"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve işçilik alacakları isteğine ilişkin olup, dosyanın temyizen incelenmesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin görev alanı içerisine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle dosyanın Yargıtay 21.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi K A R A R Davacı ile davalı arasında görülen işçilik alacakları hakkındaki...1.İş Mahkemesi'nin 2007/72 Esas sayılı dosyasının istenerek eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15/01/2013 gününde oybirliği ile karar verildi....
İş Mahkemesinde açtıkları işçilik alacakları davasında net maaşının 1.650,00-TL olarak tespit edildiğini, davacıya 01.04.2012 tarihinden beri 917,42-TL emekli aylığı bağlandığını belirterek emekliliğe hak kazandığı tarihten itibaren emekli maaşının aylık net 1.200,00-TL olarak tespitini istemiştir. II-CEVAP: Davalı vekili; davacının prime esas ücretlerinin gösterildiği bilgisayar gün dökümü tablosunda yer aldığı ve davacının bu durumu bildiğinin açık olduğunu, Kurumun işveren tarafından verilen bordrolara göre işlem yaptığını, davacının aşmış olduğu işçilik alacakları davasındaki ücret tespitlerinin Kurumu bağlamadığını, çünkü Kurumun anılan davada taraf olmadığını, kaldı ki işçilik davalarında yapılan ücret tespitlerinin tanık anlatımlarına dayalı olarak yapılabildiği halde hizmet tespiti ve ücret tespiti davalarındaki gerçek ücretin tespitinin HMK ilgili maddelerine göre yalnız resmi belge ve kayıtlarla mümkün olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir....
Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar). Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır....
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükme esas alınan raporda iş mahkemesinde hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile icra vekalet ücretinin yüklenicinin işçilik alacak miktarına göre oranlama üzerinden hesaplama yapılmaksızın tamamının hesaba dahil edildiği anlaşılmıştır. İcra dosyasına ödenen 13.555,27 TL den işçilik alacakları ve faizleri toplamı olan 10.374,62 TL nin mahsubu ile bakiye 3.180,65 TL vekalet ücreti, yargılama gideridir. Belirtilen kalemler yönünden davalının sorumlu olduğu miktar ise işçilik alacakları miktarına göre oranlama yapılarak, işçinin toplam işçilik alacağı (10.374,62 TL) ile davalının sorumlu olduğu alacak miktarı 2.091,23 TL oranlandığında (2.091,23 TL x 100 / 10.374,62 TL=) %20,15 x3.180,65 TL= 640,90 TL olarak hesap edilmelidir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR İnceleme konusu karar, hizmet tespiti ve işçilik alacakları talebine ilişkin olup, karar niteliği bakımından Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin işbölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü dava dosyasının Yargıtay 21. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 16.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacıya ait tefrik edilen işçilik alacakları dosyasının aslı ya da onaylı sureti ile bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen davacının işyeri şahsi sicil dosyası ile ücret bordroları eklendikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacı vekili, davalıların "Temizlik İşleri Hizmet Alımı" ihale sözleşmeleri ile temizlik işini üstlendiklerini, ihale dönemlerinde davalıların işçisi olarak çalışan...ın ödenmeyen işçilik alacakları için açtığı dava sonucunda ilama dayalı başlatılan icra takibi borcunun 06.02.2014 tarihinde 20.164,08 TL olarak müvekkil tarafından ödendiğini, işçilik alacağından tüm yüklenici firmaların sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.0000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili, davacı idarenin işçisi olan...ın işçilik alacaklarını ödemeyerek kendi aleyhine davanın açılmasına neden olduğunu, işçilik alacakları davasında husumetin bizzat davacı idare ve son alt işverene yöneltildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir....
Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar). Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır....
Davacı işçinin feshin geçersizliğinin tespiti üzerine kanuni süre içerisinde işe başlamak üzere davalı işverene başvurduğu, davalı işverence 16.06.2008 tarihinde işe başlatılmadığı, işe başlatmama tarihini fesih tarihi olup fesih tarihinden önce işverenin feshe bağlı işçilik alacakları yönünden temerrüte düşürülmesi mümkün değildir. İşçilik alacakları yönünden faiz başlangıcı olarak sözü edilen fesih tarihi dikkate alınmalıdır. Ayrıca tüm alacak kalemlerine en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Ancak, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....


