nin ....... tarihli ara kararı ile; "...Davacının talebi yönünden yapılan incelemede; diğer şirket ortaklarının/ yöneticisinin şahsi harcama yaptığını ve payı oranında alacağının bulunduğunu iddia etmesi tek başına yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne yeterli değildir....
Bu itibarla 25/02/2025 tarihinde yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasının önlenmesi mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Yine davacı vekilinin şirkete ait malların satışının durdurulması, şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi için bu kayıtlara el konulmasına, şirkete ait menkul, gayrimenkul, mallar ve banka hesaplarına tedbir talebi şirketin faaliyetinin engelleyecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..."...
Tescilsiz tasarımın koruma şartlarının mevcut olup olmadığına dair değerlendirme yapılabilmesi için, ilk olarak tedbir isteyen tarafından Türkiye’de kamuya sunulup sunulmadığı, hangi tarihte kamuya sunulduğunun tespit edilmesi, bunun da yargılama yapılmasını gerektirdiği, bu nedenle Mahkemece birisi tescilli, diğeri tescilsiz olmak üzere iki ayrı tasarım mevcutmuş gibi değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğu olmamışsa da, tescil başvurusu yapılan tasarımla ilgili verilen ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı, tescilsiz tasarımla ilgili koruma şartlarının mevcut olduğunun bu aşamada yaklaşık olarak ispatlanamadığı, bu nedenle Mahkemece tescilsiz tasarım korumasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının sonuç itibariyle doğru olduğu, tescilli tasarımla ilgili verilen ihtiyati tedbir kararı kalkmış olduğundan tedbir kararının uygulanamayacağına dair istinaf nedeninin de yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin...
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı taraf Mahkemeye sunmuş olduğu olduğu 08.10.2023 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, daha önce 29.06.2022 tarihli ara arar ile hükmedilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, Mahkemece bu dilekçeye, ''görevsizlik kararı verilerek dosyadan el çekildiği, tedbirle ilgili hususların görevli Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği'' derkenar verilmek suretiyle talebin reddedildiği, ancak ayrıca bir karar yazılmadığı görülmüş olup, davalı yanın da aynı talebi yineleyerek HMK'nun 305/A maddesi kapsamında hükmün tamamlanmasına ilişkin bir karar oluşturulması için istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır....
nin ...Kurumunda kayıtlı e-posta adresini değiştirebilmesi konusunda...a yetki verilmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır....
Dairemizin 22/01/2025 tarih 2024/1839 Esas 2025/53 karar sayılı kararı ile, davacının ihtiyati tedbir talebi itibariyle, arsa üzerinde yapılan binanın yıkılması, davalıların müdahalesinin men'i ve binanın kal'i yönelik bir talep bulunduğu, binanın mevzuata aykırı olarak, ayıplı vb....
Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta, dosya münderecatına göre takibe dayanak bononun da içinde bulunduğu bir soruşturma dosyası olduğu ve "çoğun içinde azıda vardır" kuralı da dikkate alınarak İİK'nun 72/3. madde ve fıkrası gereğince ancak tahsili için icra takibinde bulunanın meydana gelecek gecikmeden doğan zararlarını karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yanlış gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir....
olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince 19.10.2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenleme, dava konusu, dava dilekçesinde ve sonrasında sunulan talep, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın devam ettiği, uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, haksız rekabetin oluştuğu ve men edilmesi gerektiğine ilişkin iddiaların yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir taleplerinin reddine..." karar verilmiştir....
Ancak yasal düzenlemede mahkeme tarafından alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerinin mahkeme tarafından alınabileceği belirtilmiş ise de borçlu şirketin ticari hayatını ve faaliyetini zedeleyecek, iflasına yol açabilecek nitelikte tedbir talebi de verilmesi mümkün değildir. Mahkeme takdir hakkını kullanırken öncelikle, alacaklıların menfaatinin zaruri kılınıp kılınmadığı, borçlunun ticari hayatını ve faaliyetini etkileyip etkilemediği ve HMK 389. vd maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarına ilişkin yaklaşık ispat kuralı sağlanıp sağlamadığı hususlarını dikkate alması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicilindeki kaydının terkini yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir....


