WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir. Bu durumda masaya dahil olan müflis mallarının defterinin tutulması, muhafaza işlemleri, ikinci kez iflas kararı verilmesi halinde yeni kurulan iflas tasfiye dosyasında ve ilgili masa tarafından yürütüleceğinden iş bu davada müflis şirketi temsilen iflas idaresinin masanın kanuni mümessili sıfatının sona ermiş olduğunun göz önünde bulundurulması gerekecektir....

Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir. Bu durumda masaya dahil olan müflis mallarının defterinin tutulması, muhafaza işlemleri, ikinci kez iflas kararı verilmesi halinde yeni kurulan iflas tasfiye dosyasında ve ilgili masa tarafından yürütüleceğinden iş bu davada müflis şirketi temsilen iflas idaresinin masanın kanuni mümessili sıfatının sona ermiş olduğunun göz önünde bulundurulması gerekecektir....

Bu durumda, söz konusu iflas dairesi tarafından oluşturulan iflas masasındaki tasfiye somut davada olduğu üzere İİK 40.maddesi gereğince durdurulmuştur. 40.maddede, icranın iadesi düzenlenerek birinci fıkrada, bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulmasının icra muamelerinin olduğu yerde durdurulacağına yer verilmiştir. Müflis şirketle ilgili olarak yargılamanın devamı aşamasında yeni esas numarası altında ortadan kaldırılan iflas kararı neticesinde yeniden iflas kararı verilmiş ve müflis şirkete ilişkin iflas idaresi tarafından yeniden tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü farklı bir esas numarası ile yasal görevli yeni masa oluşturulmuştur. İflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup, söz konusu iflas dairesindeki iflas tasfiye dosyası ise iflas kararının kaldırılmış olması ile birlikte görevi sona ermiştir....

İlamın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya  reddine ve paradan gayrı ilamların infazı suretine veya 40 ıncı maddeye göre  icranın iadesi talebinin kabul veya reddine;                                    2. Göreve ve yetkisizliğe;                                                   3. Ödeme veya tahliye emirlerine veya bunların tebliğ şekline ve 71 inci  maddeye müsteniden takibin iptali veya taliki talebinin ret veya kabulüne; 4. Gerek bu kanuna ve gerek diğer kanun hükümlerine dayanarak bir malın  haczi caiz olup olmadığına;                                                     5. Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun artırılması veya eksiltilmesi taleplerine;                                                            6. Üçüncü şahıslardaki mal ve alacağın haczinden doğan ihtilaflara;         7. İstihkak davalarına ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarına; 8....

Borçlu davacı icra mahkemesine başvurarak, takibin kesinleşmesinden sonra son işlem tarihi olan 11.09.2008 tarihinden itibaren üç yıldan fazla bir süre icra takip işlemi yapılmadığından icranın geri bırakılmasını talep etmiş olup mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, alacaklı davalı vekili temyiz dilekçesinde borçlunun Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/380 E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını, bu davanın zamanaşımını kestiğini ileri sürmüştür. Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının borçlu ... tarafından alacaklı ...'...

İcra Mahkemesi'nin 2015/208 Esas, 2015/241 Karar sayılı ve 06/04/2015 tarihli kararının incelenmesinde; şikayetçinin icra mahkemesine 02/03/2015 tarihinde yaptığı başvuru ile, icranın geri bırakılması amacıyla dosyaya yatırılan teminat mektubunun borcun tamamını karşılar nitelikte olduğu bu nedenle nakit teminatın iadesi talebinin reddine dair 02/03/2015 tarihli memur muamelesinin iptalini talep ettiği, mahkemece; yatırılan nakit teminatın İİK.’nun 266. maddesi uyarınca yatırıldığı, teminat mektubunun ise İİK'nun 36. maddesi uyarınca Yargıtay’dan tehiri icra kararı getirmek üzere verildiği dolayısıyla birbirlerinden farklı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği, söz konusu ret kararında, haczin aşkın hale gelip gelmediğinin tartışılmadığı anlaşılmaktadır....

Şti'nin bu kararlara dayalı olarak 89/1 haciz ihbarları iptal edildiğinden, üçüncü kişilerden tahsil edilen ve alacaklıya ödenen paraların iadesi için muhtıra çıkartılması talebinde bulunduğu, İcra Dairesi'nce istek kabul edilerek alacaklı vekiline ödenen 207.283,94 TL'nin dosyaya depo edilmesine karar verildiği ve bu miktarın üç gün içinde iade edilmesi için alacaklı vekiline 30.11.2012 tarihli muhtıra çıkartıldığı, alacaklı vekilinin bu muhtıranın ve kararın iptali istemi ile İcra Mahkemesi'ne başvurduğu, Mahkemece işlemde usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesi, ancak İİK'nun 40. ve 361. maddelerine göre mümkündür....

İİK'nun 36. maddesi gereğince; ilâmı temyiz eden borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehin veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise, icranın geri bırakılması için Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. İİK'nun 85/1. maddesi uyarınca; borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarı haczolunur. Aynı maddenin son fıkrası uyarınca ise, icra memurunun haciz koyarken alacaklı ve borçlunun menfaatlerini gözetmesi gerekir....

CEVAP: Davacı vekili yargılamanın iadesi talebine karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yargılamanın iadesi talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, 05/07/2019 tarihli beyan dilekçesiyle davacı ...'ın vefat ettiği taraflarınca mahkemeye bildirilmiş ve mirasçıların dava dahil edilmesi talep edildiğini, dolayısıyla davalının sonradan elde edilen delil gerekçesiyle yargılamanın iadesini talep etmesinin haksız olduğunu, yargılamanın iadesi sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla genişletilemeyeceğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İcra İflas Kanunu'nda kesinleşen kararın icrasının durdurulmasına yada tehirine yönelik bir usul bulunmadığını, bu sebepten mesnetsiz tedbir talebinin reddi gerektiğini, arz ve izah olunan sebeplerden dolayı; davalı ... A.Ş.'nin yargılamanın iadesi ve icranın durdurulması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir....

İcra Müdürlüğünün 2005/14136 sayılı dosyasına icranın geri bırakılmasını teminen dava dışı şirket alacağı olarak yatırılan ve şirket vekili tarafından şirket adına çekilen bedelin, daha sonra davanın reddedilmesi nedeniyle davacıya iadesinin gerektiği, dolayısıyla davacı alacağının varlığı kabul edilse bile, şirket aktifine giren bu bedelin davacıya iadesi sağlanmadan tasfiye gerçekleştiğinden, dava dışı şirketin tasfiyesinin tamamlanmadığı, bu nedenle tasfiyenin ihyasının istenerek tüzel kişiliği yeniden ihya edilen şirketin davaya dahil edilmesi ve davada taraf sıfatının bulunması gerektiği gerekçesiyle, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6762 Sayılı ...'nun 450. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 224. maddesi uyarınca açılmış tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu