Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, taraflar arasındaki taşınmaz malın fiili zilyedliğine ilişkin anlaşmazlık adli yargıya intikal ettirilmiş yada fiili zilyedliğine yönelik olarak taşınmaz hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise söz konusu uyuşmazlık hakkında 3091 sayılı Yasa hükümlerini uygulama olanağı kalmamaktadır.Dava ve temyiz dosyalarının incelenmesinden, davacının açmış olduğu tapu iptal davasında taşınmazın başkasına devredilmesini önlemek amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden davalı idarenin "anlaşmazlığa konu olan taşınmaz mal hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nedeniyle 3091 sayılı Yasanın 14.maddesi gereğince karar verilemeyeceği" gerekçesiyle davacının istemini reddettiği anlaşılmaktadır. 3091 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan 14.maddesine göre ihtiyati tedbir kararının yasa uygulamasına engel oluşturabilmesi için tedbir kararının taraflara ve zilyetlik uyuşmazlığına ilişkin olması gerektiği açıktır....
İİK.nun 179/b maddesi hükmü gereğince açılan iflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen tedbir kararı üzerine, borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere evvelce başlamış veya başlatılacak takipler durur. Ancak, ihtiyati haciz bir icra takip işlemi olmayıp, asıl icra takip işlemine yardımcı olan, güvence sağlayan, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan bir nevi tedbir işlemidir. İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 Esas 2000/94 Karar sayılı ilâmında açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında açıkça tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez....
Bu madde ile davanın açılmasıyla, hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması olasılığı vebu değişiklikler nedeniyle dava sonunda elde edilecek hükmün icrasının olanaksızlaşması veya güçleşmesini önlemek amacıyla, geçici hukuki koruma işlemleri kapsamında geliştirilen ihtiyati tedbir yöntemini düzenlemekte olup; ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir nedeninin ortaya çıkması da tedbir kararı verilebilmesinin temel koşullarındandır.Buna göre, maddede sayılan bu iki husus hem ihtiyati tedbir verilmesi için varlığı gereken şartlardandır hem de bu kararın gerekçesidir. Bu şartların varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı talep edilebilecek ve ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Kanunun lafzında “verilebilir” hükmü yer aldığından, bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Zira bu husus hâkimin takdirine bırakılmıştır....
İhtiyati haczin, icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, “İhtiyati haczin İİK. 289. maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağına ilişkin” 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 Esas - 2000/94 Karar sayılı; yine “ihtiyati haczin Türk Ticaret Kanunu’nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılan takip talebi niteliğinin bulunmadığına ilişkin” 22.06.1968 gün ve 1967/805 Esas - 1968/475 Karar sayılı ilamlarında da açıkça ifade edilmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 23.01.2008 tarih ve 2008/12-25 Esas - 2008/3 Karar sayılı kararı). Bu nedenle, ihtiyati tedbir kararında, özellikle tedbirin, ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.06.2014 tarih ve 2014/176 E. sayılı tedbir ara kararı gereğince; tedbir kararının verildiği 27.06.2014 tarihinden sonra ihtiyati haciz uygulamalarının yapılması mümkün değildir. O halde, mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile ihtiyati haciz kararına istinaden yapılan haciz işlemlerinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
un sevk-idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle açmış oldukları dava da ... plakalı araca konulmasını istedikleri ihtiyati tedbir/ haciz talepleri ara karar ile istinaf yolu açık olmak üzere ret edildiğini, Mahkemenin ret kararına gerekçe olarak; ihtiyati tedbir kararı ise sadece dava konusu hakkında verilebileceği, ayrıca ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği , iş bu dava ise davadaki taleplere konu alacağın varlığı yargılamaya gerektirdiği bu nedenlerde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gösterildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, dava sonunda haklı çıkmaları halinde müvekkilinin davacının alacaklarının karşılıksız kalmaması ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesi gerektiğini, dosyaya sundukları tüm evraklar incelendiğinde kaza sonrası müvekkilinin kötüleştiği kendi ülkesinde uzun süre tedavi gördüğü ve dalağının...
Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle;İhtiyati tedbir kararının ortadan kaldırılması için mahkemeye yapmış oldukları itirazlarının reddedildiğini, davacının elektriğinin kesilmemesi yönündeki tedbir talebinin kabul edildiğini, davacının elektriğinin kesilmemesi yönünde talebi ancak kaçak elektrik kullanımdan kaynaklı fatura bedellerinin tamamının teminat olarak yatırılması halinde kabul edilebilir olduğunu, Kurum tarafından davacının kaçak elektrik kullanımı nedeni ile faturaların tahakkuk ettirildiğini, dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, mahkeme tarafından kaçak elektrik kullanımı sabit iken bu konuda herhangi bir bilirkişi raporu alınmadan, sadece davacının dava dilekçesindki iddiaları ile yetinilerek tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek karar verilmesini talep etmiştir....
İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun "İhtiyati haczin İİK. 289.maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağına ilişkin" 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 esas ve 2000/94 karar sayılı; yine "ihtiyati haczin Türk Ticaret Kanunu'nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılan takip talebi niteliğinin bulunmadığına ilişkin 22.06.1968 gün ve 1967/805 esas, 1968/475 karar sayılı ilamlarında da açıkça ifade edilmiştir (Hukuk Genel Kurulu'nun. 23.01.2008 tarih, 2008112-25 esas, 2008/3 karar sayılı kararı). Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı bir kez infaz edilmekle son bulmayıp, ihtiyati haciz kararının verildiği alacak miktarını karşılayıncaya kadar infaz işlemine devam edilir....
İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun "İhtiyati haczin İİK.nun 289.maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağına ilişkin" 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 esas ve 2000/94 karar sayılı; yine "ihtiyati haczin Türk Ticaret Kanunu'nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılan takip talebi niteliğinin bulunmadığına ilişkin 22.06.1968 gün ve 1967/805 esas, 1968/475 karar sayılı ilamlarında da açıkça ifade edilmiştir (Hukuk Genel Kurulu'nun. 23.01.2008 tarih, 2008112-25 esas, 2008/3 karar sayılı kararı). Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı bir kez infaz edilmekle son bulmayıp, ihtiyati haciz kararının verildiği alacak miktarını karşılayıncaya kadar infaz işlemine devam edilir....
İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun "İhtiyati haczin İİK. 289.maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağına ilişkin" 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 esas ve 2000/94 karar sayılı; yine "ihtiyati haczin Türk Ticaret Kanunu'nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılan takip talebi niteliğinin bulunmadığına ilişkin 22.06.1968 gün ve 1967/805 esas, 1968/475 karar sayılı ilamlarında da açıkça ifade edilmiştir (Hukuk Genel Kurulu'nun. 23.01.2008 tarih, 2008112-25 esas, 2008/3 karar sayılı kararı). Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı bir kez infaz edilmekle son bulmayıp, ihtiyati haciz kararının verildiği alacak miktarını karşılayıncaya kadar infaz işlemine devam edilir....


