Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....
Kabule göre de, Mahkemece, yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca icranın iadesi mümkün olduğu göz ardı edilerek tahsil hükmü kurulması gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
, davalı-alacaklı ile davacı arasında kurulmuş herhangi bir kira akdi olmadığı, toplanan deliller karşısında artık davalı ve davacı arasındaki uyuşmazlığın hali yargılamayı gerektirmekle (genel mahkemelerde) icranın iadesinin sağlanması için 3. kişinin taşınmazdan bu aşamada tahliyesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, takipten önce 15/01/2015 tarihinde, toplam 29.517,25 TL ödemeye ilişkin olarak, icra emrindeki 7.389,95 Euro masraf ve 2.736,31 Euro işlemiş faizi, 1.200 TL vekalet ücreti ve 52,25 TL yargılama gideri alacaklar hakkında İİK 33/1 maddesi kapsamında icranın geri bırakılmasına, takipten sonra yapılan 12/02/2015 tarihli 395.583,46 TL ödeme hakkında, öncelikle alacağın fer'ileri ve icra giderlerinden mahsup edilmek üzere belirtilen miktarda alacak hakkında İİK 33/2 maddesine göre icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 97. maddesi hükmü de gözetilerek, iki tarafa borç yükleyen ilam hükmünün infazını isteyen tarafın, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerekir....
Bu durumda icra hukuk mahkemesinde itirazı kabul edilen davacı, açıklanan madde uyarınca icranın iadesini ister. Hal böyle olunca itirazın iptali davasının açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünün 2001/2788 sayılı dosyasındaki takibin iptali üzerine İİK 72/5 madde hükmünce icranın eski hale getirilmesi zımmında 3.şahıslardan haczedilerek tahsil edilen paraların iadesi için ...'a tebligat gönderildiğini, iade gerçekleşmeyince ...'ın ortağı bulunduğu ... Gıda San.ve Tic. ...ne yazılarak bu şirketteki payının haczinin istendiğini ancak ...'ın ... Gıda San.ve Tic. ...deki hissesini akrabası olan ...'a danışıklı olarak devrettiğinin öğrenildiğini, bu devrin alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek ... Gıda San.ve Tic. ...nde ... adına olan payın ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; aciz vesikası sunulmadığını ve diğer şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, davalı ...'ın ... Gıda San ve Tic. Şirketindeki %0, 5 oranındaki 20 payını diğer davalı ...'...
Yargılamanın iadesi talebinde bulunulurken harç ve gider avansı yatırılmadığından mahkememizin----tutanağında; Harçlar Kanunu uyarınca 80,70 TL başvurma harcı ve 9.616,50 TL peşin harcı,500,00 TL. gider avansını yatırması için yargılamanın iadesi talep eden tarafa 2 hafta kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik harç ve gider avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı talep eden tarafından HMK'nun 381.maddesine göre kararın icrasının durdurulmasını talep edilmiş ise de, yapılan ön incelemede şartları görülmediğinden icranın durdurulması talebinin tensiben reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
geri bırakılması kararıyla birlikte geri dönülmesi imkansız büyük bir zarara uğrayacağının açık olduğunu, böyle bir durumda öncelikle icranın geri bırakılmasına karar verilmemesi, eğer karar verilecekse de teminatsız olarak verilmemesi gerektiğini, bu nedenle teminatsız verilen icranın geri bırakılmasına kararına itiraz ettiklerini, öncelikle mahkemenin 15.01.2025 tarihli icranın geri bırakılması kararlarının kaldırılmasını, aksi halde icranın geri bırakılması kararının ne şekilde uygulanacağına ilişkin hükmün açıklanmasına (tavzihine) karar verilmesini talep etmiştir....
Öncelikle somut olayda yargılamanın yenilenmesi talebinin görülmesi için aranan şartların bulunup bulunmadığının mahkememizce araştırılması gerekmektedir. 6100 sayılı yasanın 374. maddesine göre, ''Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.'' Aynı sayılı yasanın 375/1-h maddesine göre, ''Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:... h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.'' Aynı sayılı 379. maddesine göre, ''Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' denilmektedir....
Dayanak ilamın temyiz incelemesinde kararın düzelterek onanmasına karar verilmesinden sonra; alacaklı vekili tarafından bu kez, ..... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1098 Esas sayılı takip dosyası ile dayanak ilamdaki ziynet eşyalarının aynen iadesi, aynen mümkün olmadığı taktirde altınların ödeme günündeki değerinin, önceki ödeme miktarı düşüldükten sonra kalan miktarı üzerinden tahsili istenilmiş, sonrasında 23.01.2013 tarihli icra emri ile bu kez ziynet eşyası değeri olarak bakiye 14.421,82 TL talep edilmiştir. Borçlu vekili, İcra Mahkemesine başvurusunda; dayanak ilamdan doğan borcun itfa edildiğini açıklayarak, ......... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1098 Esas sayılı takip dosyasında icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılarak ....... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1098 Esas sayılı takip dosyasındaki borç miktarının 14.421,82 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. ............


