Hukuk Dairesi'nin 18.03.2013 tarihli kararı ile borçlunun icranın geri bırakılması talebinin de kabulü gerektiğinden bozulduğu ve akabinde aynı mahkemenin 2013/199, 252 E., K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/1104 Esas sayılı icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Şikayete konu 26.11.2013 tarihli icra müdürlüğü kararı ile; ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/1104 Esas sayılı icra dosyasındaki 23.02.2005 tarihinde yapılan tüm usuli işlemlerin iptaline karar verildiği ve yapılan ihalelerin 07.10.2008 tarihinde yapıldığı dolayısıyla sıra cetveline giremeyeceği anlaşıldığından iade edilen paranın borçluya iadesine karar verilmiştir. Bu durumda, borçluya paranın iadesinin gerekçesi, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/105, 220 E. K. sayılı kararı ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2005/1104 Esas sayılı icra dosyasındaki 23.02.2005 tarihinde yapılan tüm usuli işlemlerin iptaline karar verilmesi olup İİK’nun 361. maddesi koşullarının oluşmadığı açıktır....
Ne var ki takip hukukundan doğan istihkak davasının amacının, buna ilişkin düzenlemelerden yola çıkıldığında, hacizli mal, alacak ya da hak üzerinde cebri icranın yürütülüp yürütülmeyeceğini diğer bir deyişle haczin haklı olup olmadığını saptamak olduğu açıktır. Böyle olunca da bu davalarda verilen hükmün, borçlu ile üçüncü kişinin birbirlerine karşı olan maddi hukuk alanındaki haklarını etkilemeyeceğini kabul etmek gerekir. Bu durumda takip hukukundan doğan istihkak davalarında verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği için bunlar hakkında yargılamanın iadesi yoluna gidilememesi gerekir ki Dairemizin bir süredir istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Somut olayda, davacının nakit teminatın iadesi, teminatsız olarak icranın geri bırakılması talebinin reddine dair memur işleminin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.12.2022 tarih ve 2022/802 E. 2022/946 K. sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, davacı tarafından, talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8....
Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun’un 381. maddesinde “Yargılamanın iadesi davası, hükmün icrasını durdurmaz. Ancak dava veya hükmün niteliğine ve diğer hâllere göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç duyulursa, yargılamanın iadesi talebinde bulunan kimseden teminat alınmak şartıyla iade talebini inceleyen mahkemece icranın durdurulması kararı verilebilir. Yargılamanın iadesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa bu takdirde teminat istenmez.” düzenlemesi yer almıştır. Somut olayda davacının talebi yargılanmanın iadesi davasının konusunu oluşturan ... 2 nolu şubesinin olağanüstü genel kurulunda yapılan seçimlerin iptaline ilişkin davayı sonuçlandırılan ve temyiz edilmeksizin kesinleşen ... 9. ... Mahkemesinin 2013/773-454 sayılı kararının tedbiren durdurulmasıdır. Mahkeme tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bu itibarla somut olayda özel hüküm olan 6100 sayılı Kanun’un 381. maddesinin uygulanması gerekmektedir....
Bu haliyle, borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için İİK'nun 40/2. maddesi gereğince bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. 6100 sayılı HMK'nun 150/1 maddesinde; "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir", aynı Kanunun 320/4. maddesinde ise; "Basit yargılama usulüne tâbi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Dolayısıyla dava tüm sonuçları ile ortadan kalkar. Somut olayda; takip dayanağı ... İş Mahkemesinin 03/01/2009 tarih, 2008/392 Esas, 2009/1086 karar sayılı kararının Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 05/03/2012 tarih, 2009/45783 Esas, 2012/6999 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, ......
Takip hukuku ile yasal düzenlemelere göre de, Alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesi ancak İİK'nun 40. ve 361. maddelerine göre mümkündür. İcra İflas Kanununun ''icranın iadesi'' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde; Bir ilama dayanarak takip borçlusundan tahsil edilen paranın takip alacaklısına ödenmesinden sonra, takip dayanağı ilamın bozulması ve takip konusu alacağın haksızlığının daha sonra tesis edilip kesinleşen bir hükümle ortaya konması halinde, ayrıca hükme hacet kalmaksızın takip alacaklısından icra dairesi tarafından ve gerektiğinde cebri icra yolu ile geri alınıp takip borçlusuna iade edileceği öngörülmüştür. İİK'nun 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır....
Anılan hüküm uyarınca, tazminat davasının esası hakkında yeniden verilen, davanın reddine dair eldeki karar ile icranın tamamen veya kısmen eski haline iadesi davacı tarafça talep edilebileceğinden, davacının ödenen bedelin iadesi davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar, dava şartı olup davanın her aşamasında resen araştırılmalıdır. Bu nedenle mahkemece yalnızca yargılamanın iadesine karar verilmekle yetinilmeli, istirdat istemli dava hukuki yarar yokluğundan tümden reddedilmelidir. Dairemizce, hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; kararın istirdat istemi yönünden bozulması gerekir. Şu halde; karar düzeltme istemi HUMK’un 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli 01/04/2013 tarih 2012/15764 esas ve 2013/6015 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı, karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır....
Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....
Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....
Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....


