ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/297 Esas KARAR NO: 2021/385 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :2/03/2018 KARAR TARİHİ: 03/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine --------dosyası ile keşidecisi davalı ------ keşide tarihli-----bedelli çeke dayanarak icra takibinde bulunduğunu, müvekkili şirket iş bu takibin dosya borcunu ödemek suretiyle kapattığını, müvekkili takip konusu çekte ciranta olduğunu, esas borçlu durumunda olan keşideciye çek bedelini rücu edebilmek----- dosyasından dosya borcunu ödemiş olduğuna dair ---- tarihli rücu belgesini aldıklarını, mezkur rücu belgesine dayanarak ---tarihinde -----sayılı dosyasından davalı borçlu aleyhine yaptıkları takipte borçlu taraf ----- tarihinde haksız olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, bunun dışında borçlu taraf iş bu dosya borcuna...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; davalının kredi borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu icra takibindeki ödeme emrinin mahkemece iptalinden sonra müvekkiline gönderilen yeni bir ödeme emri bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir....
Davacı, --------- Esas sayılı dosyası ile 1.668.296,92 TL alacak üzerinden iflas yoluyla adi takip başlattığı, ödeme emrinin 30/01/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmediği, itiraz edilmediğinden iflas takibinin kesinleştiği, davacının da 03/03/2023 tarihinde İİK.nun 156/4.maddesinde belirtilen 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki iflas davasını açtığı anlaşılmaktadır.Borçlunun itirazı olmaksızın takibin kesinleştiği anlaşılmakla, İİK.nun 156. maddenin yollaması ile aynı yasanın 158. maddesindeki usulle davanın ilanına karar verilmiş, ilanlar yaptırılmıştır. İlan suretleri dosyamız içine konulmuştur.İcra müdürlüğüne müzekkere yazılarak kapak hesabı celp edilmiştir. Depo emrine esas alacak miktarı tespit edilmiş ve muhtıra 14/02/2024 tarihinde davalıya TK 21'e göre tebliğ edilmiş, muhtıra ile belirlenen kesin süre içinde gerek icra dosyasına gerekse de Mahkememiz dosyasına borcun depo edilmediği görülmüştür....
İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, hükmün onanması gerekir....
SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2014 NUMARASI : 2011/666-2014/239 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının aracının tamir, bakım, parça değişiminden kaynaklanan borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının ödenmeyen su borcundan kaynaklanan toplam 43.034,20 tl alacağı için yürütülen icra takibinde borca yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı alacaklının davalının ödeme emrine vaki itirazını dosyada 02.12.2009 talep işleminde bulunduğu sırada haricen öğrendiği, öğrenme tarihi ile dava tarihi arasında İİK.nun 67 nci maddesinde öngörülen dava açma süresinin geçirildiği sonucuna varılarak,davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 16.06.2005 Nosu : 1497-414 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının ihalede en yüksek teklifi verdiğini ancak, gayrimenkul bedeli ile müvekkiline ait % 2 komisyon ve KDV’yi ödemediğini, sözleşme hükmü gereğince cayma cezasının tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir....
İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir. Ancak ödeme emrine itiraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır. Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olup, hükmün onanması gerekir....
Ticaret Mahkemeleri ve İcra Daireleri Yetkili olduğundan dosyanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili Mahkemelere gönderilmesi gerektiğini, davacı şirket, müvekkil şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından ödeme emri göndermiş ve bu ödeme emrine konu borca ve icra dairesinin yetkisine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, taraflar arasında İstanbul İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair hiçbir yetki sözleşmesi yapılmadığını, müvekkili şirketin ikametgahı .../... olup, müvekkil şirket aleyhine başlatılacak icra takiplerinde ... Mahkeme ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, davanın Konusunun Para Alacağı Olduğu düşünüldüğünde ise, yerleşik içtihatlarda da görüleceği üzere alacaklının Şirket Merkezi Kavacık olduğundan yine ......
Takip dosyasının yeniden incelenmesinde: Borçlu-davalılar vekilinin 09.01.2023 tarihli dilekçesi ile borca itirazdan feragat ettiklerini bildirdiği ve dosyanın kapatılmasını talep ettiği, 10.01.2023 tarihinde dosyaya 30.936-TL ödeme yapıldığı ve 11.01.2023 tarihi itibariyle yapılan kapak hesabına göre borcun 30.891,50-TL'ye ulaştığı, buna göre borcun tamamı ile ödendiği görülmüştür. Davacı vekili, karar duruşmasında, borcun davadan sonra ödendiğini ve takip dosyasının infazen kapatıldığını bildirmiştir. Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; davalılar, davacı tarafından aleyhlerine başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş, bunun üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır....


