takip tarihi itibarı ile faiz oranının %28 olarak uygulanması gerektiğine karar verildikten sonra, ayrıca ve bu kabul nedeni ile ödeme emrinin iptali gerekmediği halde iptale de karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Turgutlu İcra Mahkemesi'nin 02.03.2006 tarih, 2005/197 E., 2006/37 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1) numaralı bendinde yazılı olan "ödeme emrinin iptali ile" sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına ve mahkeme kararının düzeltilen bu şekli ile İİK 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 19.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
Davacı, Nazilli Gözde Eczanesi hakkında yürütülen soruşturma sonucunda davalı tarafından sahte olarak tanzim edilen reçeteler sebebiyle kurumun 2.180,14 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, anılan miktarın tahsili için icra takibine geçildiğini ancak yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelemesinde; davacı kurumun, davalı ... hakkında İcra Dairesi'nde ilamsız icra takibi yaptığı, davalıya bu ödeme emrinin 19/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının aynı tarihte bu icra takibine Nazilli Nöbetçi İcra Müdürlüğü aracılığıyla itiraz ettiği ve itiraz dilekçesinin davacı kuruma tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır....
Borçluya gönderilen icra emri, ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK.nun 41, 16.maddeleri). Somut olayda; mahkemece alınan bila tarihli ilk raporda alacaklının icra emrinde talep edebileceği işlemiş faiz alacağının 35.344,19 Euro olduğu belirlenmiş olup, raporun 11.12.2018 tarihli celsede taraf vekillerine elden tebliğ edildiği, alacaklı tarafından bu rapora itiraz edilmediği, borçlunun itirazı üzerine 30.04.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda ise alacaklının icra emrinde talep edebileceği işlemiş faiz alacağının 39.746, 42 Euro olduğunun belirlendiği görülmüştür....
İİK'nin 62/1 maddesi hükmü uyarınca, itiraz etmek isteyen takip borçlusu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İİK'nin 66/1 maddesi hükmüne göre ise, süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Takip dosyasına bakıldığında, ödeme emrinin davalı borçluya 13/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin de itiraz dilekçesini 21/02/2020 tarihinde icra dairesine bildirdiği görülmüştür. Bunun üzerine, icra dairesince 04/06/2021 tarihli karar tensip tutanağı ile, davalının itirazının yasal süresinden sonra (8. gün) yapıldığından itirazın reddi ile takibin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalının süresinden sonra yapmış olduğu itiraz üzerine takip durmamasına rağmen, davacı tarafından, duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığı sonucuna varılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekili tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takibe karşı borçlu vekilinin, ödeme emri tebliği üzerine takip dayanağı belgelerin resmi onaylı Türkçe çevirilerinin takibe eklenmediğini ileri sürerek ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, genel haciz yoluyla takipte itiraz üzerine takip durduğundan borçlunun icra mahkemesine başvurmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Dava, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ödeme emrine itiraz süresi İİK 62. maddesinde düzenlenmiş olmakla tebliğden itibaren yedi gündür. Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Borçlu takibin yapıldığı icra dairesinden başka bir icra dairesine de itirazını yapabilir. Bu durumda itiraz için başka yer icra dairesine yapılan başvuru tarihi itiraz tarihi olarak kabul edilir ve itiraz dilekçesinin esas icra dairesine yedi günlük süre geçtikten sonra ulaşmış olması itirazın süresinde yapılmadığı sonucu doğurmaz. Ne var ki borçlu itiraz dilekçesini posta ile gönderebilir ise de, bu halde itiraz tarihi olarak dilekçenin postaya verildiği tarih değil, posta ile gönderilen itiraz dilekçesinin icra dairesine geldiğinin icra tutanağına işlendiği tarih kabul edilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, takip dayanağı ilamda avukatlık ücreti ve yargılama gideri dışında likit bir miktar olmadığından, icra emrinin iptalini talep ettiği, Mahkemece, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden takip başlatılması gerekirken ilama aykırı olarak diğer alacak adı altında talebinin olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. İİK’nun 17. maddesinin 1. fıkrasında, ‘‘ Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.’’ hükmü düzenlenmiştir. İcra takibinin dayanağı olan .......
Tebligat işlemi gerçekleştikten sonra İcra Müdürünün borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi yoktur. Bu husus şikayet mahiyetinde olup karar mercii İcra Hukuk Mahkemesidir. Yanlış tebligat işlemi işlem süresini kaçırmış olan borçluya hakkındaki takibi durdurma yetkisi vermeyecektir. Borçlunun usulsüz tebligat dolayısıyla İcra Mahkemesinde açtığı bir davaya ilişkin herhangi bir beyanı ve dosyaya yansıyan bir belge de yoktur. Bu nedenlerle, davalı tarafından icra müdürlüğüne yapılan itiraz süresinde değildir. Borçlu şirket tarafından yapılmış geçerli bir itiraz olmamasına rağmen davacı alacaklı tarafından İİK'nun 68. maddesi gereğince itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Davalının itirazı geçerli olmadığına göre, davacı alacaklı, icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66. maddesi gereği isteyebileceğinden itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır....
borçlu, takip dayanağı kira sözleşmesinde şirketin taraf olduğunu, takibin şahsına yöneltilemeyeceğini iddia ettiğine göre, başvuru bu hali ile borca itiraz niteliğinde olup, itirazın, İİK'nun 269/2. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca da itiraz ettiği, mahkemece, icra takibinin şekline göre, borçlunun borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmesinin gereksiz ve geçersiz bir işlem olduğu, sonuç doğurmayacağı,süresi içinde icra dairesine itiraz edilmediği gerekçesi ile başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir...


