme ve Ek Tasfiye Uygulanacak hükümler başlıklı 104. maddesindeki; "... şirketlerin sona ermelerine, tasfiyelerine, ek tasfiyelerine ve tasfiyeden dönmelerine ilişkin 86 ila 89 uncu madde hükümleri limited şirketlere de uygulanır." şeklindeki düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sermaye şirketlerinin İİK 44. maddesinde belirtilen mal beyanında bulunma zorunluluğunun olmadığı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesi anlamına gelmekte olup, kaydın silinmesinden önce tasfiye sürecinin başlaması gerekmekte, bu kapsamda şirketin aktif ve pasifleri belirlenmekte, varsa mal varlığının değeri saptanmakta, aktif mal varlığı satılarak borçları ödenmekte, kalan bir para olduğu takdirde hissesi oranında ortaklarına dağıtılmakta, buna ilişkin hazırlanan bilanço ile birlikte ticaret sicili müdürlüğüne başvurularak şirketin kayıtlardan...
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin Sona Erme, Tasfiye, Tasfiyeden Dönme ve Ek Tasfiye Uygulanacak hükümler başlıklı 104.maddesindeki; "Anonim şirketlerin sona ermelerine, tasfiyelerine, ek tasfiyelerine ve tasfiyeden dönmelerine ilişkin 86 ila 89 uncu madde hükümleri limited şirketlere de uygulanır." şeklindeki düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sermaye şirketlerinin İİK 44. maddesinde belirtilen mal beyanında bulunma zorunluluğunun olmadığı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesi anlamına gelmekte olup, kaydın silinmesinden önce tasfiye sürecinin başlaması gerekmekte, bu kapsamda şirketin aktif ve pasifleri belirlenmekte, varsa mal varlığının değeri saptanmakta, aktif mal varlığı satılarak borçları ödenmekte, kalan bir para olduğu takdirde hissesi oranında ortaklarına dağıtılmakta, buna ilişkin hazırlanan bilanço ile birlikte ticaret sicili müdürlüğüne başvurularak şirketin kayıtlardan...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/221 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, yargılamanın 3.celsesinde şirket çalışanının makine sattıklarını, ödenmeyen senetlerin miktarının 90.000,00 DOLAR olduğunu beyan ettiğini, davacının şikayet dilekçesinde tek tek alacaklı oldukları senetleri belirttiğini, buna ilişkin şikayet dilekçesi ve celse tutanağının dosyaya sunulduğunu, yapılan görüşmede şirket alacağının 90.000,00 USD olduğunun beyan edildiğini, sonraki görüşmede ise alacaklarının 250.000,00 USD olduğunun beyan edildiğini, alacaklarını mahkeme kararına istinaden arttırdıklarını, salt fatura düzenlemenin kişiyi borçlu kılmayacağını, faturanın tebliğ edilmediğini, makine kurulum belgelerinden de anlaşıldığı üzere fatura tarihinde mal tesliminin söz konusu olmadığını, irsaliyeli faturanın bulunmadığını, 2014 yılında kurulumu yapılan ve ödemeleri başlanan makinelere ilişkin usulüne aykırı olarak 2015 yılında müvekkilinden habersiz fatura düzenlendiğini, davacı tarafça dava açılırken senet...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/02/2021 NUMARASI:2018/1076 Esas - 2021/89 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/03/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ......
Bu haliyle Banka tarafından -------- devredilen alacaklar Grup Genel Kredi Sözleşmesi tahtında sahip olunan alacaklar olmadığını, tüm bu süreçte müvekkili şirketin söz konusu dava ve şikayet dosyalarının -------- takibi için ---------- Barosu'na kayıtlı avukatlar Av. ---------- ve Av. ----------- ile anlaşmış ve kendilerine şu ana kadar serbest meslek makbuzu karşılığı toplam 20.000,00-TL ödendiğini, dava, şikayet ve icra dosyalarının takibi için müvekkil şirketin ------------ merkezindeki kadrolu avukatları Av. ---------, Av. ---------- ve Av. ----------- muhtelif duruşmalara ---------- iştirak ettiklerini, müvekkil şirket ve bağlı olunan ---------- şirketi ile diğer grup şirketlerinin ------- ve --------- enerji yatırımlarının mevcut olduğunu, davalı tarafından 2018 yılında başlatılan süreç nedeniyle müvekkil şirket o dönemde bir kısım enerji yatırımlarından vaz geçmek zorunda kaldığnı ve bu yatırımlara ilişkin kayıplar ve yatırımlardan beklenen kardan mahrum kaldığını, ---------- Grup...
Kanun’un on altıncı babında düzenlenen takibi şikâyete bağlı suçlar; a) Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçu (İİK md. 331), b) Aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçu (İİK md. 332), c) Alacaklısını zarara uğratma kastı ile ticari işletmede yöneticinin borçlarını ödememesi suçu (İİK md. 333/a), d) Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşürmek ya da konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymamak suçu (İİK md. 334), e) Ticareti usulüne aykırı olarak terk etmek suçu (İİK md. 337/a), f) Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu (İİK md. 338/1), g) Sermaye şirketlerinin iflasını istememek suçu (İİK md. 345/a) Şeklinde düzenlenmiş olup görüldüğü üzere ticareti usulüne aykırı olarak terk etmek suçu da takibi şikâyete bağlı suçlar arasında sayılmıştır....


