"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 08.09.2009 tarihli görüşme tutanağı ile davalının kendisine 41.667.00.TL ödemeyi taahhüt ettiğini ancak ödemediğini, alacağının tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini istemiştir. Davalı, hak düşürücü süre ve esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı alacaklının davalının ödeme emrine vaki itirazını ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/1113 esas sayılı itirazın kaldırılması davasını açtığı 09.11.2009 tarihinde en geç öğrendiği, öğrenme tarihi ile dava tarihi olan 09.09.2011 tarihi arasında İİK.'...
İcra Daireleri'nin yetkisiz olduğu, davalı tarafın hem icra dosyasında hem de dava dosyasında yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .. 1- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, davalı borçlunun ödeme emrine hem esas ve hem de yetki yönünden itiraz ettiği gibi mahkemenin de yetkili olmadığını ileri sürdüğü gerekçesiyle takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ancak, itirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde ödeme emrine itirazda bulunmasıdır. Bu husus bir dava şartı niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin olarak Dairemizin 18.10.2011 gün ve 2011/2047 Esas 2011/1164 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı vekili, davalı aleyhine başlatılan haciz yoluyla takibe itiraz edildiğini, açılan itirazın iptali davasının davacı lehine sonuçlandığını, takip yolunun iflasa çevrildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın kaldırılması ve iflasa karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının haciz yoluyla takibi iflasa çevirdiğinden önceki karardan yararlanamayacağını, icra inkar tazminatı ile ilamdaki yargılama giderlerinin depo emrine dahil edilemeyeceğini, müvekkilinin tacir olmadığını, yetkili icra dairesinin, faaliyet merkezi olan ... İcra Dairesi, yetkili mahkemenin ......
(Bkz. aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamı) İcra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce yapılan ödemenin, takip tarihinden sonra talep edilen icra harç ve masrafları ile icra vekâlet ücreti gibi asıl alacağın fer'îsi niteliğindeki alacaklardan mahsup edilip edilemeyeceği, asıl alacak dava tarihinden önce ödenmekle, icra harç ve masrafları ile icra vekâlet ücretine yönelik itirazın iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur....
Av. ... aralarındaki itirazın iptali davası hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen 18/02/2015 gün ve 2014/417 E. - 2015/103 K. sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Heyetçe incelenmesine gerek görülen davaya konu ... İcra Müdürlüğü' nün 2012/19501 sayılı dosyasındaki ödeme emrine itiraz dilekçesinin verildiği tarihi de gösterir şekilde havaleli itiraz dilekçesi aslının eklenerek gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre davalının kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterlerinde takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu ve davacının 14.682,55 TL alacaklı göründüğü, kanıtlanamayan alacak yönünden davacının yemin teklif hakkını kullanmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, 14.682,55 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmek üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir....
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, İİK' nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ------- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir....
İcra Müdürlüğünün 2013/... sayılı dosyasında icra takip talebi ile (icra müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesabındaki farklılıklara ayrıntıları ile yer verilmiş olup, davacı tarafından icra müdürlüğünden alınan yeni kapak hesabına göre aşağıdaki şekilde hesaplamalar yapılmıştır. * Kök Raporda Sunulan Kapak hesabı ile iş bu ek rapor için sunulan İcra Dosyasından yeniden alınan kapak hesabı karşılaştırmalı olarak aşağıda gösterilmiştir. * 2013/... E.sayılı dosyaya ilişkin takip toplamı 130.783,46 TL ve takip tarihinde iflas tarihine kadar faiz 19.385,18 TL olarak hesaplanmıştır. 2013/... Esas sayılı dosyaya ilişkin kök rapor ve ek rapor farkı 73.891,74 TL olarak hesaplanmıştır. Kök Raporda belirtilen icra dosyasına ilişkin davacı talebi ile dosya tutarı arasındaki fark hususunda 39.06.2020 Tarihli dilekçesi ile davacının talebinin sehven icra dosyası tutarından farklı olduğu bildirilmiştir....
İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyada davacı borçlular kapak hesabı yaptırdığını ve dosya borcunu dosyaya yatırdıklarını ve taşınmaz satışına ilişkin karar iptal edildiğini , bu nedenle davacı borçluların taşınmazlarının satışının söz konusu olmadığını, söz konusu İcra dosyasına yapılan itiraz üzerine .... Ticaret Mahkemesi'nin......
İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır....


