İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı icra takibine itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı, alacağının varlığını ve miktarını ispat ile yükümlüdür. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi kök ve ek raporları, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır....
Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle davaya esas icra dosyasının dava şartları noktasında incelenmesi ve bu hususta icra dosyasının safahatı hakkında bilgi verilmesi de zorunludur. Eldeki itirazın iptali davasına dayanak ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası tümüyle bir örneği dosya arasına alınmıştır. Yapılan incelemede, icra takibinin ilk olarak ... 9. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatıldığı, takip borçlusu olan davalının ödeme emrine karşı yasal süre içinde 11/02/2014 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, öte yandan ödeme emrine karşı itiraz dilekçesinde davalının ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunduğu, yetkili icra müdürlüğünün genel yetki kuralları uyarınca yerleşim yeri olan ... İcra Müdürlükleri olduğunu bildirmiştir. Davalı takip borçlusunun ......
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; faturadan kaynaklı cari alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazının iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir....
İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine itiraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüş ve gerekçesine katılamıyorum....
nin davalı şirket çalışanı olduğu, davalı yanca faturalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Bu itirazdan sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş, mahkemece icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazlar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir....
Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Alacaklı lehine, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir....
İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, hükmün onanması gerekir....
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari iş nedeniyle aleyhine yapılan İstanbul ....İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyası üzerine ödeme emrinde geçen 2.485 EUR ve 1.915.90 USD tutarında paranın 19/02/2016 tarihinde ödendiğini ve aynı zamanda icra dairesine de yetki itirazında bulunulduğunu, yetkili icra dairesi tarafından ödeme emri gönderilmesi üzerine de itiraz üzerine takibin durduğunu, ücret ve masraflar yönünden takibin devamı için işlem yapılmadığını, itirazın iptali davası açılmadığını, ücret alacağının da bu nedenle muaccel olmadığını, itirazın iptali davasının bir yıllık süre içinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER :Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, 25/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı....
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyasında davalı tarafça ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacının daha önce İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı bu takip dolayısıyla davalının ödeme emrine itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacının bu takipte takibe konu ettiği cari hesap ekstresinde hesap bakiyesini sıfırlaması sebebiyle sehven hatalı takip başlatıldığını öne sürdüğü , burada yapılan itiraz konusunda da itirazın iptali davası açılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu kez davaya konu 2014/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı davalının da bu ödeme emrine de itiraz ettiği anlaşılmaktadır....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı genel ifadelerle borca itiraz ettiğinden, özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamakla yükümlüdür. Deliller toplandıktan sonra, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya Elektrik Mühendisi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan rapor, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır. Davacı ...A.Ş. ile Davalı ... Ltd. Şti. arasında ... Abonelik Sözleşmesinin yapılmış olduğu, aynı zamanda Davalı ... Ltd....


