SAVUNMA Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya iştirak etmediği ancak icra dosyasına sunduğu dilekçesinde; Alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcumuz bulunmadığı, Bu nedenle ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine açıkça itiraz edildiği, ayrıca iddia edilen borca ilişkin dayanak belge dosyaya sunulmadığı, ekinde herhangi bir dayanak belge tebliğ edilmediği, inceleme imkanı tanınmadığından belge / belgeler üzerinde bulunan imzaya ilişkin itiraz hakkımı saklı tutulduğu ifade edilerek, ödeme emrine, borca, borcun tamamına, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize, harç, ----- ücretine , takibin tüm ferilerine itiraz edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Elektrik ------------esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış, dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır....
Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini (yani haciz) isteyebilir. İcra inkâr tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilamsız takip düşer. Fakat bir yıllık süreyi geçiren alacaklının, genel hükümlere göre alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Yani alacaklı, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak (tahsil) davası açabilir. Ancak, alacaklı böyle bir dava sonucunda alacağı ilam ile eski (düşmüş olan) ilamsız icra takibine devam edilmesini isteyemez; yalnız ilamlı icra takibi yapabilir. Bir yıl içinde itirazın iptali davası açılması ile derdest olan ve itiraz ile durmuş bulunan icra takibi iptal edilmiş olmaz; bilâkis, takip durmakta devam eder. Davayı kazanan alacaklı, mahkemeden alacağı ilâm ile itiraz üzerine durmuş olan ilamsız takibe devam edilmesini (haciz) isteyebilir....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2013/96-2014/63 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır....
Ancak ödeme emrine itiraz süresi içinde açılacak menfi tespit davası ile ilamsız icra takibinin itirazla durdurulmasından sonra açılacak menfi tespit davasında hukuki yararın mevcut olup olmadığını tespit etmek ise zordur. 1-Ödeme Emrine İtiraz Süresi İçinde Açılan Menfi Tespit Davasında Hukuki Yarar Alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapması halinde borçlunun şikayet ve itirazı kural olarak takibi durdurmadığı. için borçlunun itiraz süresi içinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Alacaklının genel haciz yoluyla ilamsız takip yapması halinde ödeme emrini alan borçlu ödeme emrine itiraz süresi içinde ödeme emrine itiraz edebilir veya menfi tespit davası açabilir veyahutta her iki yola birlikte başvurabilir....
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır....
Av. ... ile davalı ... vek.Av.... aralarındaki itirazın iptali davası hakkında ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 23.01.2014 gün ve 2013/41 E. 2014/33 K. sayılı hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Heyetçe incelenmesine gerek görülen dava konusu ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/14816 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinin itiraz tarihi şerhli, okunaklı ve onaylı suretinin eklenerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı, -------sayılı dosyası ile 21/05/2022 tarihinde asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte toplamda 2.575.045,51 TL alacak üzerinden iflas yoluyla adi takip başlattığı, borçlunun itiraz etmediği, itiraz edilmediğinden iflas takibinin kesinleştiği, davacının da 20/06/2022 tarihinde İİK.nun 156/4.maddesinde belirtilen 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki iflas davasını açtığı anlaşılmaktadır.Borçlunun itirazı olmaksızın takibin kesinleştiği anlaşılmakla, İİK.nun 156. maddenin yollaması ile aynı yasanın 158. maddesindeki usulle davanın ilanına karar verilmiş, ilanlar yaptırılmıştır. İlan suretleri dosyamız içine konmuştur.------ müzekkere yazılarak kapak hesabı celp edilmiştir. Depo emrine esas alacak miktarı tespit edilmiş; her ne kadar davalı şirket yetkilisi borcu ödeyemeyeceğini beyan etmiş ise de, davacının kesinleşen takibe göre alacağı İİK.nun 158. maddesindeki ihtarla, duruşmada hazır bulunan davalı şirket yetkilisine tefhim edilmiştir....
Mahkememizce yapılan yargılama ,tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan bilirkişi raporları ve yukarıda bahsi geçen emsal yargıtay kararları bir arada değerlendirildiğinde feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirileceğinden, rakam belirtilmeksizin takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki işlemiş faiz, icra vekalet ücret alacağı ve icra dosya masrafları yönünden takibin devamına, borçlunun haksızlığına karar verildiğinden alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile; 1-)Davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ......
'na başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkili şirket kötü niyetli itiraz sebebiyle mağduriyet yaşamakta ve işbu davaya konu para borcunun ödenmemesi nedeniyle ticari faaliyetlerinde aksaklıklar yaşadığını, zira davalı tarafın satılan mallara ilişkin tanzim edilen faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapmamış olması ve buna ilişkin net bir beyan verememiş olması itirazında kötü niyetli olduğunu, icra takibini durdurmayı ve süreci uzatıp zaman kazanmayı hedeflediğini gösterdiğini, bu sebepten ötürüdür ki ödeme emrine itirazın iptali ve icra takibine devam edilmesi gerektiğini, söz konusu kötü niyetli itiraz sebebiyle borçlunun söz konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, izah olunan nedenlerle; Borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, kötü niyetle itirazda bulunmuş borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve...
Davalı tarafından bu faturalara süresinde itiraz edilmediğini. Davalının ödeme yapmaması üzerine takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu. Bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


