Davacı tarafından sözlü kira sözleşmesi ile kiralanan makinelerin aynen iadesi veya bedelinin tahsili istenmiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... Tekstil San. ve Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile 10.000 TL nin davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı karar Dairemizin 10.02.2014 gün ve 2013/16935 Esas 2013 / 1320 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır....
a sürekli sakatlık nedeniyle müvekkili şirket tarafından ...TL maluliyet tazminatı ödendiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirket sigortalısı ...plakalı aracın %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini davalıya yapılan ödeme %100 üzerinde8n yapıldığı için fazla ödenen ...TL tutarın iadesi için Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icranın devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YANIT : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde ...'...
nun 36.maddesini, bir diğer anlatımla borçlunun icranın geri bırakılması kararı alarak takibi durdurmasını bertaraf etmek olabilir. Bir diğer neden de ilamın bozulması halinde takibin durmasının ve sonrasında alacağın olmadığı ya da daha az olduğunun ilamla belirlenmesi halinde icranın iadesinin yolunu kapatmak olarak düşünülebilir (İİK. m 40). İcra ve İflas Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde, bu kanuna aykırı düşmediği ölçüde genel nitelikte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin icra takipleri hakkında da uygulanması gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 29/1.maddesine göre ise taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Buna göre elinde ilam olan bir alacaklının ilamlı icra takibi yapmak yerine ilamsız icra takibi yapmasının anılan maddede düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı muhakkaktır....
Takipte davalı alacaklı tarafından davacının evi ihaleden alacağa mahsuben alınmış olduğundan davalı alacaklının davacıya para olarak iade edeceği bir husus bulunmayıp icra müdürlüğünce re'sen taşınmazın alacaklı adına tesciline karar verildiği gibi,karar kesinleştiğinde icranın eski hale iadesi bağlamında taşınmazın alacaklı adına tescilinin sicilden terkini ile tekrar borçlu adına tesciline karar verilerek icranın eski hale iadesinin sağlanması gerekir.Davalı alacaklı da hükmü bu yönden temyiz etmiş olduğundan hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir. 3-) Öte yandan mahkemece Adli Tıp Kurumu makbuzunun davacı tarafından dava açılırken yatırılan gider avansından ödenmesi ve yapılan bu ödemenin davacının yargılama giderleri bağlamında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekirken icra imkanı bulunmayan adli tıp giderinin davalıdan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı hesabına bloke edilmesi şeklindeki hüküm fıkrasının 3. maddesi yerinde olmamış, hükmün bu yönden de bozulması...
ne kullandırılan krediler yönünden iptaline karar verildiğini, ipotek borçlusunun bu karar ile icra müdürlüğüne yaptığı İİK'nın 40. maddesine dayalı icranın eski hale iadesi talebinin müdürlükçe kabulü ile şikayetçiye, alacağa mahsuben aldığı taşınmazın ihale bedelinin dosyaya yatırılması amacıyla muhtıra tebliğ edildiğini, ancak takibin tek borçlusunun ... ... Ltd. Şti. olmayıp, ... ... Ltd. Şti'nin borçlarının da teminat kapsamında olduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesinin takibin iptali kararının borçlu ... ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerle sınırlı olduğunu, bu suretle borçlu ... ... Ltd. Şti'ne kullandırılan krediler yönünden ipotek borçlusunun sorumluluğunun devam ettiğini ve icra müdürlüğünün icranın eski hale iadesine ilişkin muhtırasının haksız olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğünce gönderilen 08.11.2021 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilenler takip borçlusu ...... Ltd....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenici tarafından açılan davanın reddine, arsa sahipleri tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, eldeki davalarla bir ilgisi bulunmayan 2002/953 esas sayılı dosya yönünden ise hüküm tesisine yer olmadığına dair verilen karar davacı ve karşı davalı yüklenici ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına, özellikle 02.04.2007 tarihli ilk karara dayanılarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılmış bir ödeme varsa ...nun 40. maddesi uyarınca icranın eski hale iadesi yoluyla geri istenebileceğine göre davacı ve karşı davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Arsa sahiplerince açılan 2005/31 esas...
Bu durumda mahkemece davalıdan makinanın iadesi ile ilgili delilleri sorulup, toplanan deliller değerlendirilerek makinanın iade edilmediği sonucuna varılması halinde davacının alım-satım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğu miktar saptanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkeme'ce, ilamlı takipte icranın geri bırakılması durumunu düzenleyen İİK'nun 33 ve 33/a maddelerinin uygulama koşullarının oluştuğunun iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, ...21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/217 E. - 2013/274 K. sayılı davasında verilen 18/09/2012 tarihli tensip tutanağında, '' Davacı ... Pazarlama San. Ve Tic....
.: İlâmlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, Ankara 1996, s.90). Sulhun etkisi HMK’nın 315’inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenmiştir. Buna göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme “esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına” ya da “sulh sebebiyle, hüküm verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur (ARIK, K. F.: Mahkeme Önünde Sulh, AÜSBFD, 1954/1, s. 151) Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir....
Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....


