Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ödeme tarihi olan 17.09.2020 tarihi itibariyle icra takip dosyasında kapak hesabı yapılması İzmir 25.İcra Dairesi'nden istenilmiş olup, gelen yazı cevabının ekindeki kapak hesabının incelenmesinden faiz ve masraflarıyla birlikte yekün alacağın 26.434,41 TL olduğu, icra takip dosyasına ödemenin haricen davacı kooperatife yapılmış olması nedeniyle kapak hesabında herhangi bir ödemenin belirtilmediği görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 28.12.2022 tarihli dilekçe ile de ; icra dosyası kapak hesabındaki hesap hatalarından kaynaklı haklar saklı kalmak kaydıyla icra dosya borcunun ödenmiş olmasının davacının davadaki haklılığını göstermekte olduğu, davacının iş bu davanın açılmasına haksız olarak sebebiyet vermiş olması karşısında iş bu davanın karara çıkacağı karar tarihi itibariyle hesaplanacak ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Mahkemesi’nce davalı yanın takibinin kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile yapıldığı ve yetkiye vaki itirazın takibi durdurmayacağı, bu itibarla davalı yanca konulan ihtiyati haczin kesinleşmediği iddiasının yerinde olmadığı; öte yandan sıra cetvelinde haciz tarihi olarak dava dışı Müessese Müdürlüğü’nün kayıtlarının esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 264/son fıkrası hükmüne göre ihtiyati haciz ödeme emrine itiraz süresinin geçirilmesi, itirazın kaldırılması ya da iptali hallerinde kesin hacze dönüşür. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz, kural olarak takibi durdurmazsa da, ihtiyati haczin kesinleşmesini (İİK.m.265/I’deki durum dışında) engeller....
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davalının ------ doyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında; davacı ile davalı arasında ---- sözleşmesi ----- numaralı ----- sözleşmesinin ihtilafsız olduğu, bu hizmete ilişkin olarak davacı--------- ------düzenlediği, fatura adresleri ile davalının adreslerinin aynı olduğu, davalının süresi içerisinde davacı tarafından tanzim edilen faturaların ödenmediği, davacının bu alacağına ilişkin olarak davalı aleyhine ---dosyasında takibe başlandığı, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ettiği, iş bu dava süresi içerisinde itirazın iptali davasıdır....
İcra Müdürlüğü’ne ait 2022/778 E. Sayılı icra dosya borçlusu davalının borca, ve ferilerine zaman aşımına, takibe, ödeme emrine, faiz oranlarına ve işlemiş faize ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebi ile asıl alacağın yüzde 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından... Sayılı dosyasıyla müvekkil aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilin davacıya borcu olmaması ve alacakların zamanaşımına uğraması nedeniyle taraflarınca icra takibine, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borca itirazları üzerine icra müdülüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davası açıldığını, huzurdaki dava dosyasına sunulan fatura ve faturaya bağlı alacak zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
İcra Müdürlüğü’ne ait 2022/778 E. Sayılı icra dosya borçlusu davalının borca, ve ferilerine zaman aşımına, takibe, ödeme emrine, faiz oranlarına ve işlemiş faize ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebi ile asıl alacağın yüzde 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından... Sayılı dosyasıyla müvekkil aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilin davacıya borcu olmaması ve alacakların zamanaşımına uğraması nedeniyle taraflarınca icra takibine, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borca itirazları üzerine icra müdülüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davası açıldığını, huzurdaki dava dosyasına sunulan fatura ve faturaya bağlı alacak zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı itirazı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
Projesi'nin otomasyon işlemlerini üstlenmesine dair sözleşme imzalandığı; Davacı tarafından davalıya karşı taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı bakiye ticari alacağın ödenmediğinden bahisle, 294.995,26-TL asıl alacak ve 22.530,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.525,52-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket tarafından 19/04/2019 tarihinde takibe, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferile itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, icra dosyası içinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir kayıt ve belgenin bulunmadığı; Davalının itiraz dilekçesinde açıkça sözleşme ilişkisini inkar etmediği, borcunun olmadığını ileri sürerek borca, faize, faiz oranına, ödeme emrine takipteki tüm ferilere itiraz edildiği, borcun istenebilir olmadığına , ödendiğine dair bir iddia ve savunmada bulunulmadığı; İtiraz üzerine davacı tarafça eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı...
Alacaklı, ilk icra dosyasına yapılan yetki itirazını benimseyerek dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi için talepte bulunmuş ve yetkili icra müdürlüğünden çıkarılan ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmiştir. Davacı tarafından açılan itirazın iptali davası bu ikinci ödeme emrine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece bir hesap bilirkişisine başvurulmadan sonuca gidilmiş ise de bu doğru olmadığı gibi hesaplamanın nasıl yapıldığı da gösterilmemiş ve anlaşılamamıştır....
Mahkemece, dava konusu icra dosyasından davalıya ödeme emrinin 25.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine itirazın ise 10.12.2013 tarihinde yapıldığı dolayısıyla itirazın süresinde olmadığı kesinleşen icra takibine karşı itirazın iptali dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptali davası olarak açılmıştır. Davanın dayanağını teşkil eden İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/27831 E.sayılı dosyalarında ödeme emrinin davalıya 25.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği,İzmir Nöbetçi İcra Müdürlüğü aracılığı ile itiraz dilekçesi verildiği, dilekçenin İzmir 3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/16087 muhabere numaralı yazısı ile 02.12.2013 tarihinde İstanbul 24.İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılmaktadır....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı borçlu icra takibine itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü alacaklıdadır. Davacı alacağının varlığını ve miktarını ispat ile yükümlüdür....
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu borç süresi içerisinde ödenmediği gibi takibe karşı süresi içerisinde itiraz da edilmediğini, takibin kesinleştiğini, icra takibinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğini, depo emrine esas teşkil edecek miktarın tespiti için kapak hesabının celbinin yeterli olduğunu belirterek depo kararı verilmesine ve şartların oluşması halinde davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


