WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bu durumda 01.03.2011-17.10.2011 dönemine ilişkin olan işçilik alacakları yönünden faizin başlangıç tarihi dava ve ıslah tarihi olmalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda 01.03.2011-17.10.2011 dönemine ilişkin olan işçilik alacakları yönünden faizin başlangıç tarihi dava ve ıslah tarihi olmalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda 01.03.2011-17.10.2011 dönemine ilişkin olan işçilik alacakları yönünden faizin başlangıç tarihi dava ve ıslah tarihi olmalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir....

İş Mahkemesinde 20.10.2004 tarihinde davalı işverene karşı açılan işçilik alacakları davasında hükme esas alınan 10.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda sadece tanık beyanlarına dayanılmadığı, işveren belediyenin garajında tutulan puantaj cetvelleri fotokopileri ile baş şoförlük görev listesi gibi belgelere de dayanıldığı,bu belgelerin prime esas kazançların tesbitinde dikkate alınması gereken belgeler olduğu halde mahkemece işçilik alacakları davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun belediye kayıtlarına istinaden değil de tanık beyanlarına göre düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Yapılacak iş; davacının 13.07.1996-13.07.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prime esas kazancını garajda tutulan puantaj cetvelleri ve diğer işveren belgeleri değerlendirerek tesbit etmek, bu dönemde Kuruma bildirilen prime esas kazançlarla, tesbit edilecek miktarları karşılaştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir....

nin tüm davalı SGK'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının davalı işveren A.Ş nezdinde hizmet akidine dayalı olarak çalıştığının tesbiti için davalılar A.Ş: ve SGK aleyhine açtığı " hizmet tesbiti" davası ile işveren aleyhine açtığı işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası mahkemece birleştirilerek bu dava dosyası üzerinden yürütülmüş ise de, davalı SGK'nun birleştirilen işçilik alacakları davasında taraf olmadığı halde bu dava yönünden de masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak kurum aleyhine fazla masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır....

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların iş akitlerinin kablo hırsızlığı yaptıkları iddiasıyla feshedilse de, işçilik alacakları davalarında davacılar lehine kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedildiği ve dolayısıyla davacıların iddia edilen eylemleri işlemediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davalının kötüniyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından buna ilişkin talebin reddine karar karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı taraf avukatları temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Her bir davacının açmış olduğu işçilik alacak davaları ayrı ayrı görülmüştür. Fesih nedenleri aynı olsa bile davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Kaldı ki hüküm fıkrasının her bir davacı açısından ayrı ayrı kurulması, taraflara yüklenen hak ve yükümlülüklerin bu şekilde tek tek gösterilmesi gerekir. Aksi taktirde infazda tereddüte yol açılacaktır. Kurulan hükmün bu şekilde HMK 297....

E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının işçilik alacakları hesaplanırken son ücreti dosya içindeki 2011/Mayıs ayı bordrosuna göre aylık net 1.361,91 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak bu bordro incelendiğinde bu rakamın içinde 17 saatlik fazla çalışmanında bulunduğu sabittir. Bu bordronun sağ üst kçşesinde aylık net ücretin 1.250 TL olduğu açıkça belirtilmiştir. Mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının işçilik alacakları en son aylık net ücreti olan 1.250 TL'ye göre hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

gerektiğini, davalının, bu nedenle kendi döneminde çalışan işçilerin alacakları nedeniyle sorumlu olacağını, yine doktrin görüşü ile İş Kanunu hükümleri gereği de devreden ve devralan işverenin birlikte 2 yıl süreyle sorumlu olacağını, davalı döneminde çalışan işçilere, devirden sonra kendisi tarafından ödenen işçilik alacakları nedeniyle, bu işçiler devir sonrası tekrar çalışmadığından sorumlu tutulamayacağını, ödediği tutarın yarısının iadesi gerektiğini ileri sürmüştür....

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Mahkemece bir kısım işçilik alacakları ile ilgili ret ve bir kısım işçilik alacakları için ise kısmen ret kararı verilmesine rağmen reddedilen alacak miktarı toplamı olan 2.420,34 TL üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi hükmü dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu