Bu mallar için tasarruf yetkisi iflas masasına geçer ise de, Dairemiz içtihatlarında da benimsendiği üzere, hukuki yararının bulunması nedeniyle müflis, ihalenin feshi davası açabilir. Ancak, mahcuzun, iflas masasına dahil olan mallardan bulunması nedeniyle iflas idaresi yanında ayrıca müflise de satış ilanı tebliği zorunlu değildir. O halde, şikayetçi borçlu müflis şirkete satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, az yukarıda açıklandığı üzere ihalenin feshi nedeni yapılamayacağından ve şikayetçinin 06.05.2013 tarihli ihalenin feshi istemine yönelik başvurusu, İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 27.06.2013 tarihinde yapıldığından, mahkemece şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, müflis borçlu şirkete satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında ihalenin feshi şikayeti üzerine İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçesinde değişiklik yapılmasına karar verildiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ihale alıcısı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 07.12.2022 tarihli ve 2022/12169 Esas, 2022/12902 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur....
Sadece BK'nun 226. maddesinde yazılı nedenler de dahil olmak üzere, satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir. İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-İhaleye fesat karıştırılmış olması, 2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, 3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler, 4-Alıcının taşınmazın veya taşınırın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır. Somut olayda, mahkemece, satış kararında elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar gösterilmediği, ihale tutanağında da elektronik ortamda verilmiş bir teklif bulunup bulunmadığının belirtilmediği gerekçeleri ile ihalenin feshi isteminin kabul edildiği görülmektedir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü yukarıda açıklanan fesih nedenleri arasında bulunmamaktadır....
Bu kurallar ışığında, ihalenin feshini isteyen borçlunun, diğer borçlulara veya alacaklılara satış ilanı tebliğ edilmediğinden bahisle ihalenin feshini isteme hakkının bulunmadığının kabulü gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bir başka anlatımla, diğer borçlu veya alacaklıya kıymet takdir raporunun veya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, kendisine usulüne uygun tebligat yapılan borçluya değil, tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı verir. Bu nedenle mahkemece tapu kaydında görülen diğer takip alacaklılarına satış ilanının tebliğ edilmediğinden bahisle ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. O halde mahkemece, başkaca fesih sebebi de bulunmadığına göre borçlunun ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru değildir....
maddesi) şikayette bulunulmamış yani ihalenin feshinin istenmemiş olması ya da ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde ihalenin feshi istenmiş olup da, icra mahkemesinin ihalenin feshi talebinin reddine karar vermiş ve bu ret kararının kesinleşmiş olmasıdır. İhale tarihinden itibaren 7 gün (İİK.nun 134/2.maddesi) içinde ihalenin feshi istenmemişse ihale kesinleşmiş sayılır ve ihale bedeli alacaklılara ödenir. Ödeme için İİK.nun 134/7.maddesinin son cümlesindeki bir yıllık azami sürenin geçmesine gerek yoktur (Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2013 Bas.sayfa 717-718). Somut olayda, İflas idaresinin süresinden sonra açmış bulunduğu ihalenin feshi davası İcra Mahkemesi'nin 2014/764 E.-2015/472 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan kurallar doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir....
Öte yandan taşınmazın tapu bilgi ve şerhlerinin ilanda tam olarak gösterilmediği hususu, satışa hazırlık işlemi olup, satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise; İİK'nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerekir. Şikayetçi, fesih nedeni olarak ileri sürdüğü ihaleye hazırlık dönemine ilişkin bir durumu yasal sürede icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürmez ise daha sonra aynı nedene dayalı olarak ihalenin feshini isteyemez. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesi mümkündür....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi İhalenin feshine ilişkin davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi ile ... İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava ihalenin feshi istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesi, HMK 134. maddesi gereğince davaya icra hukuk mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. İcra Hukuk Mahkemesince, yapılan ihalenin ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle satış memurluğu olarak yapıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir İİK.nun 4/son maddesine göre; "İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve itirazların icra mahkemesi, o mahkemenin hakimidir"....
Somut olayda yukarıda içeriği özetlenen şikayet dilekçesi kapsamına göre; şikayetçiler vekili satış ilanı tebligatlarının usulsüz olduğunu açıkça ileri sürmediği halde, mahkemece şikayetçilerin dilekçelerinde dayandığı vakıaların dışına çıkılıp re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında da olmayan tebligat usulsüzlüğü nedenine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.Hal böyle olunca, mahkemece, ihalenin feshini gerektirecek başkaca bir fesih sebebi de bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken; şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık sürede satış istenmediğinden takip düşmüş olup, ihalenin ayrıca bu sebeple de feshi gerekmektedir. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen nedenle de ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, tüm ihalenin feshi nedenleri belirtilmeksizin istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine sunduğu başvuru dilekçesinde, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı halde, mahkemece, bu husus re'sen dikkate alınarak, tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir....


